Yargıtay Kararı 14. Ceza Dairesi 2012/11403 E. 2012/11618 K. 20.11.2012 T.

YARGITAY KARARI
DAİRE : 14. Ceza Dairesi
ESAS NO : 2012/11403
KARAR NO : 2012/11618
KARAR TARİHİ : 20.11.2012

Kasten yaralama ve çocuğun nitelikli cinsel istismarı suçlarından sanık … ile çocuğun nitelikli cinsel istismarı suçundan sanık …’un yapılan yargılamaları sonunda; sanık …’in kasten yaralama ve beden ve ruh sağlığını bozacak şekilde çocuğun nitelikli cinsel istismarı suçlarından; sanık …’un atılı suçtan mahkûmiyetlerine dair … Ağır Ceza Mahkemesinden verilen 26.09.2011 gün ve 2010/189 Esas, 2011/201 Karar sayılı sanık … hakkında beden ve ruh sağlığını bozacak şekilde çocuğun nitelikli cinsel istismarı suçundan kurulan hüküm yönünden re’sen de temyize tabi hükümlerin süresi içinde Yargıtayca incelenmesi sanık … ve müdafii ile sanık … müdafii tarafından istenilmiş olduğundan dava evrakı Yargıtay Cumhuriyet Başsavcılığından tebliğname ile Daireye gönderilmekle incelenerek gereği düşünüldü:
Yüzlerine karşı verilen 26.09.2011 tarihli hükümleri 27.09.2011 ve 28.09.2011 tarihlerinde temyiz eden sanık … ve müdafiin temyiz istemlerinin yasal süresinde olduğu belirlenerek bu sanık hakkında kasten yaralama ve beden ve ruh sağlığını bozacak şekilde çocuğun nitelikli cinsel istismarı suçlarından kurulan hükümlere yönelik temyiz istemlerinin incelenmesinde;
TCK.nın 49/1. maddesinde “süreli hapis cezası kanunda aksi belirtilmeyen halde 20 yıldan fazla olamaz” şeklinde temel cezanın üst sınırının düzenlendiği, bu maddenin sonuç cezaya ilişkin üst sınır içermediği, ancak, 29.6.2005 gün ve 5377 sayılı yasa ile 5237 sayılı TCK’na eklenen 61/7. maddesinde “süreli hapis cezasını gerektiren bir suçtan dolayı bu madde hükümlerine göre belirlenen sonuç ceza 30 yıldan fazla olamaz” şeklinde bir düzenleme yapıldığı, Yargıtay Ceza Genel Kurulunun, Dairemizce de benimsenen 30.5.2006 gün 2006/147 Esas, 2006/149 Karar sayılı ilamında da açıklandığı üzere; temel cezanın üst sınırının gösterilmediği durumlarda bunu 20 yıl ile sınırlayan 49/1. maddesinin TCK.nın 103/2, 103/3 ve 103/4. maddeleri uyarınca belirlenen cezayı da sınırlar şekilde yorumlanmasının mümkün olmadığı gözetilmeden, beden ve ruh sağlığını bozacak şekilde çocuğun nitelikli cinsel istismarı suçundan hükmolunan 23 yıl 6 ay hapis cezasının 20 yıla indirilmesi suretiyle eksik ceza tayini karşı temyiz bulunmadığından bozma nedeni yapılmamıştır.

Yapılan yargılamaya, toplanıp karar yerinde gösterilen delillere, mahkemenin soruşturma sonuçlarına uygun olarak oluşan kanaat ve takdirine, incelenen dosya içeriğine göre yerinde görülmeyen sair temyiz itirazlarının reddine,
Ancak;
TCK.nın 53/3. maddesi uyarınca aynı Kanunun 53/1-c maddesinde düzenlenen kendi alt soyu üzerindeki velayet, vesayet ve kayyımlık haklarından yoksunluğun koşullu salıverilmeye, diğerleri üzerindeki vesayet ve kayyımlık yetkileri yönüyle ise hak mahrumiyetinin infaz tamamlanıncaya kadar hükmedilmesi gerektiğinin gözetilmemesi,
Kanuna aykırı, sanık … ve müdafiin temyiz itirazları bu itibarla yerinde görüldüğünden kısmende re’sen temyize tâbi hükümlerin 5320 sayılı Kanunun 8/1. maddesi gözetilerek 1412 sayılı CMUK.nın 321. maddesi uyarınca BOZULMASINA, ancak bu hususun yeniden yargılama yapılmaksızın düzeltilmesi mümkün bulunduğundan, aynı Kanunun 322. maddesinin verdiği yetkiye dayanarak hükümlerde yer alan “TCK.nın 53/1-c (velayet hakkından, vesayet veya kayyımlığa ait bir hizmette bulunmaktan) maddesindeki yoksun bırakılmanın şartlı salıverilme süresine kadar devamına ilişkin bölümler çıkartılarak, yerlerine “TCK.nın 53/3. maddesi uyarınca 53/1. maddesinin (c) bendinde belirtilen kendi alt soyları üzerindeki velayet, vesayet ve kayyımlık yetkilerinden koşullu salıverilmelerine kadar, diğer kişiler yönünden ise vesayet ve kayyımlık yetkilerinden hapis cezalarının infazı tamamlanıncaya kadar yoksun bırakılmalarına” ibareleri eklenmek suretiyle sair yönleri usul ve kanuna uygun olan hükümlerin DÜZELTİLEREK ONANMASINA,
Sanık … hakkında çocuğun nitelikli cinsel istismar suçundan kurulan hükme yönelik temyiz istemine gelince;
Yapılan yargılamaya, toplanıp karar yerinde gösterilen delillere, mahkemenin soruşturma sonuçlarına uygun olarak oluşan kanaat ve takdirine, incelenen dosya içeriğine göre sair temyiz itirazlarının reddine,
Ancak;
Sanık müdafii tarafından temyiz aşamasında sunulan … Devlet Hastanesi Özürlü Sağlık Kurulu’nca düzenlenen 10.05.2011 tarihli raporda; sanık …’un Atipik Psikoz ve donuk zeka rahatsızlığı nedeniyle %80 özürlü olduğunun bildirilmesi karşısında, TCK.nın 32. maddesi uyarınca, sanığın akıl hastalığı nedeniyle işlediği fiilin hukuki anlam ve sonuçlarını algılayıp algılayamadığı veya bu suça ilişkin davranışlarını yönlendirme yeteneğinin azalmış olup olmadığı konusunda usulüne uygun olarak rapor alındıktan sonra sonucuna göre, hukuki durumunun belirlenmesinde zorunluluk bulunması,

Uygulamaya göre de:
TCK.nın 53/3. maddesi uyarınca aynı Kanunun 53/1-c maddesinde düzenlenen kendi alt soyu üzerindeki velayet, vesayet ve kayyımlık haklarından yoksunluğun koşullu salıverilmeye, diğerleri üzerindeki vesayet ve kayyımlık yetkileri yönüyle ise hak mahrumiyetinin infaz tamamlanıncaya kadar hükmedilmesi gerektiğinin gözetilmemesi,
Kanuna aykırı, sanık … müdafiin temyiz itirazları bu itibarla yerinde görüldüğünden, hükmün 5320 sayılı Kanunun 8/1. maddesi gözetilerek CMUK.nın 321. maddesi uyarınca BOZULMASINA, 20.11.2012 tarihinde oybirliğiyle karar verildi.