YARGITAY KARARI
DAİRE : 15. Ceza Dairesi
ESAS NO : 2011/65433
KARAR NO : 2013/9542
KARAR TARİHİ : 23.05.2013
MAHKEMESİ :Ağır Ceza Mahkemesi
SUÇ : Nitelikli Dolandırıcılık
HÜKÜM : Beraat
Dosya incelenerek gereği düşünüldü;
Acil Sağlık Hizmetleri Yönetmeliği ve T.C. Başbakanlığı’nın 2008/13 sayılı Genelgesinin ilgili hükümleri ile dosya kapsamı birlikte değerlendirildiğinde tebliğnamedeki bozma düşüncesine iştirak olunmamıştır.
Dolandırıcılık suçunun oluşabilmesi için;failin bir kimseyi, kandırabilecek nitelikte hileli davranışlarla hataya düşürüp, onun veya başkasının zararına, kendisine veya başkasına yarar sağlaması gerekmektedir.
Hile nitelikli bir yalandır. Fail tarafından yapılan hileli davranış belli oranda ağır, yoğun ve ustaca olmalı, sergileniş açısından mağdurun inceleme olanağını ortadan kaldıracak nitelikte bir takım hareketler olmalıdır. Kullanılan hileli davranışlarla mağdur yanılgıya düşürülmeli ve bu yanıltma sonucu yalanlara inanan mağdur tarafından sanık veya bir başkasına haksız çıkar sağlanmalıdır.
Hilenin kandırıcı nitelikte olup olmadığı olaysal olarak değerlendirilmeli, olayın özelliği, mağdurun durumu, fiille olan ilişkisi, kullanılan hilenin şekli, kullanılmışsa gizlenen veya değiştirilen belgenin nitelikleri ayrı ayrı nazara alınmalıdır.
Odun keserken balta darbesiyle sol el başparmağından yaralanan sanığın, eltisi…’ye ait sağlık karnesiyle …Devlet Hastanesi Acil Servisi’ne başvurup muayenesini yaptırması sonrası sütur atılması ve kanama müdahalesi için pansumana alınmasını müteakip başkasının sağlık karnesinin kullanıldığının görevlilerce anlaşılması şeklinde gerçekleşen eyleminin “nitelikli dolandırıcılık” suçunu oluşturduğu iddia olunan somut olayda;
Suça konu karnenin acil durum içinde bulunduğu yerden alınması, hastanede kayıt işlemlerinin yaptırılması, görevlilere verilmesi-kullanılması aşamalarında sanığın katılımının olduğuna dair kesin, delil elde edilemediğinden “beraatine” karar verilmesi gerektiğini takdir eden mahkemenin kabul ve uygulamasında bir isabetsizlik görülmemiştir.
Yapılan yargılamaya, toplanıp karar yerinde gösterilen delillere, mahkemenin kovuşturma sonuçlarına uygun olarak oluşan kanaat ve takdirine, incelenen dosya kapsamına göre, katılan vekilinin suçun sabit olduğuna, delil takdirinde hata yapıldığına yönelen ve yerinde görülmeyen temyiz itirazlarının reddiyle, hükmün ONANMASINA, 23.05.2013 tarihinde oybirliğiyle karar verildi.