Yargıtay Kararı 15. Ceza Dairesi 2012/15014 E. 2013/10427 K. 04.06.2013 T.

YARGITAY KARARI
DAİRE : 15. Ceza Dairesi
ESAS NO : 2012/15014
KARAR NO : 2013/10427
KARAR TARİHİ : 04.06.2013

MAHKEMESİ :Asliye Ceza Mahkemesi
SUÇ : Kamu malına zarar verme, Trafik güvenliğini tehlikeye sokma
HÜKÜM : Mahkumiyet, Beraat

Dosya incelenerek gereği düşünüldü;
Mala zarar verme suçu, başkasının mülkiyetinde bulunan taşınır veya taşınmaz malın kısmen veya tamamen yıkılması, tahrip edilmesi, yok edilmesi, bozulması kullanılamaz hâle getirilmesi veya kirletilmesiyle oluşur. Bu bakımdan, söz konusu suç,seçimlik hareketli bir suçtur. Yıkma,yalnızca taşınmazlar için söz konusudur. Taşınmazın önceki kullanılış biçimine uygun olarak bir daha kullanılamaz duruma getirilmesini ifade eder. Yok etme, suça konu şeyin maddî varlığını ortadan kaldırmaktır.Bozma,suça konu şeyin, amacına uygun olarak kullanılması olanağını ortadan kaldırmaktır. Kirletme, başkasının binasının duvarına yazı yazmak, resim yapmak, afiş ve ilân yapıştırmak şeklinde gerçekleştirilmektedir.
09.10.2010 tarihinde sanık …’ın alkollü bir halde belde meydanında bulunan sandalyelere sopa ile vurarak zarar verdiği ve sonrasında sevk ve idaresindeki araçla belde meydanında spin atarak kendi etrafında iki üç kez döndüğü, 10.10.2010 tarihinde ise yine alkollü bir halde bulunan sanığın, sevk ve idaresindeki araçla belde meydanında spin attıktan sonra belde meydanında bulunan sandalyeleri sağa sola fırlatarak zarar verdiği ve bu şekilde iki kez ayrı ayrı kamu malına zarar verme ve trafik güvenliğini ihlal etme suçlarını işlediği iddia olunan somut olayda,
1-Sanığın 09.10.2010 tarihli eylemi nedeniyle trafik güvenliğini tehlikeye sokma suçundan verilen beraat kararına yönelik temyiz itirazlarının incelenmesinde;
Yapılan yargılamaya, toplanıp karar yerinde gösterilen delillere, mahkemenin kovuşturma sonuçlarına uygun olarak oluşan kanaat ve takdirine, incelenen dosya kapsamına göre, katılan vekilinin yerinde görülmeyen temyiz itirazlarının reddiyle, hükümlerin ONANMASINA,
2-Sanığın 10.10.2010 tarihli eylemi nedeniyle trafik güvenliğini tehlikeye sokma suçundan kurulan mahkumiyet hükmüne yönelik temyiz itirazlarının incelenmesinde;
Yapılan yargılamaya, toplanıp karar yerinde gösterilen delillere, mahkemenin kovuşturma sonuçlarına uygun olarak oluşan kanaat ve takdirine, incelenen dosya kapsamına göre, katılan vekili ve sanığın yerinde görülmeyen temyiz itirazlarının reddine,Ancak;
Sanığın 5237 sayılı TCK’nın “53.maddenin (1) numaralı fıkrasının (c) bendindeki hak ve yetkileri kullanmak yönündeki yoksunluğunun, kendi “alt soyu” üzerindeki velayet, vesayet ve kayyımlık yetkileri açısından “koşullu salıverilmesine kadar”, “kendi üst soyu ve diğer kişiler” yönünden ise, “hapis cezasının infazı tamamlanıncaya kadar” sürmesine karar verilmesi gerektiği gözetilmeden, aynı yasa maddesinin (3) numaralı fıkrasına aykırılık oluşturulması,
Bozmayı gerektirmiş, katılan vekili ve sanığın temyiz itirazları bu itibarla yerinde görüldüğünden hükmün 5320 sayılı Yasanın 8/1.maddesi gereğince uygulanması gereken 1412 sayılı CMUK’un 321.maddesi uyarınca BOZULMASINA, ancak yeniden duruşma yapılmasını gerektirmeyen bu hususun 5320 sayılı Yasanın 8/1.maddesi gereğince uygulanması gereken 1412 sayılı CMUK.nun 322.maddesi uyarınca düzeltilmesi mümkün bulunduğundan, TCK.nun 53.maddesine ilişkin kısmın hüküm fıkrasından çıkartılarak yerine “5237 Sayılı TCK.nun 53. maddesinin 1. fıkrasının (c) bendinde yer alan kendi alt soyu üzerindeki velayet, vesayet ve kayyımlık yetkilerine ilişkin haklardan koşullu salıverilme tarihine, 1.fıkrada yazılı diğer haklardan cezanın infazı tamamlanıncaya kadar yoksun bırakılmasına” denilmek suretiyle sair yönleri usul ve yasaya uygun bulunan hükmün DÜZELTİLEREK ONANMASINA,
3-Sanığın, 09.10.2010 ile 10.10.2010 tarihli eylemleri nedeniyle kamu malına zarar verme suçlarından kurulan mahkumiyet hükümlerine ilişkin temyiz itirazlarının incelenmesinde;
Yapılan yargılamaya, toplanıp karar yerinde gösterilen delillere, mahkemenin kovuşturma sonuçlarına uygun olarak oluşan kanaat ve takdirine, incelenen dosya kapsamına göre, katılan vekili ve sanığın yerinde görülmeyen temyiz itirazlarının reddine,Ancak;
a)Sanığın aralarında siyasi sürtüşme olduğunu iddia ettiği katılanın belediye başkanlığını yaptığı belde meydanında bulunan sandalyelere iki gün üst üste zarar vermesinden ibaret eyleminin, 5237 sayılı TCK’nın 43/1. maddesi kapsamında, aynı suç işleme kararıyla ve değişik zamanlarda kanunun aynı hükmünü aynı mağdura karşı birden fazla ihlal ederek kamu malına zarar verme suçunu oluşturması karşısında, tek bir suçtan hüküm kurularak zincirleme suç hükümlerinin uygulanması gerektiği gözetilmeden, iki ayrı suçtan hüküm kurmak suretiyle sanığa fazla ceza tayini,
Kabule göre de;
b)Sanığın 5237 sayılı TCK’nın “53.maddenin (1) numaralı fıkrasının (c) bendindeki hak ve yetkileri kullanmak yönündeki yoksunluğunun, kendi “alt soyu” üzerindeki velayet, vesayet ve kayyımlık yetkileri açısından “koşullu salıverilmesine kadar”, “kendi üst soyu ve diğer kişiler” yönünden ise, “hapis cezasının infazı tamamlanıncaya kadar” sürmesine karar verilmesi gerektiği gözetilmeden, aynı yasa maddesinin (3) numaralı fıkrasına aykırılık oluşturulması,
Bozmayı gerektirmiş, katılan vekili ve sanığın temyiz itirazları bu itibarla yerinde görülmüş olduğundan hükmün bu sebeplerden dolayı 5320 sayılı Yasanın 8/1. maddesi gereğince uygulanması gereken 1412 sayılı CMUK.nun 321. maddesi uyarınca BOZULMASINA, 04/06/2013 gününde oybirliğiyle karar verildi.