YARGITAY KARARI
DAİRE : 14. Ceza Dairesi
ESAS NO : 2011/8497
KARAR NO : 2012/12605
KARAR TARİHİ : 06.12.2012
KARAR
Fuhuş suçundan sanık …’ın yapılan yargılaması sonunda; atılı suçtan mahkûmiyetine dair Balıkesir 1. Asliye Ceza Mahkemesinden verilen 31.03.2008 gün ve 2006/1061 Esas, 2008/300 Karar sayılı hükmün süresi içinde Yargıtayca incelenmesi sanık tarafından istenilmiş olduğundan dava evrakı Cumhuriyet Başsavcılığından tebliğname ile Daireye gönderilmekle incelenerek gereği düşünüldü:
Sanığın mağdure … ‘ın resmî nikâhlı eşi olduğu halde, hakkında TCK.nın 227/5. maddesinin ve sanığın farklı tarihlerde mağdurelerin fuhuş yapması için aracılık yaptığının anlaşılmasına karşın TCK.nın 43. maddesinin uygulanmaması aleyhe temyiz olmadığından bozma nedeni yapılmamıştır.
Delillerle iddia ve savunma, duruşma göz önünde tutularak tahlil ve takdir edilmiş sübutu kabul olunan fiilin unsurlarına uygun şekilde tavsif ve tatbikatı yapılmış bulunduğundan sanığın yerinde görülmeyen temyiz itirazlarının reddiyle hükmün ONANMASINA, 06.12.2012 tarihinde eleştiri yönünden oyçokluğuyla mahkûmiyetinin onanması yönünden oybirliğiyle karar verildi.
(KarşıOy)
…
KARŞI GÖRÜŞ:
765 sayılı Kanunun yürürlükte olduğu dönemde 435. maddedeki fuhşa teşvik ve 436. maddesindeki fuhuş için kadın ticareti.
5237 sayılı TCK.nın yürürlüğe girmesinden sonra 227. maddesindeki fuhuş, …/…
-2-
Suçları fuhşa sürüklenenlerin ve onları tedarik veya teşvik edenlerin bunu kazanç getiren bir iş olarak icra etmeleri sebebiyle bünyelerinde teselsülü de barındırmaları sonucu teselsül veya zincirleme suç hükümlerinin arttırım nedeni olarak bu suçlarda uygulamayacağı yerleşmiş ve istikrar kazanmış yargısal kararlar olarak bugüne kadar uygulana gelmiştir.
Nitekim YCGK.nun 10.05.2005 gün 37/52 sayılı kararında da “Kendi içinde unsur olarak teselsülü barındıran suçlarda TCK.nın 80. maddesinin uygulanmasına olanak bulunmadığı” vurgulanmıştır.
765 sayılı eski TCK da bu suçlara sadece hapis cezası verilirken 5237 sayılı kanundaki düzenlemeye göre hapis cezası yanında adli para cezasına da hükmedilmiştir. Bunun nedeni bu suçun işlenmesi suretiyle bir kazanç elde edilmesidir.
Buna ilaveten 227. maddenin 2 fıkrasının son cümlesinde “fuhşa sürüklenen kişinin kazancından yararlanılarak kısmen veya tamamen geçimin sağlanmasının fuhşa teşvik sayılacağı belirtilmiştir.
5237 sayılı TCK.nın 6/1-i maddesinde ise “suçu meslek edinen kişi değiminden; kısmen de olsa geçimini suçtan elde ettiği kazançla sağlamaya alışmış kişi” tanımı yapılmıştır.
Ayrıca 227. maddenin gerekçeside, 2 Aralık 1949 tarihli “İnsan Ticaretinin ve Başkasının Fuhşunu Sömürmenin İlgasi Hakkındaki” Sözleşmede taraf devletlere fuhşa bir ticari kazanç aracı olarak, yani meslek olarak icrasını ve bunun şartlarını düzenleyen yürürlükteki mevzuatın ilga edilmesi de bir yükümlülük olarak tahmil edildiğinden söz edilerek fuhşun gelir getiren bir meslek olduğu açıklanmıştır.
Bu açıklamalara dayanılarak “fuhuş suçlarında 43. maddenin uygulanması gerektiğine ilişkin, istikrar kazanmış yerleşik içtihatlarla bağdaşmayan çoğunluk eleştiri görüşüne katılmıyorum. 06.12.2012