Yargıtay Kararı 15. Ceza Dairesi 2011/67603 E. 2013/11445 K. 19.06.2013 T.

YARGITAY KARARI
DAİRE : 15. Ceza Dairesi
ESAS NO : 2011/67603
KARAR NO : 2013/11445
KARAR TARİHİ : 19.06.2013

MAHKEMESİ :Sulh Ceza Mahkemesi
SUÇ : Hukuki bir ilişkiye dayanan alacağı tahsil amacıyla dolandırıcılık
HÜKÜM : Mahkumiyet

Dosya incelenerek gereği düşünüldü;
Dolandırıcılık suçunun oluşabilmesi için; failin bir kimseyi, kandırabilecek nitelikte hileli davranışlarla hataya düşürüp, onun veya başkasının zararına, kendisine veya başkasına yarar sağlaması gerekmektedir.
Hile nitelikli bir yalandır. Fail tarafından yapılan hileli davranış belli oranda ağır, yoğun ve ustaca olmalı, sergileniş açısından mağdurun inceleme olanağını ortadan kaldıracak nitelikte bir takım hareketler olmalıdır. Kullanılan hileli davranışlarla mağdur yanılgıya düşürülmeli ve bu yanıltma sonucu yalanlara inanan mağdur tarafından sanık veya bir başkasına haksız çıkar sağlanmalıdır.
Hilenin kandırıcı nitelikte olup olmadığı olaysal olarak değerlendirilmeli, olayın özelliği, mağdurun durumu, fiille olan ilişkisi, kullanılan hilenin şekli, kullanılmışsa gizlenen veya değiştirilen belgenin nitelikleri ayrı ayrı nazara alınmalıdır.
Sanığın, 1977 tarihine dayanan bir taşınmaz alacağını tahsil amacıyla, sağlık kurulu raporuna göre bono düzenlemeye ehil olmayan ve demansiyel sendrom tanısı konulan mağdur …’nin ikametine gidip, cebinden çıkarttığı senedi vererek “bu senedi imzala” dediği, mağdurun da senedi imzaladığı, sanığın, senedi imzalatırken mağdurun, algılama yeteneğinin zayıflığından yararlandığı ve mağdurun içinde bulunduğu duruma göre hileli sayılabilecek sözlerle onu aldattığı iddiası ile açılan kamu davasında; mağdur …’na ait 17.12.2008 tarihli Manisa Ruh Sağlığı ve Hastalıkları Hastanesi tarafından düzenlenen sağlık kurulu raporu dikkate
alındığında, sanığın eyleminin, 5237 sayılı TCK’nın 158/1-c maddesinde düzenlenen kişinin algılama yeteneğinin zayıflığından yararlanmak suretiyle nitelikli dolandırıcılık suçunu oluşturup oluşturmadığına ilişkin delilleri takdir ve tartışmasının üst dereceli Ağır Ceza Mahkemesine ait olduğu gözetilerek görevsizlik kararı verilmesi gerekirken, duruşmaya devamla yazılı şekilde hüküm kurulması,
Bozmayı gerektirmiş, sanığın temyiz itirazları bu itibarla yerinde görülmekle; 5320 sayılı Kanun’un 8/1. Maddesi gereğince uygulanması gereken 1412 sayılı CMUK’nın 321. maddesi uyarınca hükmün BOZULMASINA, aynı yasanın 326/son maddesi uyarınca ceza miktarı yönünden kazanılmış hakkının saklı tutulmasına, 19.06.2013 tarihinde oybirliğiyle karar verildi.