YARGITAY KARARI
DAİRE : 15. Ceza Dairesi
ESAS NO : 2011/67916
KARAR NO : 2013/11407
KARAR TARİHİ : 18.06.2013
MAHKEMESİ :Asliye Ceza Mahkemesi
SUÇ : Dolandırıcılık, özel belgede sahtecilik
HÜKÜM : Mahkumiyet
Dosya incelenerek gereği düşünüldü;
Sanığın yokluğunda verilen mahkumiyet hükmü, sanığın adresinde bulunaması nedeniyle Tebligat Kanununun 21. maddesine göre 26.05.2009 tarihinde tebliğ edilmiş ve komşusuna haber verilmiş ise de, komşusunun usulüne uygun olarak imzası alınmadığından usulsüz tebligat nedeniyle sanığın temyiz isteminin öğrenme üzerine ve süresinde olduğu belirlenerek yapılan temyiz incelemesinde;
Dolandırıcılık suçunun oluşabilmesi için; failin bir kimseyi, kandırabilecek nitelikte hileli davranışlarla hataya düşürüp, onun veya başkasının zararına, kendisine veya başkasına yarar sağlaması gerekmektedir.
Hile nitelikli bir yalandır. Fail tarafından yapılan hileli davranış belli oranda ağır, yoğun ve ustaca olmalı, sergileniş açısından mağdurun inceleme olanağını ortadan kaldıracak nitelikte bir takım hareketler olmalıdır. Kullanılan hileli davranışlarla mağdur yanılgıya düşürülmeli ve bu yanıltma sonucu yalanlara inanan mağdur tarafından sanık veya bir başkasına haksız çıkar sağlanmalıdır.
Hilenin kandırıcı nitelikte olup olmadığı olaysal olarak değerlendirilmeli, olayın özelliği, fiille olan ilişkisi, mağdurun durumu, kullanılmışsa gizlenen veya değiştirilen belgenin nitelikleri ayrı ayrı nazara alınmalıdır.
Somut olayda; sanığın, şikayetçi … tarafından kendisine verilen yetki belgesiyle şikayetçiye ait dükkanlarla ilgili işlemler yaparak kiraya verip tahsil ettiği paraları şikayetçiye verdiği, bu dükkanların birisinde kiracı olarak bulunan diğer şikayetçi …’nın ise, kira sözleşmesi süresinin bitmesi üzerine yeniden kira sözleşmesi yapmak istediği, sanığın bu konuda şikayetçi …’ın bilgisi ve izni olmadan şikayetçi …’ın yerine imza atarak şikayetçi …’yla yeni bir kira sözleşmesi düzenleyip kira bedeli olarak 5.000 euro para aldığı ve bu parayı şikayetçi …’a vermediği, bilirkişi raporuna göre önceki kira sözleşmesindeki imzanın şikayetçi …’a ait olduğu halde, suça konu kira sözleşmesindeki imzanın …’a ait olmadığının belirlendiği sabit olmakla dolandırıcılık ve özel belgede sahtecilik suçlarının oluştuğuna yönelik kabulde bir isabetsizlik görülmemiştir.
Yapılan yargılamaya, toplanıp karar yerinde gösterilen delillere, mahkemenin kovuşturma sonuçlarına uygun olarak oluşan kanaat ve takdirine, incelenen dosya kapsamına göre, sanığın yerinde görülmeyen temyiz itirazlarının reddine ancak ;
1-Yargıtay Ceza Genel Kurulunun 2007/10-108 E.,2007/152 K. sayılı ilamında da belirtildiği gibi yasa koyucunun ayrıca adli para cezası öngördüğü suçlarda, hapis cezasının alt sınırdan tayini halinde mutlak surette adli para cezasının da alt sınırdan tayini gerektiği yönünde bir zorunluluk bulunmamasına rağmen, dolandırıcılık suçundan hüküm kurulurken yeterli ve yasal gerekçe gösterilmeksizin adli para cezasının alt sınırın üzerinde 60 tam gün olarak tayin edilmesi,
2-Sanık hakkında mükerrirlere özgü infaz rejiminin uygulanmasına esas alınan Antalya 3. Asliye Ceza Mahkemesinin 2003/928-1103 esas-karar sayılı ilamının karşılıksız çek keşide etme suçundan kaynaklandığı ve bahse konu eylemin hükümden sonra 14.04.2011 tarihinde suç olmaktan çıkarıldığı anlaşıldığından sanık hakkında belirtilen karar esas alınarak tekerrür hükümleri uygulanamayacağının gözetilmemesi,
Bozmayı gerektirmiş, sanığın temyiz itirazları bu itibarla yerinde görülmüş olduğundan hükmün bu sebepten dolayı 5320 sayılı Yasanın 8/1. maddesi gereğince uygulanması gereken 1412 sayılı CMUK’nın 321. maddesi uyarınca BOZULMASINA, ancak yeniden duruşma yapılmasını gerektirmeyen bu hususların aynı kanunun 322. maddesi uyarınca düzeltilmesi mümkün bulunduğundan, dolandırıcılık suçuyla ilgili (1) numaralı hüküm fıkrasından adli para cezasına ilişkin sırasıyla “60 gün” ve “1.200,00 TL” adli para cezası terimlerinin tamamen çıkartılarak yerine, sırasıyla “5 gün”, ve “100 TL” adli para cezası ibarelerinin eklenmesi ; ayrıca (1) ve (2) numaralı hüküm fıkralarından TCK’nın 58. maddesinin uygulanmasına ilişkin bölümün çıkartılması suretiyle sair yönleri usul ve yasaya uygun bulunan hükmün DÜZELTİLEREK ONANAMASINA, 18/06/2013 gününde oybirliğiyle karar verildi.