YARGITAY KARARI
DAİRE : 14. Ceza Dairesi
ESAS NO : 2011/7929
KARAR NO : 2012/12585
KARAR TARİHİ : 06.12.2012
KARAR
Cebir, tehdit veya hile kullanarak kişiyi hürriyetinden yoksun kılma suçundan sanıklar …, … ve …’in yapılan yargılamaları sonunda; atılı suçtan mahkûmiyetlerine dair Kütahya 2. Asliye Ceza Mahkemesinden verilen 18.01.2008 gün ve 2007/556 Esas, 2008/12 Karar sayılı hükmün süresi içinde Yargıtayca incelenmesi sanıklar müdafii tarafından istenilmiş olduğundan dava evrakı Yargıtay Cumhuriyet Başsavcılığından tebliğname ile Daireye gönderilmekle incelenerek gereği düşünüldü:
Sanıklar tarafından soruşturma başlamasının ertesi günü mağdurenin serbest bırakılması karşısında uygulama koşulları oluşmadığı gözetilmeden haklarında TCK.nın 110. maddesinin tatbiki ile eksik ceza tayini, aleyhe temyiz olmadığından bozma sebebi yapılmamıştır.
Uygulamaya göre atılı suç nedeniyle doğru uygulama yapılması halinde sanıkların TCK.nın 109/2, 109/3-b, 109/5 ve 62. maddeleri gereğince bulunacak sonuç cezanın 5 er yıl hapis cezası olacağının anlaşılması karşısında, Yargıtay Ceza Genel Kurulunun Dairemizce de benimsenen 04.03.2008 gün ve 2008/6-47, 2008/43 sayılı Kararında da vurgulandığı gibi yanılgılı uygulama nedeniyle bir kez daha atıfet sağlanamayacağından sanıklar …,… hakkında CMK.nın 231. maddesinin uygulanmasının mümkün olmadığı gözetilerek tebliğnamedeki bu yönde bozma isteyen düşünceye iştirak edilmemiştir.
Sanık … hakkında atılı suçtan kurulan hükmün incelenmesinde;
Delillerle iddia ve savunma, duruşma göz önünde tutularak tahlil ve takdir edilmiş sübutu kabul olunan fiilin unsurlarına uygun şekilde tavsif ve tatbikatı yapılmış bulunduğundan, sanık müdafiin yerinde görülmeyen temyiz itirazlarının reddiyle hükmün ONANMASINA,
Sanıklar …,… haklarında atılı suçtan kurulan hükümlerin incelenmesinde;
Yapılan yargılamaya, toplanıp karar yerinde gösterilen delillere, mahkemenin soruşturma sonuçlarına uygun olarak oluşan kanaat ve takdirine, incelenen dosya içeriğine göre yerinde görülmeyen sair temyiz itirazlarının reddine,
…/…
-2-
Ancak;
Ceza Genel Kurulunun 14.02.2006 gün 2006/9-13 Esas, 2006/16 Karar sayılı ilamında vurgulandığı üzere, TCK.nın 53/4. maddesinde sayılanlar haricinde hapis cezası ertelenen sanıklar hakkında TCK.nın 53/3. maddesine göre 53/1-c maddesinde yer alan kendi alt soyu üzerindeki velâyet, vesayet ve kayyımlık yetkileri ile ilgili haklar dışında kalan 53/1. maddesinde yazılı diğer haklardan 53/2. maddesi gereğince hapis cezasının infazı tamamlanıncaya kadar yoksun bırakılmasına karar verilmesi gerektiği gözetilmeden, sanıklara verilen hapis cezalarının kısa süreli olmamasına rağmen kısa süreli oldukları belirtilelerek TCK.nın 53/4. maddesi uyarınca TCK.nın 53/1. maddesinin uygulanmasına yer olmadığına karar verilmesi,
Kanuna aykırı, sanıklar müdafiin temyiz itirazları bu itibarla yerinde görülmüş olduğundan 5320 sayılı Kanunun 8/1. maddesi gözetilerek hükümlerin CMUK.nın 321. maddesi uyarınca BOZULMASINA, ancak bu cihetin yeniden yargılama yapılmaksızın düzeltilmesi mümkün bulunduğundan, aynı Kanunun 322. maddesinin verdiği yetkiye dayanarak hüküm fıkrasında yer alan 5237 sayılı TCK.nın 53. maddesi gereğince hükmedilen hak yoksunluğu ile ilgili bölümler ile “sanıklara verilen kısa süreli hapis cezaları ertelenmiş olduğundan TCK.nın 53/1. maddesinde belirtilen hakları kullanmaktan yoksun bırakılma güvenlik tedbirlerinin uygulanmasına TCK.nın 53/4. maddesi gereğince yer olmadığına” ibaresinin hükümlerden çıkarılarak, bunların yerlerine ertelemeye ilişkin fıkradan sonra gelmek üzere “sanıkların, TCK.nın 53/3. maddesine göre 53/1-c maddesinde yer alan kendi alt soyu üzerindeki velâyet, vesayet ve kayyımlık yetkileri ile ilgili haklar dışında kalan 53/1. maddesinde yazılı diğer haklardan 53/2. maddesi gereğince hapis cezasının infazı tamamlanıncaya kadar yoksun bırakılmasına” ibaresinin eklenmesi suretiyle sair yönleri usul ve kanuna uygun olan hükümlerin DÜZELTİLEREK ONANMASINA, 06.12.2012 tarihinde oybirliğiyle karar verildi.
…