Yargıtay Kararı 15. Ceza Dairesi 2011/23065 E. 2013/6677 K. 11.04.2013 T.

YARGITAY KARARI
DAİRE : 15. Ceza Dairesi
ESAS NO : 2011/23065
KARAR NO : 2013/6677
KARAR TARİHİ : 11.04.2013

MAHKEMESİ :Asliye Ceza Mahkemesi
SUÇ : Nitelikli güveni kötüye kullanma

Dosya incelenerek gereği düşünüldü;
Güveni kötüye kullanma suçunun oluşabilmesi için; failin bir malın zilyedi olması,malın iade edilmek veya belirli bir şekilde kullanmak üzere faile rızayla tevdi ve teslim edilmesi,failin kendisine verilen malı,veriliş gayesinin dışında,zilyedi olduğu malda malikmiş gibi satması, rehnetmesi tüketmesi,değiştirmesi veya bozması ve benzeri şekillerde tasarrufta bulunması ya da devir olgusunu inkar etmesi şeklinde, kendisine veya başkasına yarar sağlaması gerekmektedir.
Katılanın … ünvanlı şahıs firmasına ait 2004 yılı defter-belgelerini SMMM … ‘den 04.01.2005 tarihinde tutanakla teslim alan tanık …’ın bu evrakı aynı tarihli tutanakla, katılanla birlikte …,..Ltd.nin ortağı olan sanık ve şirket muhasebe elemanı …’ye teslimini müteakip, defter ve belgelerin istenmesine rağmen katılana iade olunmaması şeklinde gerçekleşen eylemin “nitelikli güveni kötüye kullanma” suçunu oluşturacağı iddia olunan somut olayda;
1-T.C. Anayasası’nın 141 ve CMK.nın 230.maddesi uyarınca tüm mahkeme kararları gerekçeli olmalıdır. Gerekçe, hükmün dayanaklarının akla, hukuka ve dosya içeriğine uygun açıklamasıdır. Gerekçe, dosyadaki bilgi ve belgelerin yerinde değerlendirildiğini gösterir biçimde geçerli, yeterli ve yasal olmalıdır. Bir hüküm sorun, gerekçe ve sonuç kısımlarından oluşmalı, gerekçede suçun yasal unsurları başta olmak üzere sabit ve muhakkak sayılan olaylar gösterilmeli, hangi kanıtlara neden itibar edildiği hangilerinin geçersiz sayıldığı vurgulanmalıdır.
“…toplanan tüm delillere göre atılı suçu işlediği…” şeklinde bir ifade kullanılarak gerekçesiz “mahkumiyet” hükmü tesisi,
2-Kabul ve uygulamaya göre de,
a-Suça konu defter-belgelerin 04.01.2005 tarihinde (765 sayılı TCK’nın yürürlükte olduğu zaman diliminde) sanığa teslim edildiği, katılanın ise yaklaşık iki buçuk yıl sonra 06.07.2007 tarihinde şikayetçi olduğu, sabit kabul edilen “basit güveni kötüye kullanma” suçunun takibinin kovuşturulmasının şikayete bağlı olduğu nazara alınarak; defter ve belgelerin sanıktan yazılı olarak istenip istenmediği, en son hangi tarihte istendiği hususunun araştırılarak, kuşkuya yer bırakmayacak şekilde suç tarihinin belirlenmesi, buna göre şikayetin altı aylık yasal süresi içinde yapılıp yapılmadığının ortaya konulması gerekirken suç tarihi şikayet tarihi kabul edilerek karar verilmesi,
b-Temel hapis cezası alt sınırdan takdir ve tayin olunduğu halde aynı gerekçe ile adli para cezasına esas alınan temel tam gün sayısının asgari hadden uzaklaşılarak tayin edilmesi suretiyle çelişkiye neden olunması,
Bozmayı gerektirmiş, sanık müdafiinin temyiz itirazları bu itibarla yerinde görülmüş olduğundan hükmün bu sebeplerden dolayı 5320 Sayılı Yasanın 8/1.maddesi gereğince uygulanması gereken 1412 Sayılı CMUK.nun 321.maddesi uyarınca BOZULMASINA, 11.04.2013 tarihinde oybirliğiyle karar verildi.