Yargıtay Kararı 15. Ceza Dairesi 2011/22677 E. 2013/6643 K. 10.04.2013 T.

YARGITAY KARARI
DAİRE : 15. Ceza Dairesi
ESAS NO : 2011/22677
KARAR NO : 2013/6643
KARAR TARİHİ : 10.04.2013

MAHKEMESİ :Ağır Ceza Mahkemesi
SUÇ : Dolandırıcılık

Dosya incelenerek gereği düşünüldü;
Dolandırıcılık suçunun oluşabilmesi için; failin bir kimseyi, kandırabilecek nitelikte hileli davranışlarla hataya düşürüp, onun veya başkasının zararına, kendisine veya başkasına yarar sağlaması gerekmektedir.
Hile nitelikli bir yalandır. Fail tarafından yapılan hileli davranış belli oranda ağır, yoğun ve ustaca olmalı, sergileniş açısından mağdurun inceleme olanağını ortadan kaldıracak nitelikte bir takım hareketler olmalıdır. Kullanılan hileli davranışlarla mağdur yanılgıya düşürülmeli ve bu yanıltma sonucu yalanlara inanan mağdur tarafından sanık veya bir başkasına haksız çıkar sağlanmalıdır.
Hilenin kandırıcı nitelikte olup olmadığı olaysal olarak değerlendirilmeli, olayın özelliği, mağdurun durumu, fiille olan ilişkisi, kullanılan hilenin şekli, kullanılmışsa gizlenen veya değiştirilen belgenin nitelikleri ayrı ayrı nazara alınmalıdır.
Sanığın kardeşinin eşi olan katılan …’la olan isim benzerliğinden faydalanıp, hileli hareketlerde bulunarak müştekiye ait döviz hesabında bulunan 8.006.80 Euro’yu çekmek suretiyle dolandırıcılık suçunu işlediği iddiasıyla açılan davada; sanığın aynı banka şubesinden Avusturya’da çalışarak vefat eden eşinden kalan ve Euro olarak ödenmekte olan maaş hesabı bulunması,sanık savunmasında yanlışlıkla katılana ait parayı çekmiş olduğunu bir hafta içerisinde paranın tamamını müştekiye ödediğini belirtmiş olması ve para çekme işlemi sırasında banka görevlilerinin isteği üzerine ibraz ettiği noter onaylı ibranamede, sanığın açık kimliği yazılı olduğu, banka görevlilerinin kimliğini ibraz ederek hesabındaki parayı çekmek isteyen sanığa aynı isme sahip olan katılanın hesabından ödeme yaptıkları bu nedenle sanığın atılı suçu işlediği sabit olmadığından beraatına karar vermek gerekirken yazılı şekilde mahkumiyetine karar verilmesi,
Bozmayı gerektirmiş, sanığın temyiz itirazları bu itibarla yerinde görülmüş olduğundan hükmün bu sebepten dolayı 5320 sayılı Yasanın 8/1.maddesi gereğince uygulanması gereken 1412 sayılı CMUK.nun 321.maddesi uyarınca BOZULMASINA, 10.04.2013 tarihinde oybirliğiyle karar verildi.