YARGITAY KARARI
DAİRE : 15. Ceza Dairesi
ESAS NO : 2013/1231
KARAR NO : 2013/3222
KARAR TARİHİ : 21.02.2013
Nitelikli dolandırıcılık suçundan sanık ……’in beraatine dair Sakarya 2. Ağır Ceza Mahkemesi’nin 23.11.2007 tarihli ve 2007/111 esas, 2011/174 karar sayılı kararı aleyhine katılan vekilinin vaki temyiz istemi üzerine bozma talebine dayanılarak dava dosyası Yargıtay Cumhuriyet Başsavcılığının 18.02.2010 gün ve 2008/57048 sayılı tebliğnamesi ile dairemize gönderilmiş, dairemizin 06.12.2012 gün ve 2011/17569 Esas 2012/45004 sayılı kararıyla hükmün onanmasına karar verilmiştir.
6352 sayılı Yargı Hizmetlerinin Etkinleştirilmesi Amacıyla Bazı Kanunlarda Değişiklik Yapılmasına ve Basın Yoluyla İşlenen Suçlara İlişkin Dava ve Cezaların Ertelenmesi Hakkında Kanunun yürürlüğe girmesi üzerine anılan kanunun 99. maddesiyle değişik 5271 Sayılı CMK.nın 308.maddesi uyarınca Yargıtay Cumhuriyet Başsavcılığından yapılan itiraz üzerine dosya incelenerek gereği düşünüldü;
Yargıtay Cumhuriyet Başsavcılığının itiraz dilekçesinde ileri sürülen düşünce yerinde görüldüğünden KABULÜNE,
Dairemizin …… hakkındaki 06.12.2012 gün ve 2011/17569 esas 2012/45004 sayılı kararının KALDIRILMASINA,
Dolandırıcılık suçunun oluşabilmesi için; failin bir kimseyi, kandırabilecek nitelikte hileli davranışlarla hataya düşürüp, onun veya başkasının zararına, kendisine veya başkasına yarar sağlaması gerekmektedir.
Hile nitelikli bir yalandır. Fail tarafından yapılan hileli davranış belli oranda ağır, yoğun ve ustaca olmalı, sergileniş açısından mağdurun inceleme olanağını ortadan kaldıracak nitelikte bir takım hareketler olmalıdır. Kullanılan hileli davranışlarla mağdur yanılgıya düşürülmeli ve bu yanıltma sonucu yalanlara inanan mağdur tarafından sanık veya bir başkasına haksız çıkar sağlanmalıdır.
Hilenin kandırıcı nitelikte olup olmadığı olaysal olarak değerlendirilmeli, olayın özelliği, fiille olan ilişkisi, mağdurun durumu,kullanılmışsa gizlenen veya değiştirilen belgenin nitelikleri ayrı ayrı nazara alınmalıdır.
Somut olayda;
1995-2000 yılları arasında sanık …ve katılanın müşterek işyeri kurup… Akbank Şubesinde 9929-1 numaralı ortak hesap açtırdıkları, ancak ortaklığın 2001 yılında sona ermesine rağmen Sanık …tarafından katılanın haberi olmadan hesabın kullanılmaya devam edilerek kredi hesabında kart çıkarılacağına yönelik talimat bulunmamasına rağmen kredi kartı çıkarıldığı, olay tarihine kadar da kredi kartı harcamalarının bu hesaptan ödendiği ve yine hesaptan 9.500 TL para çektiği, bu suretle taraflar arasında ticari iş ilişkisi sona ermesinden sonra sanığın eylemli olarak bu hesabı kullanmaya devam etmekten ibaret eyleminin dolandırıcılık suçunu oluşturduğu gözetilmeyerek yazılı şekilde hüküm kurulması,
Bozmayı gerektirmiş, katılan vekilinin temyiz itirazları bu itibarla yerinde görülmüş olduğundan hükmün bu sebepten dolayı 5320 Sayılı Yasanın 8/1. maddesi gereğince uygulanması gereken 1412 Sayılı CMUK.nun 321.maddesi uyarınca BOZULMASINA, 21.02.2013 tarihinde oybirliğiyle karar verildi.