Yargıtay Kararı 15. Ceza Dairesi 2011/20807 E. 2013/6908 K. 15.04.2013 T.

YARGITAY KARARI
DAİRE : 15. Ceza Dairesi
ESAS NO : 2011/20807
KARAR NO : 2013/6908
KARAR TARİHİ : 15.04.2013

MAHKEMESİ :Ağır Ceza Mahkemesi
SUÇ : Dolandırıcılık

Dosya incelenerek gereği düşünüldü;
Dolandırıcılık suçunun oluşabilmesi için; failin bir kimseyi, kandırabilecek nitelikte hileli davranışlarla hataya düşürüp, onun veya başkasının zararına, kendisine veya başkasına yarar sağlaması gerekmektedir.
Hile nitelikli bir yalandır. Fail tarafından yapılan hileli davranış belli oranda ağır, yoğun ve ustaca olmalı,sergileniş açısından mağdurun inceleme olanağını ortadan kaldıracak nitelikte bir takım hareketler olmalıdır. Kullanılan hileli davranışlarla mağdur yanılgıya düşürülmeli ve bu yanıltma sonucu yalanlara inanan mağdur tarafından sanık veya bir başkasına haksız çıkar sağlanmalıdır.
Hilenin kandırıcı nitelikte olup olmadığı olaysal olarak değerlendirilmeli, olayın özelliği, fiille olan ilişkisi, mağdurun durumu, kullanılmışsa gizlenen veya değiştirilen belgenin nitelikleri ayrı ayrı nazara alınmalıdır.
Sanığın, katılana tescil sahibi tarafından vekaletname olmadan otomobil satıp parasını aldığı, daha sonra katılanın defalarca istemesine rağmen satış için gerekli vekaletnameyi getirmediği ve katılanın zararını karşılamadığı, katılanın mecbur kalarak önceden verdiği para karşılığında çek almaya razı olduğu, katılana para yerine şirket yetkilisi olmadığını bildiği kişi tarafından imzalanan ve ödenmeyeceğini bildiği çeki ciro ederek verdiği şeklinde gerçekleştiği iddia edilen olayda;
Sanığın, müştekiden almış olduğu aracın sahibi dinlenerek bu aracın satımı için galeriye yetki verip vermediği, satış işleminden sonra aracın bedelini alıp almadığı, aracı alan sanığın savunmasında çekin şirketlerinde çalışan şirket müdürü … tarafından imzalandığını bildirmesi karşısında, bu şahıs ve sanığın abisi … dinlenerek bu çekin kullanılmasına başlangıç itibari ile rızası olup olmadığı araştırılıp, sanığın
araç sahibinin izni olmadan aracı satması durumunda satış devrini sağlamak üzere gerekli işlemleri yapmaması sonucunda geçersiz çeki vermesi eyleminde, borcun önceden doğup doğmadığı belirlenerek sanığın suç kastının bulunup bulunmadığı araştırılarak, sanığın hukuki durumunun tespiti gerekirken eksik inceleme ile mahkumiyetine karar verilmesi,
Bozmayı gerektirmiş, sanık müdafiinin temyiz itirazları bu itibarla yerinde görülmüş olduğundan hükmün, 5320 sayılı Yasanın 8/1.maddesi gereğince uygulanması gereken 1412 sayılı CMUK.un 321.maddesi uyarınca BOZULMASINA, 15/04/2013 tarihinde oybirliğiyle karar verildi.