Yargıtay Kararı 4. Ceza Dairesi 2020/28675 E. 2022/1238 K. 05.01.2022 T.

YARGITAY KARARI
DAİRE : 4. Ceza Dairesi
ESAS NO : 2020/28675
KARAR NO : 2022/1238
KARAR TARİHİ : 05.01.2022

MAHKEMESİ :Asliye Ceza Mahkemesi
SUÇLAR : Hakaret, tehdit
HÜKÜMLER : Mahkumiyet

KARAR

Yerel Mahkemece verilen hükümler temyiz edilmekle, başvurunun süresi ve kararın niteliği ile suç tarihine göre dosya görüşüldü:
Temyiz isteğinin reddi nedenleri bulunmadığından işin esasına geçildi.
Vicdani kanının oluştuğu duruşma sürecini yansıtan tutanaklar, belgeler ve gerekçe içeriğine göre, yapılan incelemede;başkaca nedenler yerinde görülmemiştir.
Ancak;
1) Hakaret suçu yönünden suç tarihi olan 25/08/2015 tarihinin gerekçeli karar başlığında gösterilmemesi,
2) Mağdurun kovuşturma aşamasında sanığın 27/08/2015 tarihinde gıyabında gerçekleştirdiği tehdit eylemini hastane personelinden duyduğunu ancak bu personelin kim olduğunu hatırlamadığını beyan ettiği, soruşturma aşamasında 27/08/2015 tarihinde alınan beyanında ise, “…’ın 27/08/2015 günü protokol kapısında bulunan … ve …’in bacanağı ile konuştuğunu duymuş” şeklindeki anlatımı karşısında; mağdurun 27/08/2015 tarihli soruşturma beyanında geçen olaya ilişkin bilgileri olduğu anlaşılan kişiler tespit edilerek tanık sıfatıyla duruşmaya çağrılıp, yöntemince dinlenmeden, sanığın bir suç işleme kararı kapsamında, değişik zamanlarda mağduru tehdit ettiği kabul edilerek sanık hakkında tehdit suçundan TCK’nın 43/1. maddesinin uygulanması,
3) TCK’da hapis cezası ile adli para cezasının seçenekli yaptırım olarak öngörüldüğü hallerde, TCK’nın 61. maddesinde öngörülen ölçütlere göre somut olay irdelenip, anılan Kanunun 3. maddesindeki fiille orantılı ceza verilmesi ilkesi de gözetilerek, öncelikle seçenekli yaptırımlardan hangisinin seçildiğinin gösterilmesi, sonrasında da alt ve üst sınırlar arasında temel cezanın belirlenmesi gerekir. Her ne kadar TCK’nın 125/3. maddesinde cezanın alt sınırının 1 yıldan az olamayacağı düzenlenmiş ise de, bu düzenlemenin temel cezanın adli para cezası olarak seçilmesine engel olmayacağı gözönünde bulundurulmadan ve yeterli gerekçe gösterilmeden hakaret suçunda temel ceza olarak hapis cezası tercih edilmesi,
4) Tanıklar … ve …’ün soruşturma aşamasındaki sanığın hakaret eylemini hastanenin idare koridorunda gerçekleştirdiğine yönelik beyanları, dosya içerisindeki beyaz kod olay bildirim formunda olay yerinin “yönetim birimi” olarak gösterilmiş olması karşısında; suçun işlendiği idari koridorun aleni bir yer olup olmadığı araştırılmadan eksik inceleme yetersiz gerekçe ile sanık hakkında hakaret suçunda TCK’nın 125/4. maddesinin uygulanması,
5) Yukarıdaki bozma sebebi yönünden yapılacak değerlendirme sonucunda hüküm kurulurken sanığın hakaret eyleminde aleniyet unsurunun oluşmadığının kabulü halinde sanığa yükletilen hakaret ve tehdit suçları yönünden ise; 17/10/2019 gün ve 7188 sayılı Kanunun 24. maddesiyle değişik CMK’nın 251. maddesinde Basit Yargılama Usulü düzenlenmiş olup, bu düzenlemenin uygulanmasıyla ilgili olarak, CMK’ya 7188 sayılı Kanunla eklenen geçici 5. maddenin birinci fıkrasının (d) bendinde yer alan “hükme bağlanmış” ibaresinin, Anayasa Mahkemesinin 14/01/2021 tarihli ve 2020/81 Esas, 2021/4 sayılı kararıyla “basit yargılama usulü” yönünden Anayasa’nın 38. maddesine aykırı görülerek iptaline karar verilmesi karşısında, temyiz incelemesi yapılan ve CMK’nın 251/1. maddesi kapsamına giren suçlar yönünden; Anayasa’nın 38. maddesi ile 5237 sayılı TCK’nın 7 ve CMK’nın 251 vd. maddeleri gereğince yeniden değerlendirme yapılması zorunluluğu,
Bozmayı gerektirmiş ve sanık …’ın temyiz nedenleri yerinde görüldüğünden tebliğnameye uygun olarak HÜKÜMLERİN BOZULMASINA, yargılamanın bozma öncesi aşamadan başlayarak sürdürülüp sonuçlandırılmak üzere dosyanın esas/hüküm mahkemesine gönderilmesine, 05/01/2022 tarihinde oy birliğiyle karar verildi.