YARGITAY KARARI
DAİRE : 15. Ceza Dairesi
ESAS NO : 2011/18180
KARAR NO : 2013/1126
KARAR TARİHİ : 23.01.2013
MAHKEMESİ :Asliye Ceza Mahkemesi
SUÇ : Dolandırıcılık
HÜKÜM : Mahkumiyet
Dosya incelenerek gereği düşünüldü;
Dolandırıcılık suçunun oluşabilmesi için;failin bir kimseyi,kandırabilecek nitelikte hileli davranışlarla hataya düşürüp,onun veya başkasının zararına, kendisine veya başkasına yarar sağlaması gerekmektedir.
Hile nitelikli bir yalandır. Fail tarafından yapılan hileli davranış belli oranda ağır, yoğun ve ustaca olmalı, sergileniş açısından mağdurun inceleme olanağını ortadan kaldıracak nitelikte bir takım hareketler olmalıdır. Kullanılan hileli davranışlarla mağdur yanılgıya düşürülmeli ve bu yanıltma sonucu yalanlara inanan mağdur tarafından sanık veya bir başkasına haksız çıkar sağlanmalıdır.
Hilenin kandırıcı nitelikte olup olmadığı olaysal olarak değerlendirilmeli, olayın özelliği, mağdurun durumu, fiille olan ilişkisi, kullanılan hilenin şekli, kullanılmışsa gizlenen veya değiştirilen belgenin nitelikleri ayrı ayrı nazara alınmalıdır.
Somut olayda;sanıkların fikir ve eylem birliği içinde hareket ederek aracını satmak isteyen katılanın aracını almak istedikleri ve bu aracın alım satımı hususunda 9.700 TL.ye aralarında anlaştıkları akabinde … 8. Noterliğinde 21.02.2006 tarihinde sanık … adına aracın kati satış sözleşmesinin düzenlendiği,sanıkların devamlı olarak müştekiye kendilerinin güvenilir insanlar olduğunu, hububat tüccarı olduklarını söyledikleri,noterden çıktıktan sonra parayı İş Bankasından çekeceklerini ancak henüz paranın İş Bankasına yatırılmadığını belirterek onu bir müddet oyaladıkları,para gelinceye kadar güven oluşturması için araç bedeline karşılık sanık …’ın tanzim tarihi bulunmayan 21.02.2006 vadeli 10.000.TL bedelli bonoyu katılana verdiği akabinde sanıkların bir fırsatını bulup katılanı araçtan indirip araçla birlikte ortadan kayboldukları şeklinde gerçekleşen eylemde, dolandırıcılık suçunun oluştuğuna yönelik mahkemenin kabulünde bir isabetsizlik görülmemiştir.
1-Sanık … hakkında kurulan hükme yönelik incelemede;
Yapılan yargılamaya, toplanıp karar yerinde gösterilen delillere, mahkemenin kovuşturma sonuçlarına uygun olarak oluşan kanaat ve takdirine, incelenen dosya kapsamına göre,sanık müdafiinin yerinde görülmeyen temyiz itirazlarının reddiyle, hükmün ONANMASINA,
2-Sanık … hakkında kurulan hükme yönelik incelemesine gelince;
Yapılan yargılamaya, toplanıp karar yerinde gösterilen delillere, mahkemenin kovuşturma sonuçlarına uygun olarak oluşan kanaat ve takdirine, incelenen dosya kapsamına göre, sanığın yerinde görülmeyen temyiz itirazlarının reddine, ancak;
İddianame ile talep edilmediği halde ek savunma hakkı tanınmadan sanık hakkında TCK’nın 58. maddesinin uygulanması,
Bozmayı gerektirmiş,sanığın temyiz itirazları bu itibarla yerinde görüldüğünden sanık hakkında kurulan hükmün 5320 sayılı Yasanın 8/1.maddesi gereğince uygulanması gereken 1412 Sayılı CMUK’nun 321.maddesi gereğince BOZULMASINA, ancak bu aykırılık, aynı kanunun 322. maddesi gereğince yeniden yargılamayı gerektirmediğinden, hükümde yer alan 5237 sayılı Kanunun 58/6. maddesinin uygulanmasına ilişkin kısmın aleyhe temyiz konusu yapılmadığından hüküm fıkrasından çıkarılarak, sair yönleri usul ve yasaya uygun olan hükmün DÜZELTİLEREK ONANMASINA, 23.01.2013 gününde oybirliğiyle karar verildi.