Yargıtay Kararı 15. Ceza Dairesi 2012/17320 E. 2013/17623 K. 14.11.2013 T.

YARGITAY KARARI
DAİRE : 15. Ceza Dairesi
ESAS NO : 2012/17320
KARAR NO : 2013/17623
KARAR TARİHİ : 14.11.2013

MAHKEMESİ :Ağır Ceza Mahkemesi
SUÇ : Nitelikli dolandırıcılık, suç uydurma, hırsızlık
HÜKÜM : Mahkumiyet, beraat

Dosya incelenerek gereği düşünüldü;
Katılan vekilinin sanık … hakkında kurulan hükümlerden sadece sigorta bedelini almak suretiyle dolandırıcılık suçuna ilişkin beraat kararını temyiz ettiği belirlenerek yapılan incelemede;
Dolandırıcılık suçunun oluşabilmesi için;
Failin bir kimseyi, kandırabilecek nitelikte hileli davranışlarla hataya düşürüp, onun veya başkasının zararına, kendisine veya başkasına yarar sağlaması gerekmektedir. Hile nitelikli bir yalandır. Fail tarafından yapılan hileli davranış belli oranda ağır, yoğun ve ustaca olmalı, sergileniş açısından mağdurun inceleme olanağını ortadan kaldıracak nitelikte bir takım hareketler olmalıdır. Kullanılan hileli davranışlarla mağdur yanılgıya düşürülmeli ve bu yanıltma sonucu yalanlara inanan mağdur tarafından sanık veya bir başkasına haksız çıkar sağlanmalıdır. Hilenin kandırıcı nitelikte olup olmadığı olaysal olarak değerlendirilmeli, olayın özelliği, fiille olan ilişkisi, mağdurun durumu, kullanılmışsa gizlenen veya değiştirilen belgenin nitelikleri ayrı ayrı nazara alınmalıdır.
Sigorta edenin dolandırılması, nitelikli hâl kabul edilmiştir. Suçun oluşması için, sigorta bedelini almak üzere, zararın gerçekleştiğini ileri sürerek bu bedeli sahte işlem ve belgelerle almaları ya da almaya kalkışmaları gerekir. Olayla ilgili belgeler sigorta kurumuna sunulmadıkça suçun icra hareketleri başlamaz. Failin sigortalı malını, sigorta bedelini almak için tahrip etmesi, yakması, bozması, yok etmesi kandırmaya yönelik ağır yalandır ve hiledir. Bu şekilde sigorta bedelinin alınması halinde dolandırıcılık suçu oluşur. Failin sigorta edilen veya sigorta bedelini alacak kişi olması gerekmez. Sigortanın türü de önemli değildir. Mal veya yaşam sigortası mali sorumluluk sigortası vb. olabilir.
Yanıltıcı uygulamaların sadece araç sigortalarında değil, bedeni hasarlar da dâhil olmak üzere her tür sigorta alanında yapıldığı, sigorta şirketinin sözleşme şartları çerçevesinde ödememesi gereken bir hasarı ödetmek amacıyla sigorta şirketine bilerek yanlış bilgi verilmesi veya önemli bir hususun gizlenmesi ya da sigorta süresi içerisinde kasıtlı olarak bir hasara sebep olunması veya hasarın miktarının olduğundan fazla gösterilmesi suretiyle yarar sağlanması şeklinde ortaya çıktığı gözlemlenmektedir.
Sanıkların sanayide otomobil ve kaporta tamircisi oldukları, yargılamaya konu … plaka sayılı araç üzerinde yapılan kriminal incelemede aracın şase numarasının Orijinal olmadığının tespit edildiği, aracın eski sahibi araştırıldığında … isimli bir şahsa ait olduğunun anlaşıldığı ancak …’a ulaşılamadığı, sanık …’nın bir şekilde bu aracı temin ederek, şikayetçi …’a 7500,00 TL karşılığında haricen satıp aracı ve bir adet kontak anahtarını teslim ettiği, şikayetçinin beyanına göre defalarca sanıktan aracın devrini istemesine rağmen sanık …’in aracın devrini yapmaya razı olmadığı, 26.09.2008 tarihinde şikayetçinin aracını park ettiği belediye otoparkından saat gece vakti çalındığı, polis tarafından yapılan araştırmada aracın Zirai aletler otoparkında park halinde bulunduğu, sanık …’ın müdafii huzurunda kollukta verdiği ilk ifadesinde suçu diğer sanık … ile birlikte işlediklerini beyan ettiği, yine … plaka sayılı araç ile ilgili olarak; aracın, gerçekte … plaka sayılı olduğu ve müştekilerden … adına kayıtlı olup oğlu müşteki …’nin kullanımında iken park ettiği sokaktan çalındığı, aracın bir şekilde sanık …’nın eline geçtiği, daha öncede izah edildiği üzere sanayide çalışması nedeniyle teknik bilgisi olan şüphelinin aracın şase numarası üzerinde oynama yaparak değiştirdiği, bu suretle araca … plaka sayılı aracın şase nosunu monte ettiği, aracı 11,000,00 TL bedel karşılığı müşteki …’a sattığı, aracın satımı karşılığında müştekinin kullanımında olan … plaka saylı Renault Spring marka araç ile birlikte 4000,00 TL’yi aldığı, aracın şikayetçi adına trafik tescilinin yapıldığı yine … plaka sayılı araca ilişkin olarak yapılan yargılamada 2006 yılı öncesinde kazalı olarak tanık … tarafından satın alındığı, tamir amacı ile şüpheli …’ya bırakıldığı, uzun süre tamir edilmemesi nedeniyle tanığın aracı almaktan vazgeçtiği, 23/03/2006 tarihinde suça konu aracın şüpheli …’ya satılarak kazalı haliyle teslim edildiği, yapılan araştırma sonucunda söz konusu aracın hiç bir şekilde tamiri yaptırılmadığı halde … tarafından 07/07/2006 tarihinde Sakarya ilinde … sigortanın acenteliğini yapmakta olan tanık …’in işyerinde kendisinin bulunmadığı bir zamanda sanık … ‘nın aracı göstermeksizin sağlam olduğuna inandırarak …’a sigorta poliçesi yaptırdığı, sanığın 17/12/2006 tarihinde Düzce … karakol amirliğine sigorta bedelini almak amacıyla gerçekte çalınmayan aracı hakkında hırsızlıktan şikayetçi olduğu, bu müracaatından faydalanarak Euroka sigortadan 06/02/2007 tarihinde 15390,00 TL hasar tazminatının şüpheli …’ya ödenmiş olduğu,
Somut olayda; sanık …’nın, alınan ekspertiz raporları kapsımına göre şase numarası değiştirilmiş … plaka sayılı aracı haricen …’a sattığı, bu suretle dolandırıcılık suçunu işlediği, aynı aracı …’ın müdafii huzurunda alınan savunması ve kolluk tarafından düzenlenmiş kameri kayıtlarının incelenmesine ilişkin tutanak içeriğine göre diğer sanık … ile birlikte çalarak gece vakti adet veya tahsis gereği dışarıda bırakılan eşya hakkında hırsızlık suçunu işlediği, sanık …’nın, … plaka sayalı aracı şase numarasını … plaka sayılı araca aktarmak suretiyle yaptığı hile ile katılan …’a satmak suretiyle dolandırıcılık suçunu işlediğine ilişkin kabulü ile, … plaka sayılı hasarlı aracın çalıntı olduğunu bilmesine rağmen satın alıp, hasarlı bir şekilde kasko yaptırdığı, daha sonra çalındığı yönünde kolluk görevlilerine ihbarda bulunmak suretiyle nitelikli dolandırıcılık ve suç uydurma suçlarını işlediğine dair mahkumiyetine yeter, her türlü şüpheden uzak, kesin ve inandırıcı delil elde edilemediği gerekçesi ile verilen beraat kararında bir isabetsizlik görülmemiştir.
Yapılan yargılamaya, toplanıp karar yerinde gösterilen delillere, mahkemenin kovuşturma sonuçlarına uygun olarak oluşan kanaat ve takdirine, incelenen dosya kapsamına göre, katılan vekili ve sanıklar müdafiilerinin yerinde görülmeyen temyiz itirazlarının reddiyle, hükmün ONANMASINA, 14/11/2013 tarihinde oybirliği ile karar verildi.