YARGITAY KARARI
DAİRE : 15. Ceza Dairesi
ESAS NO : 2011/66976
KARAR NO : 2013/10426
KARAR TARİHİ : 04.06.2013
MAHKEMESİ :Asliye Ceza Mahkemesi
SUÇ : Dolandırıcılık
HÜKÜM : Mahkumiyet
Dosya incelenerek gereği düşünüldü:
Farklı yargı çevresinde başka bir suçtan cezaevinde bulunan sanığın, istinabe suretiyle sorguya çekildiği oturumlarda, duruşmadan bağışık tutulmayı talep ettiği anlaşıldığından, tebliğnamedeki bozma isteyen düşünceye iştirak edilmemiştir.
Zilyedinin rızası olmadan başkasına ait taşınır bir malı, kendisine veya başkasına bir yarar sağlamak maksadıyla bulunduğu yerden almak, hırsızlık suçunun temel şeklidir. Taşınır malın alınmasının suç oluşturabilmesi için, zilyedinin rızasının bulunmaması gerekir.
Dolandırıcılık suçunun oluşabilmesi için; failin bir kimseyi, kandırabilecek nitelikte hileli davranışlarla hataya düşürüp, onun veya başkasının zararına, kendisine veya başkasına yarar sağlaması gerekmektedir.
Hile nitelikli bir yalandır. Fail tarafından yapılan hileli davranış belli oranda ağır, yoğun ve ustaca olmalı, sergileniş açısından mağdurun inceleme olanağını ortadan kaldıracak nitelikte bir takım hareketler olmalıdır. Kullanılan hileli davranışlarla mağdur yanılgıya düşürülmeli ve bu yanıltma sonucu yalanlara inanan mağdur tarafından sanık veya bir başkasına haksız çıkar sağlanmalıdır.
Hilenin kandırıcı nitelikte olup olmadığı olaysal olarak değerlendirilmeli, olayın özelliği, fiille olan ilişkisi, mağdurun durumu, kullanılmışsa gizlenen veya değiştirilen belgenin nitelikleri ayrı ayrı nazara alınmalıdır.
Katılanın sahip oldukları giyim mağazasına gittiğinde sanık …’nin, babası … ile dükkanda oturduğunu gördüğü, katılan ile sanığın telefon muhabbeti yaptıkları, sanığın katılana “cep telefonunu getir bakayım” dediği, katılanın yeni almış olduğu Nokia 6670 marka cep telefonunu sanığa verdiği, telefonu kontrol eden sanığın katılana “bu telefonun seri numarası yok, telefon kaçak, benim telefoncu tanıdığım var, gel bir baktıralım” dediği, katılan ile sanığın dükkandan çıktıkları ve vodafone bayiiliği yapan tanık … işyerine gittikleri, sanığın telefonu burada çalışan tanık Zeliha’ya uzattığı ve kaydına baktırdığı, bu sırada sanığın katılana “benim telefonum sizin dükkanda kaldı, onu getir onun da kaydına baktıralım” dediği, bunun üzerine katılanın mağazaya gittiği, sanığın cep telefonunu aldığını öğrenmesi üzerine geri tanık …’a ait işyerine döndüğünde sanığın gitmiş olduğunu gördüğü, sanığın bu şekilde katılanı kendi dükkanına gönderip katılana ait Nokia 6670 marka cep telefonunu alıp dükkandan ayrılarak ortadan kaybolduğu ve bu şekilde dolandıcılık suçunu işlediği iddia olunan somut olayda;
Yapılan yargılamaya, toplanıp karar yerinde gösterilen delillere, mahkemenin kovuşturma sonuçlarına uygun olarak oluşan kanaat ve takdirine, incelenen dosya kapsamına göre, sanığın yerinde görülmeyen sair temyiz itirazlarının reddine, ancak;
Sanığın hilesi mevcut olmakla birlikte, hilenin sadece katılanın yanından gitmesini sağlamaya yönelik olduğu, katılanın ise bu hileye aldanarak sanığın unuttuğunu söylediği cep telefonunu almak için kendilerine ait mağazaya gittiği, katılanın, sanığın yanından ayrılmasıyla zarara girmediği gibi, sanığın da bu eylemi nedeniyle henüz haksız menfaat temin etmediği, bu aşamadan sonra sanığın menfaat temin etmesi için zilyetliği kendisine devredilmemiş olan cep telefonunu tanık … alıp ortadan kaybolduğu, katılanın bu duruma … göstermediği, sanığın bu son hareketi ile eylemin hırsızlık suçu vasfını kazandığı, bu şekilde sanığın, katılan ile kontrol için telefoncuya getirdikleri cep telefonunu katılanın olay yerinden ayrılmasını fırsat bilerek alıp uzaklaşmasından ibaret eyleminin basit hırsızlık suçunu oluşturduğu gözetilmeksizin yazılı şekilde dolandırıcılık suçundan hüküm kurulması,
Bozmayı gerektirmiş, sanığın temyiz itirazları bu nedenle yerinde görülmüş olduğundan, 5320 sayılı yasanın 8/1.maddesi uyarınca uygulanması gereken 1412 sayılı CMUK.nun 321.maddesi gereğince hükmün BOZULMASINA, 04.06.2013 gününde oybirliğiyle karar verildi.