YARGITAY KARARI
DAİRE : 15. Ceza Dairesi
ESAS NO : 2011/66623
KARAR NO : 2013/9869
KARAR TARİHİ : 28.05.2013
MAHKEMESİ :Asliye Ceza Mahkemesi
SUÇ : Hizmet Nedeniyle Güveni Kötüye Kullanma
HÜKÜM : Mahkumiyet
Dosya incelenerek gereği düşünüldü:
Güveni kötüye kullanma suçunun oluşabilmesi için; failin bir malın zilyedi olması, malın iade edilmek veya belirli bir şekilde kullanmak üzere faile rızayla tevdi ve teslim edilmesi, failin kendisine verilen malı, veriliş gayesinin dışında, zilyedi olduğu malda malikmiş gibi satması, rehnetmesi tüketmesi, değiştirmesi veya bozması ve benzeri şekillerde tasarrufta bulunması ya da devir olgusunu inkar etmesi şeklinde, kendisine veya başkasına yarar sağlaması gerekmektedir.
Sanık …’ün, Kozan İlçesi’nde faaliyet gösteren katılan …’na ait işyerinden …’in …ilçesinde faaliyet gösteren bir un fabrikasına mısır götürmek üzere 16960 kg. mısırı…plaka sayılı kamyona yüklediği ve teslim etmesi gereken yere teslim etmeyerek mal edindiği iddia edilen olayda;
Sanığın aşamalarda atılı suçu ısrarla inkar etmesi, eyleminin, sadece B sınıfı olduğunu iddia ettiği ehliyetini güvenerek istemesi üzerine …’a verdiğini…plaka sayılı aracı ve… nolu telefonu kullananın … olduğunu, ehliyetine ait bilgilerin onun tarafından kamyoncular garajına verildiğine ilişkin savunması, suçta kullanılan taşıma irsaliyesinin, …’ın kardeşi olduğu zabıta araştırması ile tespit edilen …adına olması, sanık tarafından kullanıldığı iddia edilen ve sevk irsaliyesine yazılan … nolu cep telefonunun … adına kayıtlı olması, zabıta araştırmasında da … tarafından kullanıldığının belirtilmiş olması, katılanın beyanında; sanığı iş yerlerine
getiren kişinin…olduğunu, sanıkla kendisinin yüz yüze gelmediğini, ancak; oğlunun muhatap olduğunu beyan etmesi karşısında; gerçeğin kuşkuya meydan vermeyecek şekilde tespiti bakımından;
1-…ile katılanın oğlunun eyleme ilişkin olarak tanık sıfatıyla dinlenerek, imkan bulunması halinde sanık … ve …’ın yüzleştirme için şahsen temini; mümkün olmadığı takdirde teşhise elverişli fotoğraflarının temin edilerek tanıklara gösterilmek suretiyle eylemi gerçekleştiren kişinin kimlik bilgilerinin kesin şekilde tespite çalışılması,
2- Sanık tarafından düzenlendiği iddia edilen sevk irsaliyesi, taşıma irsaliyesi ve taşıma formu asıllarının temin edilerek bu evraklarda bulunan yazı ve imza örnekleri ile sanık … ve …’ın imza ve yazı örneklerinin bilirkişi marifetiyle karşılaştırılması,
3- Katılana ait sevk irsaliyesinde suça konu malın teslim edildiği şöförün ehliyet numarası olan “51592” sayılı ehliyet numarasının kime ait olduğunun ve bilgilerinin Trafik Daire Başkanlığı’ndan sorulması suretiyle sanığın hukuki durumunun takdir ve tayini gerekirken eksik incelemeyle yazılı şekilde karar verilmesi,
Kabule göre de;
Sanık hakkında temel ceza tayini sırasında hürriyeti bağlayıcı cezanın alt sınırdan belirlendiği halde adli para cezasının alt sınırdan uzaklaşılarak tespit edilmesi,
Bozmayı gerektirmiş, sanığın temyiz itirazları bu itibarla yerinde görülmüş olduğundan hükmün bu sebepten dolayı 5320 sayılı Kanunun 8/1. maddesi gereğince uygulanması gereken 1412 sayılı CMUK’un 321. maddesi uyarınca BOZULMASINA, 28.05.2013 tarihinde oybirliğiyle karar verildi.