YARGITAY KARARI
DAİRE : 15. Ceza Dairesi
ESAS NO : 2012/18432
KARAR NO : 2013/10493
KARAR TARİHİ : 05.06.2013
MAHKEMESİ :Çocuk Mahkemesi
SUÇ : Mala Zarar Verme, Hırsızlık
HÜKÜM : Mahkumiyet
Dosya incelenerek gereği düşünüldü;
Mala zarar Verme suçu başkasının mülkiyetinde bulunan taşınır veya taşınmaz malın kısmen veya tamamen yıkılması, tahrip edilmesi, yok edilmesi, bozulması kullanılamaz hâle getirilmesi veya kirletilmesiyle oluşur. Bu bakımdan, söz konusu suç, seçimlik hareketli bir suçtur. Yıkma, yalnızca taşınmazlar için söz konusudur. Taşınmazın önceki kullanış biçimine uygun olarak bir daha kullanılamaz duruma getirilmesini ifade eder. Yok etme, suça konu şeyin maddî varlığını ortadan kaldırmaktır. Bozma, suça konu şeyin, amacına uygun olarak kullanılması olanağını ortadan kaldırmaktır. Kirletme, başkasının binasının duvarına yazı yazmak, resim yapmak, afiş ve ilân yapıştırmak şeklinde gerçekleştirilmektedir.
Zilyedinin rızası olmadan başkasına ait taşınır bir malı, kendisine veya başkasına bir yarar sağlamak maksadıyla bulunduğu yerden almak ise, hırsızlık suçunun temel şeklidir. Taşınır malın alınmasının suç oluşturabilmesi için, zilyedinin rızasının bulunmaması gerekir.
Olay tarihinde geceleyin saat: 23:00 sıralarında suça sürüklenen çocukların Gündoğdu İlköğretim Okulunun içinde bulunan okul kantininin asma kepenk kilitlerini ve servis camını kırarak içeri girip içeriden hırsızlık yapmak istedikleri, ancak olay yerine güvenlik görevlilerinin geldiğini görünce kaçtıkları anlaşılmakla suça sürüklenen çocukların hırsızlık ve mala zarar verme suçlarını işlediklerine dair mahkemenin kabulünde bir isabetsizlik görülmemiştir,
Yapılan yargılamaya, toplanıp karar yerinde gösterilen delillere, mahkemenin kovuşturma sonuçlarına uygun olarak oluşan kanaat ve takdirine, incelenen dosya kapsamına göre, suça sürüklenen çocuklar müdafiilerinin yerinde görülmeyen sair temyiz itirazlarının reddine, ancak;
1-Suça sürüklenen çocukların çaldıkları eşyaları hakimiyetlerine almadan kesintisiz takip sonucu yakalandıklarının anlaşılması karşısında, hırsızlık eyleminin teşebbüs aşamasında kaldığı gözetilmeden,suça sürüklenen çocuklar hakkında 5237 sayılı TCK’nın 35.maddesi tatbik edilmeyerek fazla ceza tayini,
2-İddianamede, suça sürüklenen çocuklar hakkında 5237 sayılı TCK.nun 35. maddesi uyarınca, teşebbüs hükümlerinin uygulanması talep edildiği halde, ek savunma … verilmeden tamamlanmış suçtan hüküm kurulması suretiyle 5271 sayılı CMK.nun 226.maddesine aykırı davranılması,
3-5395 sayılı Çocuk Koruma Kanununun 35. maddesi ve Çocuk Koruma Kanununun Uygulanmasına İlişkin Usul ve Esaslar Hakkındaki Yönetmeliğinin 20/1-7. maddesi uyarınca, fiili işlendiği sırada 15 yaşını doldurmuş olup da 18 yaşını doldurmamış olan Kadri Sercan’ın işlediği fiilin hukuki anlam ve sonuçlarını algılama ve bu fiille ilgili olarak davranışlarını yönlendirme yeteneğinin olup olmadığının takdiri bakımından, sosyal yönden inceleme yaptırılmasının gerekli olduğu, mahkemece sosyal inceleme raporuna gerek görülmemesi halinde ise gerekçesinin kararda gösterilmesinin zorunlu olduğunun gözetilmemesi,
4-5395 Sayılı Yasa’nın 3/a-2 maddesine göre kanunlarda suç olarak tanımlanan bir fiili işlediği iddiası ile hakkında soruşturma veya kovuşturma yapılan ya da işlediği fiilden dolayı hakkında güvenlik tedbirine karar verilen çocuk için suça sürüklenen çocuk ifadesinin kullanılması gerekirken sanık ifadesinin kullanılması,
Bozmayı gerektirmiş, suça sürüklenen çocuklar müdafilerinin temyiz itirazları bu itibarla yerinde görülmüş olduğundan hükmün 5320 sayılı Yasanın 8/1. maddesi gereğince uygulanması gereken 1412 sayılı CMUK.un 321. maddesi uyarınca BOZULMASINA, 05.06.2013 tarihinde oybirliğiyle karar verildi.