Yargıtay Kararı 15. Ceza Dairesi 2012/12331 E. 2013/1207 K. 24.01.2013 T.

YARGITAY KARARI
DAİRE : 15. Ceza Dairesi
ESAS NO : 2012/12331
KARAR NO : 2013/1207
KARAR TARİHİ : 24.01.2013

MAHKEMESİ :Asliye Ceza Mahkemesi
SUÇ : Mala Zarar Verme,Kasten Yaralama, Konut Dokunulmazlığını İhlal
HÜKÜM : Mahkumiyet

Dosya incelenerek gereği düşünüldü;
1-Sanıklar …, …, … hakkında yaralama ve mala zarar verme suçlarından, sanık … hakkında mala zarar verme suçundan kurulan hükümlere yönelik temyiz itirazlarının incelenmesinde;
Hükmolunan cezanın miktar ve türüne göre karar tarihi itibariyle; 5320 sayılı Ceza Muhakemesi Kanunun Yürürlük ve Uygulama Şekli Hakkındaki Kanuna, 6217 sayılı Yargı Hizmetlerinin Hızlandırılması Amacıyla Bazı Kanunlarda Değişiklik Yapılmasına Dair Kanunun 26.maddesiyle eklenen geçici 2.maddesi uyarınca, doğrudan verilen 3.000 TL ve altında kalan adli para cezalarının temyizinin mümkün olmaması karşısında, sanıkların temyiz isteminin 5320 sayılı Yasanın 8/1. maddesi uyarınca uygulanması gereken 1412 sayılı CMUK’un 317.maddesi gereğince REDDİNE,
2- Sanıklar …, …, … ve … hakkında konut dokunulmazlığını ihlal suçundan kurulan hükümlere yönelik temyiz itirazlarının incelenmesinde;
Bir kimsenin konutuna,konutunun eklentilerine rızasına aykırı olarak giren veya rıza ile girildikten sonra çıkmayan kişi konut dokunulmazlığı suçunu işlemiş olur.Konuta girmek, failin bütün vücudu ile tamamen konuta girmesi demektir. Bu nedenle,konutun eklentisi içinde olmamak kaydıyla, pencereden içeriye bakma, kapıyı dinleme camı tıkırdatma, dış kapı zilini çalma bu suçu oluşturmaz. Konuta veya eklentisine nereden girildiğinin önemi yoktur.Konuttan çıkmamak,konut sahibinin rızası ile girilen konuttan, söz, hareket ve tavırlarıyla kendisini çıkmaya davet edilmesine rağmen, çıkmamaktadır.
Suçun oluşması için,sahibinin rızası olmadan girilen yada rızayla girildikten sonra istendiği halde dışarı çıkılmayan bir konut veya eklentisi olmalıdır.Konut, (mesken) bir kimsenin geçici de olsa oturmak için sığındığı her nevi Yer olarak tanımlanabilir.Medeni kanunun 19 uncu maddesinde tanımlanan her ikametgah TCK. anlamında bir konuttur Kişinin ihtiyaçlarından bir veya bir kısmının yerine getirildiği yani yaşamsal faaliyetlerini geçirdikleri yer konuttur. Konutun bir bina olması şart değildir. Konut eklentisi (müştemilat) ;konuta bitişik yada onun yakınında olan, konut veya benzerî yapıların kullanılış amaçlarından herhangi birini tamamlayan diğer yapılar veya yerlerdir.Balkon,koridor, sahanlık, etrafı çitle çevrili avlu,eve ait etrafı duvarla çevrili bahçe, buna örnek gösterilebilir. Diğer bir anlatımla, girilmesi konutta oturanların huzur ve güvenliğini bozabilecek konuta bağlı veya pek yakın ek yapılar veya yerlerdir. Avlu, ahır, bahçe, taraça, samanlık, odunluk, kömürlük, balkon gibi yerler eklentidir. Konut veya eklentiyi dış dünyadan ayırıcı belirtiler, o yer sahibinin yaşama biçimi, mevcut olanakları, sosyal ve ekonomik durumu ile kültürel ve yöresel özelliklere, gelenek ve göreneklere göre farklılıklar gösterebilir.Bu husus, olaysal olarak değerlendirilmeli,tayin ve takdir edilmelidir.
Apartman giriş kapısından sonraki koridorların,merdiven ve merdiven boşluklarının,daire giriş kapısı ön kısımlarının, sahanlıkların apartmanda oturanlara ait ortak “eklenti” olduğunun kabulü gerekir.Apartman dış kapısının açık kalması, bu kısımların eklenti olma niteliğini etkilemeyeceği gibi eklenti sayılmamasına da neden olmaz. Dış kapının konması;bu yerlerin dış alemle ilgisinin kesildiğine ve yasa dışı bir amaçla içeri girilmesine izin verilmediğine ilişkin iradenin bir göstergesidir. Merdivenler ve sahanlık,konuta giriş çıkış için zaruri, konutun kullanış amacını tamamlayan ve sağlayan, konuta bağlı yerlerdendir.Her isteyenin bu yerlere girmesi ve yararlanması olanaksızdır.Sahanlık ve merdiven olmadan konut olamayacağı gibi, konut olmadan da merdiven ve sahanlık olamaz.Bu itibarla konut ve apartman merdiveni birbirinden ayrılmaz birer parça ve merdivenler konutun,eklentileridir.
Katılan sanıklar … ve … ile diğer katılan sanıklar … ve …’in aynı sokakta oturdukları ve komşu oldukları, çocuklarının sürekli birbirlerinin evlerinin önünde oynamaları ve sokaktan getirdikleri taş ve kumları kapıların önüne atmalarından dolayı tartışma çıktığı, akabinde tartışmanın kavgaya dönüştüğü,bu kapsamda her iki tarafın birbirlerinin evlerine girip konut dokunulmazlığını ihlal suçunu işlediklerinin iddia edildiği olayda,
a)- Sanıkların birbirlerine karşı konut dokunulmazlığını ihlal suçunu işlediklerine dair mahkumiyetlerine yeterli her türlü kuşkudan uzak kesin ve inandırıcı delil bulunmadığı gözetilmeden, beraatleri yerine yazılı şekilde mahkumiyetlerine karar verilmesi,
Kabule göre de;
b)- Ayrıntıları Yargıtay Ceza Genel Kurulu’nun 03.02.2009 gün ve 250/13 ile 06.05.2008 tarih ve 2007/27-2008/95 sayılı kararlarında açıklandığı üzere, hükmün açıklanmasının geri bırakılmasına ilişkin 5271 sayılı CMK’nın 231/6-c madde ve bendinde ön koşul olarak işaret olunan zarar kavramı kanaat verici basit bir araştırma ile belirlenebilir, ölçülebilir maddi zararlara ilişkin olup manevi zararların bu kapsamda değerlendirilmeyeceği cihetle; somut olayda herhangi bir zararın bulunmadığı, ayrıca sanıklar … ve …’in adli sicil kayıtlarının olmadığı, diğer sanıklar … ve … hakkında suç tarihinden önce verilen hükümlere esas olan eylemlerin suç olmaktan çıktığı, sonra verilen mahkumiyet kararlarının hükmün açıklanmasının geri bırakılmasına engel olmayacağı gözetilmeden, zarar karşılanmadığından ve sanıkların adli sicil kayıtlarının bulunduğundan bahisle hükmün açıklanmasının geri bırakılmasına yer olmadığına karar verilmesi,
Bozmayı gerektirmiş,sanıkların temyiz itirazları bu itibarla yerinde görülmüş olduğundan hükmün bu sebepten dolayı 5320 Sayılı Yasanın 8/1.maddesi gereğince uygulanması gereken 1412 Sayılı CMUK.nun 321.maddesi uyarınca BOZULMASINA 24.01.2013 gününde oybirliği ile karar verildi.