YARGITAY KARARI
DAİRE : 15. Ceza Dairesi
ESAS NO : 2012/15065
KARAR NO : 2013/10409
KARAR TARİHİ : 04.06.2013
MAHKEMESİ :Asliye Ceza Mahkemesi
SUÇ : Mala zarar verme
HÜKÜM : Mahkumiyet, hükmün açıklanmasının geri bırakılmasına dair karar
Dosya incelenerek gereği düşünüldü;
1-Sanık … hakkında mala zarar verme suçundan verilen hükmün açıklanmasının geri bırakılması kararına yönelik temyiz isteminin incelenmesinde;
5271 Sayılı CMK’un 231.maddesine göre verilen ve davayı sonuçlandırıcı nitelikte olmayan “hükmün açıklanmasını geri bırakılmasına” ilişkin karara karşı aynı kanunun 231/12.maddesine göre itiraz yolu açık olup temyiz olanağı bulunmadığından 5271 Sayılı CMK’un 264.maddesi uyarınca kabul edilebilir bir başvuruda kanun yolunda merciin belirlenmesinde yanılma, başvuran sanığın haklarını ortadan kaldırmayacağından temyiz dilekçesinin itiraz dilekçesi olarak kabulü ile görevli ve yetkili ilk derece mahkemesince itiraz konusunda inceleme yapılması için, dosyanın incelenmeksizin iade edilmek üzere Yargıtay C.Başsavcılığına GÖNDERİLMESİNE,
2-Sanık … hakkında mala zarar verme suçundan verilen mahkumiyet kararına yönelik sanık … müdafiinin , sanık … hakkında mala zarar verme suçundan verilen beraat kararlarına yönelik katılan vekilinin temyiz itirazlarının incelemesinde;
Mala zarar verme suçu başkasının mülkiyetinde bulunan taşınır veya taşınmaz malın kısmen veya tamamen yıkılması, tahrip edilmesi, yok edilmesi, bozulması kullanılamaz hâle getirilmesi veya kirletilmesiyle oluşur. Bu bakımdan,söz konusu suç, seçimlik hareketli bir suçtur. Yıkma, yalnızca taşınmazlar için söz konusudur. Taşınmazın önceki kullanış biçimine uygun olarak bir daha kullanılamaz duruma getirilmesini ifade eder. Yok etme, suça konu şeyin maddî varlığını ortadan kaldırmaktır. Bozma, suça konu şeyin, amacına uygun olarak kullanılması olanağını ortadan kaldırmaktır. Kirletme, başkasının binasının duvarına yazı yazmak, resim yapmak, afiş ve ilân yapıştırmak şeklinde gerçekleştirilmektedir.
Katılan … Başkanlığına ait su hattının yer altından geçen su borularının sanıklar tarafından söz konusu yerde hafriyat çalışması yaparken kırıldığı iddia edilen olayda; sanık …’ın olaydan önce söz konusu boruların arazilerinden geçen, boruların kaldırılması için dilekçe verdikleri, olayın hemen akabinde tutulan ve bu konuda beyanları alınan tutanak tanıklarının düzenlemiş oldukları olay yeri görgü ve tespit tutanağı ve tanık anlatımlarından atılı suçu işlediği, Sanık …’ün ise olay sırasında mala zarar verme yönünde herhangi bir davranışta bulunduğuna dair delil elde edilemediği yönündeki mahkeme kabulünde bir isabetsizlik görülmemiş, sanık …’in katılan belediyeye ait içme suyu şebekesinin su borularını kırmaktan ibaret eyleminde, suçun işleniş biçimi, sanığın güttüğü amaç ve TCK’nın 152. maddesinin birinci fıkrasının (a) ve (d) bentlerinde yazılı birden fazla nitelikli halin gerçekleşmesi nazara alınarak, mala zarar verme suçuna ilişkin temel cezanın alt sınırdan uzaklaşılmak suretiyle tayini gerektiğinin gözetilmemesi, aleyhe temyiz olmadığından bozma nedeni yapılmamıştır.
Yapılan yargılamaya, toplanıp karar yerinde gösterilen delillere, mahkemenin kovuşturma sonuçlarına uygun olarak oluşan kanaat ve takdirine, incelenen dosya kapsamına göre; katılan vekili, sanıklar müdafiinin yerinde görülmeyen temyiz itirazlarının reddiyle, hükmün ONANMASINA, 04.06.2013 gününde oybirliğiyle karar verildi.