YARGITAY KARARI
DAİRE : 15. Ceza Dairesi
ESAS NO : 2013/18294
KARAR NO : 2013/14866
KARAR TARİHİ : 07.10.2013
Tehdit, dolandırıcılık ve tacir veya şirket yöneticileri ile kooperatif yöneticilerinin dolandırıcılığı suçlarından şüpheliler …, …, …, …, … ve … haklarında yapılan soruşturma evresi sonucunda, … Cumhuriyet Başsavcılığınca verilen 11/09/2012 tarihli ve 2012/29898 soruşturma, 2012/29721 sayılı kovuşturmaya yer olmadığına dair kararma yönelik müşteki … Mensucat San. Ve Tic. A.Ş. vekili tarafından yapılan itirazın reddine ilişkin, mercii … 7. Ağır Ceza Mahkemesinin 04/03/2013 tarihli ve 2013/235 değişik iş sayılı karar aleyhine Yüksek Adalet Bakanlığınca verilen 28/05/2013 gün ve 2013/8559/34138 sayılı kanun yararına bozma talebine dayanılarak dava dosyası Yargıtay Cumhuriyet Başsavcılığının 26.06.2013 gün ve 2013/218034 sayılı tebliğnamesiyle dairemize gönderilmekle okundu.
Kanun yararına bozma isteyen tebliğnamede;
5271 sayılı Ceza Muhakemesi Kanunu’nun 160. maddesinde yer alan “Cumhuriyet savcısı, ihbar veya başka bir suretle bir suçun işlendiği izlenimini veren bir hâli öğrenir öğrenmez kamu davasını açmaya yer olup olmadığına karar vermek üzere hemen işin gerçeğini araştırmaya başlar. Cumhuriyet savcısı, maddî gerçeğin araştırılması ve … bir yargılamanın yapılabilmesi için, emrindeki adli kolluk görevlileri marifetiyle, şüphelinin lehine ve aleyhine olan delilleri toplayarak muhafaza altına almakla ve şüphelinin haklarını korumakla yükümlüdür.” şeklindeki düzenleme karşısında, Cumhuriyet savcısının soruşturma yapmak zorunda olduğu, şüphelilerin tehdit, dolandırıcılık ve tacir veya şirket yöneticileri ile kooperatif yöneticilerinin dolandırıcılığı suçlarını işlediklerinin iddia edilmiş olunduğu, ancak şüphelilerin ifadelerinin alınması dahil hiçbir soruşturma işlemi yapılmadığı, müştekilerin ifadelerinin alınması ile yetinilerek kovuşturmaya yer olmadığına dair karar verildiği, ortada 5271 sayılı Kanun’a uygun bir soruşturmanın bulunmadığı bir durumda, anılan Kanun’un 160. maddesi ve diğer maddeleri uyarınca soruşturma yapmasını sağlamak maksadıyla itirazın kabul edilmesi gerektiği gözetilmeden, yazılı şekilde reddine karar verilmesinde isabet görülmediğinden 5271 sayılı CMK’nın 309. maddesi uyarınca anılan kararın bozulması lüzumu kanun yararına bozma talebine dayanılarak ihbar olunmuştur.
GEREĞİ DÜŞÜNÜLDÜ:
Kanun yararına bozmaya atfen düzenlenen ihbarnamedeki düşünce yerinde görüldüğünden; … 7. Ağır Ceza Mahkemesi’nin 04.03.2013 tarih ve 2013/235 D. İş sayılı kararının 5271 sayılı CMK’nın 309. maddesi gereğince, BOZULMASINA, müteakip işlemlerin mahkemesince yerine getirilmesine 07.10.2013 tarihinde oybirliğiyle karar verildi.