Yargıtay Kararı 15. Ceza Dairesi 2012/6704 E. 2013/16898 K. 06.11.2013 T.

YARGITAY KARARI
DAİRE : 15. Ceza Dairesi
ESAS NO : 2012/6704
KARAR NO : 2013/16898
KARAR TARİHİ : 06.11.2013

MAHKEMESİ :Ağır Ceza Mahkemesi
SUÇ : Nitelikli dolandırıcılık, resmi belgede sahtecilik
HÜKÜM : Mahkumiyet

Dosya incelenerek gereği düşünüldü;
Dolandırıcılık suçunun oluşabilmesi için; failin bir kimseyi, kandırabilecek nitelikte hileli davranışlarla hataya düşürüp, onun veya başkasının zararına, kendisine veya başkasına yarar sağlaması gerekmektedir. Hile nitelikli bir yalandır. Fail tarafından yapılan hileli davranış belli oranda ağır, yoğun ve ustaca olmalı, sergileniş açısından mağdurun inceleme olanağını ortadan kaldıracak nitelikte bir takım hareketler olmalıdır. Kullanılan hileli davranışlarla mağdur yanılgıya düşürülmeli ve bu yanıltma sonucu yalanlara inanan mağdur tarafından sanık veya bir başkasına haksız çıkar sağlanmalıdır. Hilenin kandırıcı nitelikte olup olmadığı olaysal olarak değerlendirilmeli, olayın özelliği, mağdurun durumu, fiille olan ilişkisi, kullanılan hilenin şekli, kullanılmışsa gizlenen veya değiştirilen belgenin nitelikleri ayrı ayrı nazara alınmalıdır.
TCK’nın 158/1-d bendinde belirtilen,Kamu kurum ve kuruluşlarının,kamu meslek kuruluşlarının,siyasî parti,vakıf veya dernek tüzel kişiliklerinin araç olarak kullanılması suretiyle dolandırıcılık suçunun işlenmesi, nitelikli hâl kabul edilmiştir.Söz konusu kurum yada kuruluşların konumunun suçun işlenmesinde kolaylık sağlayacağı düşüncesi, bu kurum ve kuruluşların bu suçta araç olarak kulanılmasının, ağırlaştırıcı neden olmasını gerektirmiştir.
Bu nitelikli halin uygulanabilmesi için,bunların isminin kullanılması yeterli olmayıp maddi varlığının kullanılması gerekmektedir.Araç olarak kullanılma,bu kurum veya kuruluşlara ait yazı veya belgeleri amaç dışı olarak kullanmak şeklinde olabilir. Bu kurumlara ait kimlik belgesinin gösterilmesi, basılı evraklarının, kıyafetlerinin, taşıtlarının kullanılması mağdurda güven oluşumunu sağlayacaktır.
Somut olayda; katılan … ’un 2005 yılında Bolvadin ilçesinde Özel Bolvadin Polikliniği ismi ile özel poliklinik açmayı düşündüğü, bu amaçla Eylül ayı içerisinde poliklinikte çalıştırmak üzere doktor ve aynı zamanda mesul müdür olarak görev yapacak birini aramak için gazeteye ilan verdiği,bu ilan üzerine sanığın herhangi bir tıp fakültesini bitirmediği ve doktorluk mesleği ile ilgisi olmadığı halde katılanı arayarak Ankara’nın Çubuk ilçesinde oturduğunu ve iş için görüşmek istediğini söylediği, bunun üzerine katılan ve eşi olan tanık …’un sanığın ikamet ettiği Çubuk İlçesine giderek sanıkla görüştükleri, burada sanığın katılan ve eşine kadın doğum uzmanı olduğunu, eğitimini yurt dışında yaptığı için uzmanlık dalı olan kadın doğum alanında Türkiye’de çalışmadığını, ancak pratisyen hekim olarak çalışabileceğini söyleyerek bu yönde katılanı inandırmak için sahte olarak düzenlenmiş olan Hacettepe Tıp Fakültesinden mezun olduğunu gösteren 04.08.2004 tarihli geçici mezuniyet belgesinin aslını gösterdiği, bunun üzerine katılan ile sanığın katılanın açacağı poliklinikte pratisyen doktor ve mesul müdür olarak aylık 2.000 TL ücretle çalışması karşılığında anlaştıkları, ayrıca yapılan anlaşmaya göre polikliniğin resmi işlemleri tamamlanmadığı için poliklinik henüz açılmadan 2 ay öncesi sanığa maaş ödemeye başladıkları, sanığın poliklinikte çalışmak için resmi işlemlerde kullanılmak üzere sahte olarak düzenlenmiş olan Hacettepe Tıp Fakültesinden mezun olduğuna ilişkin mezuniyet belgesinin aslını getirmeyerek Çubuk Noterliğinde 07.07.2005 tarihinde 6679 yevmiye numaralı işlem kaydı ile aslına uygun onaylatmış olduğu suretinin yine ….Noterliğinde … tarihinde … yevmiye numaralı işlem kaydı ile tekrar onaylı suretini çıkartmak suretiyle sahte mezuniyet belgesinin bu onaylı suretini katılana verdiği, sanığın vermiş olduğu bu belgelerin gerekli izinlerin alınması ve ayrıca mesul müdürlük belgesinin çıkartılması için Afyonkarahisar … ve Afyonkarahisar Tabipler Odasına gönderildiği,bu talep üzerine Afyonkarahisar Tabipler Odası tarafından 16.11.2005 tarihinde 1160 oda kayıt numarası ile sanığın odaya kaydının yapıldığı,yine Afyonkarahisar …’nden verilen 22.11.2005 tarih ve 137 belge numaralı “mesul müdürlük belgesi” ile ilgili yerlerden gerekli yazışmaların tamamlanarak sanığın 2005 yılı Aralık ayında resmi olarak polikliniğin açılmasından sonra çalışmaya başladığı ve 2006 yılı Haziran ayına kadar burada çalışmaya devam ettiği,ancak hastalara kötü muamelede bulunduğu yönünde şikayetler gelmesi üzerine katılanın sanığın işine son verdiği, bir süre sonra da katılanın polikliniği kapattığı, sanığın ayrıca Özel … Polikiliğinde de aynı belgeleri ibraz ederek kısı süreliğine çalıştığı daha sonra sanığın sahte mezuniyet belgesi ile doktor olarak çalıştığı yönünde gerek İl Sağlık Müdürlüğüne ihbar gelmesi üzerine yapılan inceleme sonucunda C.Başsavcılığına yapılan suç duyurusu ve katılanın bu durumu öğrenmesi üzerine bizzat yapmış olduğu şikayet başvurusu üzerine olayın ortaya çıktığı anlaşılmakla, sanığın eylemlerinin nitelikli dolandırıcılık ve resmi belgede sahtecilik suçlarını oluşturduğuna yönelik kabulde bir isabetsizlik görülmemiştir.
Tekerrüre esas mahkumiyeti bulunan sanık hakkında 5237 sayılı TCK’nın 58. maddesinin uygulanmaması aleyhe temyiz olmadığından bozma nedeni yapılmamıştır.
Yapılan yargılamaya, toplanıp karar yerinde gösterilen delillere, mahkemenin kovuşturma sonuçlarına uygun olarak oluşan kanaat ve takdirine, incelenen dosya kapsamına göre; sanık müdafiinin yerinde görülmeyen temyiz itirazlarının reddiyle, hükümlerin ONANMASINA, 06.11.2013 tarihinde oybirliğiyle karar verildi.