Yargıtay Kararı 15. Ceza Dairesi 2012/20601 E. 2013/2268 K. 07.02.2013 T.

YARGITAY KARARI
DAİRE : 15. Ceza Dairesi
ESAS NO : 2012/20601
KARAR NO : 2013/2268
KARAR TARİHİ : 07.02.2013

MAHKEMESİ :Asliye Ceza Mahkemesi
SUÇ : Dolandırıcılık
HÜKÜM : Mahkumiyet

Dosya incelenerek gereği düşünüldü;
6217 Sayılı kanunun 13.maddesinin Anayasa Mahkemesinin 20.11.2011 tarih ve 2011/54-142 sayılı kararı ile iptal edilmesi karşısında mahkemenin 09.07.2012 tarihli temyiz harcı ödenmemesi nedeniyle temyiz isteminin reddine ilişkin ek kararının kaldırılarak yapılan incelemede;
Dolandırıcılık suçunun oluşabilmesi için; failin bir kimseyi, kandırabilecek nitelikte hileli davranışlarla hataya düşürüp,onun veya başkasının zararına, kendisine veya başkasına yarar sağlaması gerekmektedir.
Hile nitelikli bir yalandır. Fail tarafından yapılan hileli davranış belli oranda ağır, yoğun ve ustaca olmalı,sergileniş açısından mağdurun inceleme olanağını ortadan kaldıracak nitelikte bir takım hareketler olmalıdır. Kullanılan hileli davranışlarla mağdur yanılgıya düşürülmeli ve bu yanıltma sonucu yalanlara inanan mağdur tarafından sanık veya bir başkasına haksız çıkar sağlanmalıdır.
Hilenin kandırıcı nitelikte olup olmadığı olaysal olarak değerlendirilmeli, olayın özelliği, fiille olan ilişkisi, mağdurun durumu, kullanılmışsa gizlenen veya değiştirilen belgenin nitelikleri ayrı ayrı nazara alınmalıdır.
Somut olayda;
Antakyada yaşayan ve üç ay önce bir oto galeriden aracın devrini üzerine almadan araç satın alan katılanın,satıp yenisini almak için Hatay açık oto pazarına götürdüğü, burada kendisini İslahiye … müdürü olarak tanıtan sanığın yanında bacanağı olarak tanıttığı bir şahıs bulunduğu halde araca alıcı olup katılandan telefonunu aldığı, aynı gün akşam katılanı arayan sanığın, parayı İslahiye İlçesinde vereceğini söyleyerek katılandan adına vekaletname hazırlamasını istediği, aralarındaki anlaşma gereği 25.03.2008 günü katılanın, aracı satın aldığı galeriye giderek aracın satışına ait …’a yetki veren vekaletnameyi galeriden alarak satış için yetkili vekil … ile notere gittiği ve Hatay 4. Noterliği’nde 25.03.2008 tarih ve 6007 yevmiye no’lu vekaletname ile vekil …’a vekaleten sanık …’e araç satış yetkisi veren vekaletnameyi tanzim ettirdiği, daha sonra sanık … ile telefon ile görüşen katılanın arkadaşı tanık … ile İskenderun’a giderek sanık ile görüştüğü, vekaletnameyi inceleyen sanığın vekaletnamede doğum tarihinin yanlış olduğunu bildirerek bunu düzelttirip 27.03.2008 tarihinde İslahiye’de aracı teslim alacağını söylemesi üzerine aynı gün katılanın tanık … ile Antakya 4. Noterliği’ne giderek sanığın vekaletnamedeki doğum tarihini düzelttirdikten sonra yine aynı gün İslahiye İlçesine satış için geldikleri, burada … hanında bulunan kıraathanede sanık ile buluştukları, katılanın aracın ruhsatını ve satış yetkisi veren vekaletnameyi sanığa verdiği, daha sonra birlikte üst katta bulunan notere giderek vekaletname ile sanığın araç devrini alıp alamayacağını sordukları, noterden ayrıldıktan sonra tekrar kıraathaneye indikleri, burada otururken sanığın aracın anahtarını katılandan isteyerek bankadan parayı alıp geleceğini bildirdiği, aracın anahtarını alan ruhsat ve vekaletname elinde bulunan sanığın katılanın yanından ayrıldığı,sanığın bacanağı olarak kendisini tanıtan şahsın da sanığın ardından bir müddet sonra ayrıldığı, burada bir süre bekleyen katılan ve arkadaşı …’ın sanık dönmeyince sanığa ulaşmaya çalıştıkları, ancak sanığın katılan ile irtibatlı olduğu cep telefonunu kapattığı, sanığa ve akrabasına ulaşamayan sanığı bulmak için katılanın arkadaşı tanık … ile sanığın çalıştığını zannettiği İslahiye … işletme şefliğine gittiği, oradaki yetkililerden sanığın …’ta çalışmadığını öğrendiği, aynı gün şikayetçi olan katılanın müracaatı üzerine söz konusu aracın trafik kaydına çalıntı olduğunun işlendiği, sanığın elinde bulunan vekaletnameye istinaden aracı aynı gün içinde … noterliğince düzenlenen 27.03.2008 tarih ve 2248 yevmiye no’lu araç satış sözleşmesi ile …’e 5.265 TL’ye sattığının anlaşıldığı olayda,eyleminin dolandırıcılık suçunu oluşturduğuna yönelik kabulde bir isabetsizlik görülmemiştir.
Dosya içerisindeki adli sicil kaydına göre tekerrüre esas mahkumiyeti bulunan sanık hakkında 5237 sayılı TCK’nın 58/6. maddesi uyarınca mükerrirlere özgü infaz rejiminin uygulanmasına karar verilmemesi hususu, aleyhe temyiz bulunmadığından bozma nedeni yapılmamıştır.
Yapılan yargılamaya, toplanıp karar yerinde gösterilen delillere, mahkemenin kovuşturma sonuçlarına uygun olarak oluşan kanaat ve takdirine, incelenen dosya kapsamına göre, sanığın temyiz itirazlarının reddiyle hükmün ONANMASINA, 07.02.2013 tarihinde oybirliğiyle karar verildi.