Yargıtay Kararı 15. Ceza Dairesi 2011/67790 E. 2013/11468 K. 19.06.2013 T.

YARGITAY KARARI
DAİRE : 15. Ceza Dairesi
ESAS NO : 2011/67790
KARAR NO : 2013/11468
KARAR TARİHİ : 19.06.2013

MAHKEMESİ :Asliye Ceza Mahkemesi
SUÇ : Dolandırıcılık
HÜKÜM : Mahkumiyet

Dosya incelenerek gereği düşünüldü;
Dolandırıcılık suçunun oluşabilmesi için;failin bir kimseyi, kandırabilecek nitelikte hileli davranışlarla hataya düşürüp, onun veya başkasının zararına, kendisine veya başkasına yarar sağlaması gerekmektedir.
Hile nitelikli bir yalandır. Fail tarafından yapılan hileli davranış belli oranda ağır, yoğun ve ustaca olmalı,sergileniş açısından mağdurun inceleme olanağını ortadan kaldıracak nitelikte bir takım hareketler olmalıdır. Kullanılan hileli davranışlarla mağdur yanılgıya düşürülmeli ve bu yanıltma sonucu yalanlara inanan mağdur tarafından sanık veya bir başkasına haksız çıkar sağlanmalıdır.
Hilenin kandırıcı nitelikte olup olmadığı olaysal olarak değerlendirilmeli, olayın özelliği, mağdurun durumu, fiille olan ilişkisi, kullanılan hilenin şekli, kullanılmışsa gizlenen veya değiştirilen belgenin nitelikleri ayrı ayrı nazara alınmalıdır.
Somut olayda; sanığın, ayrı ayrı tanıştığı mağdurlara, yurt dışına işçi gönderen … şirketinde formen olarak çalıştığını söyleyerek, kendilerini de Rusya’ya işçi olarak gönderebileceği vaadiyle mağdurlardan kimlik fotokopisi, ikametgah ilmühaberi, vergi numarası fotokopisi, banka hesap cüzdan fotokopisi, sigorta kartı ve fotoğraf gibi bazı evraklarla birlikte mağdur … ‘den 100 TL, …’dan 150 TL ve …’den 330 TL aldığı, mağdurların hazırladığı evrakları firmaya teslim etmek yerine evinde bulundurduğunun soruşturma aşamasında sanığın ikametinde yapılan usulüne uygun arama sonucunda tespit
edildiği, böylelikle sanığın yetkisi olmadan yurt dışında iş bulacağını söyleyerek hileyle menfaat temin ettiği anlaşıldığından, eylemlerinin her bir mağdura karşı ayrı ayrı dolandırıcılık suçunu oluşturduğuna dair mahkemenin kabulünde bir isabetsizlik görülmemiştir.
5237 sayılı TCK’nın 53. maddesi uyarınca, sanığın belli hakları kullanmaktan yoksun bırakılmasının kasten işlenen suçtan dolayı hapis cezası ile cezalandırılmanın kanuni sonucu olması nedeniyle infaz aşamasında gözetilmesi mümkün görülmüştür.
Yapılan yargılamaya, toplanıp karar yerinde gösterilen delillere, mahkemenin kovuşturma sonuçlarına uygun olarak oluşan kanaat ve takdirine, incelenen dosya kapsamına göre; sanık müdafiinin yerinde görülmeyen temyiz itirazlarının reddiyle, hükmün ONANMASINA, 19.06.2013 tarihinde oy birliğiyle karar verildi.