Yargıtay Kararı 15. Ceza Dairesi 2011/68065 E. 2013/11479 K. 19.06.2013 T.

YARGITAY KARARI
DAİRE : 15. Ceza Dairesi
ESAS NO : 2011/68065
KARAR NO : 2013/11479
KARAR TARİHİ : 19.06.2013

MAHKEMESİ :Asliye Ceza Mahkemesi
SUÇ : Dolandırıcılık
HÜKÜM : Mahkumiyet

Dosya incelenerek gereği düşünüldü;
Dolandırıcılık suçunun oluşabilmesi için; failin bir kimseyi, kandırabilecek nitelikte hileli davranışlarla hataya düşürüp, onun veya başkasının zararına, kendisine veya başkasına yarar sağlaması gerekmektedir.
Hile nitelikli bir yalandır. Fail tarafından yapılan hileli davranış belli oranda ağır, yoğun ve ustaca olmalı, sergileniş açısından mağdurun inceleme olanağını ortadan kaldıracak nitelikte bir takım hareketler olmalıdır. Kullanılan hileli davranışlarla mağdur yanılgıya düşürülmeli ve bu yanıltma sonucu yalanlara inanan mağdur tarafından sanık veya bir başkasına haksız çıkar sağlanmalıdır.
Hilenin kandırıcı nitelikte olup olmadığı olaysal olarak değerlendirilmeli, olayın özelliği, mağdurun durumu, fiille olan ilişkisi, kullanılan hilenin şekli, kullanılmışsa gizlenen veya değiştirilen belgenin nitelikleri ayrı ayrı nazara alınmalıdır.
Somut olayda;
Sanıkların birlikte yaptıkları plan gereği sanık …, araç satışı için gazeteye ilan vermiş olan katılanı arayıp, bulundukları şehre çağırdığı, katılanı sanık … karşılayıp diğer sanıkla buluştukları birlikte araca bakıp 10.000 TL’ye alma konusunda anlaştıkları, sanık … katılana önce dört adet bilezik verip sonra bilezikleri kuyumcuya gösterip güven oluşturduktan sonra düşük fiyat verdiği bahanesiyle bilezikleri vermeyip bu kısmıda evde veririm diyerek katılanı önce notere götürdüğü, herşeyin yolunda gittiğini sanan katılan parasını alacağını
düşünerek sanığa aracın satışı için vekaletname verdiği, sanık katılanı eve götürdüğü bir süre beklettikten sonra para bulamadıklarını söyleyerek katılana 1000 TL nakit birkaç gün sonra göndereceklerini söyleyerek 9000 TL meblağlı senet verip, aracı teslim aldıktan sonra herhangibir ödeme yapmayıp aracı hemen satarak ortadan kaybolmaktan ibaret eylemlerinin dolandırıcılık suçunu oluşturduğu yönündeki kabulde bir isabetsizlik görülmemiştir Yapılan yargılamaya, toplanıp karar yerinde gösterilen delillere, mahkemenin kovuşturma sonuçlarına uygun olarak oluşan kanaat ve takdirine, incelenen dosya kapsamına göre; diğer temyiz itirazlarının reddine, ancak;
Sanık …’in adli sicil kaydındaki Isparta Sulh Ceza Mahkemesinin 20.09.2006 gün 2006/195 Esas 2006/650 sayılı kararındaki hükümlülüğünün ve sanık …’ in adli sicil kaydındaki Isparta Sulh Ceza Mahkemesinin 11.05.2006 tarih ve 2006/217 Esas 2006/345 sayılı kararındaki hükümlülüğünün doğrudan adli para cezası olup belirlenen miktar ve türü itibariyle 5320 sayılı Yasanın 8/1. maddesi uyarınca uygulanması gereken 1412 sayılı CMUK. nun 305/1. maddesi uyarınca temyizi mümkün bulunmadığı ve aynı maddenin son fıkrası uyarınca da tekerrüre esas alınamayacağının gözetilmemesi,
Bozmayı gerektirmiş, sanıkların temyiz itirazları bu itibarla yerinde görülmüş olduğundan hükmün bu sebepten dolayı 5320 sayılı Yasanın 8/1. maddesi gereğince uygulanması gereken 1412 sayılı CMUK.un 321. maddesi uyarınca BOZULMASINA, ancak yeniden duruşma yapılmasını gerektirmeyen bu hususun aynı kanunun 322. maddesi uyarınca düzeltilmesi mümkün bulunduğundan, hüküm fıkrasından, 5237 sayılı Yasanın 58. maddesinin uygulanmasına ilişkin paragrafların tamamen çıkartılmak suretiyle sair yönleri usul ve yasaya uygun bulunan hükmün DÜZELTİLEREK ONANMASINA, 19.06.2013 tarihinde oybirliğiyle karar verildi.