YARGITAY KARARI
DAİRE : 15. Ceza Dairesi
ESAS NO : 2013/1178
KARAR NO : 2013/2356
KARAR TARİHİ : 11.02.2013
MAHKEMESİ :Ağır Ceza Mahkemesi
SUÇ : Nitelikli dolandırıcılık
HÜKÜM : Beraat
Dosya incelenerek gereği düşünüldü;
Katılan vekilinin temyiz talebinin sanığın 2003 ve 2004 yıllarındaki eylemlerinden dolayı verilen beraat hükmüne yönelik bulunduğu belirlenerek yapılan incelemede;
Gerekçeli karar başlığında, suç tarihinin menfaatin son olarak temin edildiği 2003 yılı doğrudan gelir desteği başvurusu yönünden 28/07/2004, 2004 yılı doğrudan gelir desteği başvurusu yönünden 26/12/2005 tarihi olması gerekirken 2003 ve 2004 yılı olarak yanlış gösterilmesi mahallinde düzeltilmesi mümkün yazım hatası kabul edilmiş, 2004 yılında yaptığı doğrudan gelir desteği yönünden dolandırıcılık eyleminden dolayı tebliğnamedeki düşünceye iştirak edilmemiştir.
1-Sanığın 2004 yılında yaptığı doğrudan gelir desteği başvurusu nedeniyle nitelikli dolandırıcılık suçundan kurulan beraat hükmüne yönelik incelemede;
Dolandırıcılık suçunun oluşabilmesi için; failin bir kimseyi, kandırabilecek nitelikte hileli davranışlarla hataya düşürüp, onun veya başkasının zararına, kendisine veya başkasına yarar sağlaması gerekmektedir.
Hile nitelikli bir yalandır. Fail tarafından yapılan hileli davranış belli oranda ağır, yoğun ve ustaca olmalı, sergileniş açısından mağdurun inceleme olanağını ortadan kaldıracak nitelikte bir takım hareketler olmalıdır. Kullanılan hileli davranışlarla mağdur yanılgıya düşürülmeli ve bu yanıltma sonucu yalanlara inanan mağdur tarafından sanık veya bir başkasına haksız çıkar sağlanmalıdır.
Hilenin kandırıcı nitelikte olup olmadığı olaysal olarak değerlendirilmeli, olayın özelliği, mağdurun durumu, fiille olan ilişkisi, kullanılan hilenin şekli, kullanılmışsa gizlenen veya değiştirilen belgenin nitelikleri ayrı ayrı nazara alınmalıdır.
Somut olayda; sanığın doğrudan gelir desteği projesi kapsamında 2004 yılları için başvuruda bulunup tarım yaptığını beyan ettiği yerlerden Uzunütük mevkiinde 7 dönüm, Tatlıdere mevkiinde 15 dönüm ve Düzağaç mevkiinde 5 dönüm yeri ekmediği halde ekmiş gibi bildirimde bulunduğu ve doğrudan gelir desteği ödemesinden yararlandığının iddia edildiği olayda, komisyon tarafından yapılan kadastro görmemiş yerlerin arazi tespitinde 2004 yılları yönünden gerçeğe aykırı herhangi bir bildirimin ve eylemin söz konusu olmadığından suçun unsurları itibariyle oluşmaması nedeniyle beraat yönelik kabulde bir isabetsizlik görülmemiştir.
Yapılan yargılamaya, toplanıp karar yerinde gösterilen delillere, mahkemenin kovuşturma sonuçlarına uygun olarak oluşan kanaat ve takdirine, incelenen dosya kapsamına göre, katılan vekilinin yerinde görülmeyen temyiz itirazlarının reddiyle, hükmün ONANMASINA,
2-Sanığın 2003 yılında yaptığı doğrudan gelir desteği başvurusu nedeniyle nitelikli dolandırıcılık suçundan kurulan beraat hükmüne yönelik incelemede;
Sanığa yüklenen nitelikli dolandırıcılık suçunun gerektirdiği cezasının miktar ve nev’i itibariyle tabi olduğu 765 sayılı TCK.nun 102/4.maddesine göre, hesaplanan beş yıllık dava zamanaşımının; sorgusunun yapıldığı 23/10/2007 tarihi ile temyiz inceleme tarihi arasında gerçekleştiği anlaşılmakla; 5320 sayılı Yasanın 8/1.maddesi gereğince uygulanması gereken 1412 sayılı CMUK.nun 321.maddesi uyarınca hükmün BOZULMASINA, ancak bu husus yeniden yargılama yapılmasını gerektirmediğinden aynı kanunun 322.maddesinin verdiği yetkiye dayanılarak sanık hakkındaki kamu davasının gerçekleşen zamanaşımı nedeniyle 5271 sayılı CMK’un 223/8.maddesi uyarınca DÜŞMESİNE, 11/02/2013 gününde oybirliğiyle karar verildi.