Yargıtay Kararı 15. Ceza Dairesi 2011/18778 E. 2013/2376 K. 11.02.2013 T.

YARGITAY KARARI
DAİRE : 15. Ceza Dairesi
ESAS NO : 2011/18778
KARAR NO : 2013/2376
KARAR TARİHİ : 11.02.2013

MAHKEMESİ :Asliye Ceza Mahkemesi
SUÇ : Güveni Kötüye Kullanma
HÜKÜM : Mahkumiyet-Beraat

Dosya incelenerek gereği düşünüldü:
1)Müşteki vekili ve sanık … müdafiinin temyiz itirazlarının incelenmesinde;
Kovuşturma evresinde yöntemine uygun biçimde davetiye tebliğ olunmak suretiyle duruşmadan haberdar edilmesine karşın duruşmaya katılmayan, 5271 sayılı CMK’nın 238.maddesi uyarınca, davaya katılma isteminde bulunmayan ve katılan sıfatını almayan şikayetçi vekilinin hükmü temyiz yetkisi bulunmadığından, temyiz inceleme isteğinin ve sanığın yokluğunda verilen 28/11/2007 tarihli kararın sanığa 10/01/2008 tarihinde tebliğ edildiği anlaşıldığından yasal süresi geçtikten sonra yaptığı 18/01/2008 günlü temyiz inceleme başvurusunun, 5320 sayılı Yasanın 8/1. maddesi gereğince uygulanması 1412 sayılı CMUK’un 317.maddesi gereğince REDDİNE,
2)Sanık … müdafiinin temyiz itirazlarının incelenmesinde;
Güveni kötüye kullanma suçunun oluşabilmesi için; failin bir malın zilyedi olması, malın iade edilmek veya belirli bir şekilde kullanmak üzere faile rızayla tevdi ve teslim edilmesi, failin kendisine verilen malı, veriliş gayesinin dışında, zilyedi olduğu malda malikmiş gibi satması, rehnetmesi tüketmesi, değiştirmesi veya bozması ve benzeri şekillerde tasarrufta bulunması ya da devir olgusunu inkar etmesi şeklinde, kendisine veya başkasına yarar sağlaması gerekmektedir.
Somut olay sanığın, … ile şirket yönetiminde satış temsilcisi olarak çalıştıkları, diğer sanıkların da şoför oldukları, Nevşehir ilinde müşteki şirketin ilaçlarını eczanelere pazarladığı sırada onlardan hayali olarak ilaç siparişi alıp çalıştığı şirketten bu ilaçları aldıktan sonra şoförlerin elinden kaşeleri alıp irsaliyeye teslim edilmiş gibi bastığı ve bu ilaçları haricen satıp ellerinden çıkardığı ve bu şekilde menfaat temin ettiği şeklinde gerçekleşen olayda mahkemenin hizmet nedeniyle
güveni kötüye kullanma suçunun oluştuğuna ilişkin kabulünde bir isabetsizlik görülmemiştir.
Yapılan yargılamaya, toplanıp karar yerinde gösterilen delillere, mahkemenin kovuşturma sonuçlarına uygun olarak oluşan kanaat ve takdirine, incelenen dosya kapsamına göre sanık müdafiinin yerinde görülmeyen sair temyiz itirazlarının reddine, ancak;
a-“Suçun işleniş biçimi” gözetilerek hapis cezasının alt sınırdan tayin edildiği halde, adli para cezasına esas alınan birim gün sayısının alt sınırdan uzaklaşılarak tayini suretiyle çelişkiye neden olunması,
b-Hükümden sonra 08.02.2008 tarihli Resmi Gazete’de yayımlanarak aynı gün yürürlüğe giren 5728 sayılı Kanunun 562. maddesi ile değişik 5271 sayılı CMK’nın 231. maddesi uyarınca; hükmolunan cezanın tür ve süresine göre hükmün açıklanmasının geri bırakılıp bırakılmayacağı hususunun değerlendirilmesinde zorunluluk bulunması,
Bozmayı gerektirmiş, sanık müdafiinin temyiz itirazları bu itibarla yerinde görülmüş olduğundan hükmün bu sebepten dolayı 5320 sayılı Yasanın 8/1. maddesi gereğince uygulanması gereken 1412 sayılı CMUK.nun 321 maddesi uyarınca BOZULMASINA, 11/02/2013 gününde oybirliğiyle karar verildi.