Yargıtay Kararı 15. Ceza Dairesi 2012/20214 E. 2013/2279 K. 07.02.2013 T.

YARGITAY KARARI
DAİRE : 15. Ceza Dairesi
ESAS NO : 2012/20214
KARAR NO : 2013/2279
KARAR TARİHİ : 07.02.2013

MAHKEMESİ :Asliye Ceza Mahkemesi
SUÇ : Dolandırıcılık
HÜKÜM : Mahkumiyet

Dosya incelenerek gereği düşünüldü;
Sanığın yokluğunda verilen 12/04/2011 tarihli mahkumiyet hükmene ilişkin gerekçeli kararın, 08/03/2007 tarihli duruşmada savunması alınırken bildirmiş olduğu “… cad. No:275, Selçuklu/Konya ” adresi yerine 20/06/2011 tarihinde mernis adresine yapılan tebliğ işlemi geçersiz olduğundan ,sanığın 20/10/2011 tarihli temyiz isteğinin öğrenme üzerine ve süresi içinde olduğu kabul edilerek temyiz isteğinin reddine ilişkin 21/10/2011 tarihli ek karar kaldırılmak suretiyle yapılan incelemede;
Dolandırıcılık suçunun oluşabilmesi için;failin bir kimseyi, kandırabilecek nitelikte hileli davranışlarla hataya düşürüp,onun veya başkasının zararına, kendisine veya başkasına yarar sağlaması gerekmektedir.
Hile nitelikli bir yalandır. Fail tarafından yapılan hileli davranış belli oranda ağır, yoğun ve ustaca olmalı, sergileniş açısından mağdurun inceleme olanağını ortadan kaldıracak nitelikte bir takım hareketler olmalıdır. Kullanılan hileli davranışlarla mağdur yanılgıya düşürülmeli ve bu yanıltma sonucu yalanlara inanan mağdur tarafından sanık veya bir başkasına haksız çıkar sağlanmalıdır.
Somut olayda; sanığın müştekinin işyerine gelerek kendisini … olarak tanıtıp müştekinin satmakta olduğu elektrotlardan satın almak istediğini beyan ederek bir miktarını alarak götürdüğü, öğleden sonra tekrar gelip önceki aldığı mal karşılığı 100 TL para verdikten sonra yeniden 1600 TL değerinde malzeme için sipariş verdiği ve bedelini saat 16,00 sıralarında göndereceğini beyan edip ayrıldığı, sipariş verdiği malı almak üzere nakliyecilik yapan tanık …’i gönderdiği, …’in giderek eşyayı teslim alıp sanığa iade ettiği anlaşıldığından, üzerine atılı dolandırıcılık suçunun subut bulduğuna yönelik kabulde bir isabetsizlik görülmemiştir.
Yapılan yargılamaya, toplanıp karar yerinde gösterilen delillere, mahkemenin kovuşturma sonuçlarına uygun olarak oluşan kanaat ve takdirine, incelenen dosya kapsamına göre, sanığın yerinde görülmeyen sair temyiz itirazlarının reddine,Ancak;
Hapis cezası alt sınırdan tayin edildiği halde adli para cezası belirlenirken yeterli ve yasal gerekçe gösterilmeksizin, aynı gerekçeyle tam gün sayısının asgari hadden uzaklaşılması suretiyle belirlenerek sanığa fazla ceza tayini ve adli para cezasının tayininde bir günün karşılığı olan miktarın takdirinde uygulama maddesinin gösterilmemesi,
Bozmayı gerektirmiş, sanığın temyiz itirazları bu nedenlerle yerinde görülmüş olduğundan, hükmün 5320 sayılı yasanın 8.maddesi uyarınca uygulanması gereken CMUK’un 321.maddesi gereğince BOZULMASINA; Fakat, bu aykırılığın yeniden duruşma yapılmaksızın aynı Kanun’un 322.maddesi uyarınca düzeltilmesi mümkün bulunduğundan;
Hükmün (1) fıkrasında yer alan ”sanığın TCK’nun 157. maddesi uyarınca 75 gün karşılığı adli para cezası ile cezalandırılmasına, 75 gün karşılığı, günlüğü takdiren 20,00 ytl’den paraya çevrilerek 1.500,00 ytl adli para cezası ile cezalandırılmasına,” ibarelerinin yerine ”sanığın TCK’nun 157. maddesi uyarınca 5 gün adli para cezasıyla cezalandırılmasına, sanığa verilen adli para cezasının TCK.nun 52/2 maddesi uyarınca günlüğü 20 TL.den paraya çevrilerek 100 TL. adli para cezası ile cezalandırılmasına,” yazılması suretiyle sair yönleri usul ve yasaya uygun olan hükmün DÜZELTİLEREK ONANMASINA, 07.02.2013 gününde oybirliğiyle karar verildi.