Yargıtay Kararı 15. Ceza Dairesi 2011/22019 E. 2013/7070 K. 17.04.2013 T.

YARGITAY KARARI
DAİRE : 15. Ceza Dairesi
ESAS NO : 2011/22019
KARAR NO : 2013/7070
KARAR TARİHİ : 17.04.2013

MAHKEMESİ :Ağır Ceza Mahkemesi
SUÇ : Dolandırıcılık

Dosya incelenerek gereği düşünüldü;
Dolandırıcılık suçunun oluşabilmesi için; failin bir kimseyi, kandırabilecek nitelikte hileli davranışlarla hataya düşürüp, onun veya başkasının zararına, kendisine veya başkasına yarar sağlaması gerekmektedir.
Hile nitelikli bir yalandır. Fail tarafından yapılan hileli davranış belli oranda ağır, yoğun ve ustaca olmalı, sergileniş açısından mağdurun inceleme olanağını ortadan kaldıracak nitelikte bir takım hareketler olmalıdır. Kullanılan hileli davranışlarla mağdur yanılgıya düşürülmeli ve bu yanıltma sonucu yalanlara inanan mağdur tarafından sanık veya bir başkasına haksız çıkar sağlanmalıdır.
Hilenin kandırıcı nitelikte olup olmadığı olaysal olarak değerlendirilmeli, olayın özelliği, mağdurun durumu, fiille olan ilişkisi, kullanılan hilenin şekli, kullanılmışsa gizlenen veya değiştirilen belgenin nitelikleri ayrı ayrı nazara alınmalıdır.
Somut olayda; 2006 yılı Ocak ayı içinde çalışmak için Antalya’ya giden sanık …’in, katılana ait iş yerinde çalıştığı dönemde katılanı, halasının Ahlat ilçesinde 6.000 adet eski … altını bulduğuna, tanesini 60 TL’ye satacağına ikna etmesi üzerine, katılanın yanında akrabası tanık… da olduğu halde 07.02.2006 tarihinde sanık … ile birlikte yola çıktıkları, …’in Tatvan ilçesinde otobüsten indiği, katılan ve tanık…’un ise Van’a gittikleri, 09.02.2006 tarihinde … ilçesinde buluştukları, …’in katılana iki adet altını numune olarak verdiği, katılanın altınları bir kuyumcuya göstermesi ile gerçek olup değerinin 150 TL olduğunu öğrendiği, sonrasında …’in halası olduğunu söylediği bir şahsı telefonla aradığı, telefondaki bayanın altının tanesini 60 TL’den vereceğini söylemesi üzerine katılanın bütün şartları kabul ederek, 10.02.2006 tarihinde tanık… ve yine katılanın akrabası tanık … ile birlikte Ahlat’a geldiği,
… ile bir kahvehanede buluşup oturdukları, …’in altınları karanlıkta, kimsenin olmadığı bir saatte vereceğini söylemesi nedeniyle hava kararınca halasının evine doğru yola çıktıkları, yolda …’in halası diye beyan ettiği şahsı tekrar arayarak “geliyoruz altınları hazırlayın” diye bir telefon görüşmesi yaptığı, …’in katılana, halasının oğlunun biraz akıl hastası olduğunu söyleyerek eve sadece ikisinin gidebileceğini, yoksa halasının kabul etmeyeceğini söylemesi üzerine katılan ile …’in araçtan indikleri, tanıkların ise araçta bekledikleri, karanlıkta ilerleyerek bir evin bahçesine gittikleri, bir süre sonra diğer sanık …’ün elinde bulunan bur çuval içerisindeki bidonla yanlarına geldiği, …’in paraları istemesi üzerine katılanın yanında getirdiği 21.000 TL ve 400 ABD dolarını sanıklara verdiği, parayı alan sanıkların bidonu bırakarak kaçtıkları, katılanın bidonun içindeki altınların sahte olduğunu anladığı şeklindeki eylemin dolandırıcılık suçunu oluşturduğuna yönelik kabulde bir isabetsizlik görülmemiştir.
Yapılan yargılamaya, toplanıp karar yerinde gösterilen delillere, mahkemenin kovuşturma sonuçlarına uygun olarak oluşan kanaat ve takdirine, incelenen dosya kapsamına göre; sanık … müdafii ve sanık …’ün yerinde görülmeyen temyiz itirazlarının reddiyle, hükmün ONANMASINA, 17.04.2013 tarihinde oybirliğiyle karar verildi.