Yargıtay Kararı 15. Ceza Dairesi 2012/1002 E. 2012/31435 K. 12.03.2012 T.

YARGITAY KARARI
DAİRE : 15. Ceza Dairesi
ESAS NO : 2012/1002
KARAR NO : 2012/31435
KARAR TARİHİ : 12.03.2012

MAHKEMESİ :Asliye Ceza Mahkemesi
SUÇ : Dolandırıcılık
HÜKÜM : Mahkumiyet

Dosya incelenerek gereği düşünüldü;
Sanık hakkında hüküm kurulurken, teşdiden ceza verildiği belirtilmesine rağmen hapis cezasının alt sınırdan uygulanması, aleyhe temyiz bulunmadığından bozma nedeni yapılmamıştır.
Dolandırıcılık suçunun oluşabilmesi için; failin bir kimseyi, kandırabilecek nitelikte hileli davranışlarla hataya düşürüp, onun veya başkasının zararına, kendisine veya başkasına yarar sağlaması gerekmektedir.
Hile nitelikli bir yalandır. Fail tarafından yapılan hileli davranış belli oranda ağır, yoğun ve ustaca olmalı, sergileniş açısından mağdurun inceleme olanağını ortadan kaldıracak nitelikte bir takım hareketler olmalıdır. Kullanılan hileli davranışlarla mağdur yanılgıya düşürülmeli ve bu yanıltma sonucu yalanlara inanan mağdur tarafından sanık veya bir başkasına haksız çıkar sağlanmalıdır.
Hilenin kandırıcı nitelikte olup olmadığı olaysal olarak değerlendirilmeli, olayın özelliği, fiille olan ilişkisi, mağdurun durumu, kullanılmışsa gizlenen veya değiştirilen belgenin nitelikleri ayrı ayrı nazara alınmalıdır.
Somut olayda;
Sanığın, katılan …’ye yönelik olarak; bahçe temizliği için işçiye ihtiyaç olduğu gerekçesiyle katılanla anlaştığı, sanık ve patron diye tanıtılan arkadaşının, ellerinde 500 euro para bulunduğunu, bozup bozamayacağını katılana sordukları, katılanın kabul ederek parayı getirdiği ve sanığın arkadaşının, katılanın getirdiği 750.00 TL parayı aldığı, sanığın, bu arada, patronun oğlunun kaza geçirdiği belirtilerek, aracın anahtarının alınması için oradan uzaklaştırıldığı, bu kişinin, katılana bir ev göstererek, o eve git, yengenden ceketi, cep telefonu ve 500 euro parayı alıp gel dediği, katılan, gösterilen eve gittiğinde, kimseyi göremediği, geri döndüğünde, sanığı ve arkadaşını olay yerinde göremediği, bu şekilde sanık ve arkadaşının, parayı alıp uzaklaştıkları,
Sanığın, katılan …’a yönelik olarak; bina temizliği için katılanla anlaşan sanığın, elinde 500 euro para bulunduğunu, bozup bozamayacağının katılana sorduğu, katılanın kabul ederek parayı getirdiği, getirilen 950.00 TL parayı sanığa verdiği, sanığın, 500 euroyu getireyim diyerek bir binadan içeri girdiği,
katılan yaklaşık 1 saat beklemesine rağmen, sanığın gelmediği, yapılan araştırmada, binanın arka tarafından kaçarak olay yerinden uzaklaştığının tespit edildiği,
Sanığın, katılan …’ya yönelik olarak; sanığın ve arkadaşının bahçe temizliği için işçiye ihtiyaç olduğu gerekçesiyle katılanla anlaştığı, elinde paraya benzer şeyi uzatarak, bozup bozamayacağı katılana sordukları, katılanın kabul ederek elindeki 330,00 TL’yi verdiği, sanığın oradan uzaklaştığı, sanığın arkadaşı ise, katılana bir ev göstererek ve 1.00 TL para vererek, bir ekmek alıp bu eve getir dediği, katılan, ekmeği alıp getirdiyse de, sanık ve arkadaşını, gösterilen evde bulamadığı, bu şekilde sanık ve arkadaşının, parayı alıp uzaklaştıkları,
Sanığın, katılan …’ya yönelik olarak; katılanın bir sitede tadilat işi yaparken, sanığın, bir boya işi olduğunu, işçi aradığını söylemesi üzerine, katılanın bunu kabul ederek beraber patron diye tanıtılan kişinin yanına gittikleri, bu kişinin 200 TL kaparo verelim dediği; ama elinde 500 euro para bulunduğunu, bozup bozamayacağını katılana sorduğu, katılanın da kardeşi … ve babasından 750.00 TL para alarak sanık ve arkadaşının yanına geldiği, sanık, patronun oğlu kaza yaptı deyince, patron diye tanıtılan kişinin, bana para lazım, sen bize o parayı ver, ilerdeki binanın önünde karım var, sana euroyu versin, dediği, katılanın tarif edilen yerde kimseyi göremediği, geri döndüğünde, sanığı ve arkadaşını olay yerinde göremediği, bu şekilde sanık ve arkadaşının, parayı alıp uzaklaştıkları,
Sanığın, …’a yönelik olarak; sanığın, sitede temizlik görevlisi olarak çalışan katılanın yanına gelerek, yan taraftaki sitede oturan … isimli kişinin binasının temizliği için 200 TL’ye işçi arandığını sorduğu, sanığın bunu kabul etmesi üzerine, binanın içine girilmemesi için, … olarak tanıtılan kişinin oğlunun kaza yaptığının belirtildiği, bu kişinin, elinde 500 euro para bulunduğunu, bozup bozamayacağını katılana sorduğu, katılanın da yan komşusundan 450.00 TL borç para alarak sanık ve arkadaşının yanına geldiği, parayı … diye tanıtılan kişiye verdiği, bu kişinin de, parayı arabanın içine koyması için sanık …’a verdiği sırada, katılana, sen git yengen sana euroyu versin dediği, katılan, gösterilen yere gittiğinde, kimseyi göremediği, geri döndüğünde, sanığı ve arkadaşını olay yerinde göremediği, bu şekilde sanık ve arkadaşının, parayı alıp uzaklaştıkları anlaşılmakla,
Bu kapsamda; sanığa yüklenen dolandırıcılık suçlarının oluştuğuna dair kabulde bir isabetsizlik görülmemiştir.
Yapılan yargılamaya, toplanıp karar yerinde gösterilen delillere, mahkemenin kovuşturma sonuçlarına uygun olarak oluşan kanaat ve takdirine, incelenen dosya kapsamına göre, sanığın yerinde görülmeyen temyiz itirazlarının reddiyle, hükmün ONANMASINA, 12/03/2012 tarihinde oybirliğiyle karar verildi.