YARGITAY KARARI
DAİRE : 15. Ceza Dairesi
ESAS NO : 2011/65459
KARAR NO : 2013/9440
KARAR TARİHİ : 21.05.2013
MAHKEMESİ :Ağır Ceza Mahkemesi
SUÇ : Dolandırıcılık
HÜKÜM : Beraat
Dosya incelenerek gereği düşünüldü;
Dolandırıcılık suçunun oluşabilmesi için; failin bir kimseyi, kandırabilecek nitelikte hileli davranışlarla hataya düşürüp,onun veya başkasının zararına, kendisine veya başkasına yarar sağlaması gerekmektedir.
Hile nitelikli bir yalandır. Fail tarafından yapılan hileli davranış belli oranda ağır, yoğun ve ustaca olmalı,sergileniş açısından mağdurun inceleme olanağını ortadan kaldıracak nitelikte bir takım hareketler olmalıdır.Kullanılan hileli davranışlarla mağdur yanılgıya düşürülmeli ve bu yanıltma sonucu yalanlara inanan mağdur tarafından sanık veya bir başkasına haksız çıkar sağlanmalıdır.
Hilenin kandırıcı nitelikte olup olmadığı olaysal olarak değerlendirilmeli, olayın özelliği, fiille olan ilişkisi, mağdurun durumu, kullanılmışsa gizlenen veya değiştirilen belgenin nitelikleri ayrı ayrı nazara alınmalıdır.
Yapılan yargılamaya, toplanıp karar yerinde gösterilen delillere, mahkemenin kovuşturma sonuçlarına uygun olarak oluşan kanaat ve takdirine, incelenen dosya kapsamına göre, katılan vekilinin yerinde görülmeyen diğer temyiz itirazlarının reddine, ancak;
Sanığın, Altarnatif Bank…şubesine ait keşide tarihi 10/10/2006 olan ve …Gıda Petrol Ürn. Şirketi adına düzenlenmiş çeki yetkili şirket müdürü gibi imzalayıp şikayetçi Altın inş. Mal. Ltd. Şirketine verdiği, katılan tarafından çekin süresinde bankaya ibraz edilmiş olup, banka tarafından çek üzerine karşılıksız şehri konulduğu, sanığın yetkisiz olarak çek keşide etmesi nedeniyle hakkında nitelikli dolandırıcılık suçundan cezalandırılması için dava açıldığı somut olayda,
Gerçeğin kuşkuya yer vermeyecek şekilde belirlenmesi için; …Gıda Petrol Ürn. Şirketinin unvan değişikliği sonucu … Gıda Akaryakıt Şirketi adını aldığı, sanığın ve şirketin yetkili temsilcisi olan tanık …’ün alınan ifadelerinde şirketi fiilen sanığın yönettiğini ve şirket adına tüm işlemleri yaptığını beyan etmeleri karşısında ; Türkiye Ticaret Sicili Gazetesinden ilgili şirketin kayıtları mahkemeye getirtilerek, tespit edilen şirket ortaklarının mahkemeye celp edilip sanığa çek tanzim etmesi ile ilgili resmen ya da fiilen yetki verip vermedikleri sorulmak suretiyle tanık olarak bilgilerine başvurulup, sanığın çek keşide etme yetkisi bulunduğuna dair varsa belge veya noter sözleşmesinin dosyaya eklenmesi sonucu tüm deliller birlikte değerlendirilerek sonucuna göre sanığın hukuki durumunun tayin ve tespiti gerekirken eksik araştırma ile yazılı şekilde hüküm verilmesi,
Bozmayı gerektirmiş, katılan vekilinin temyiz itirazları bu itibarla yerinde görüldüğünden hükmün 5320 sayılı Yasanın 8/1.maddesi gereğince uygulanması gereken 1412 Sayılı CMUK’nun 321.maddesi gereğince BOZULMASINA, 21.05.2013 gününde oybirliğiyle karar verildi.