YARGITAY KARARI
DAİRE : 15. Ceza Dairesi
ESAS NO : 2012/12430
KARAR NO : 2013/1146
KARAR TARİHİ : 23.01.2013
MAHKEMESİ :Asliye Ceza Mahkemesi
SUÇ : Mala zarar verme, konut dokunulmazlığını ihlal, kasten yaralama
HÜKÜM : Mahkumiyet, hükmün açıklanmasının geri bırakılması
Dosya incelenerek gereği düşünüldü;
1-Sanıklar hakkında konut dokunulmazlığını ihlal suçundan ve Sanık … hakkında kasten yaralama suçundan kurulan hükümlere yönelik temyiz incelemesinde ;
5271 Sayılı CMK’un 231.maddesine göre verilen ve davayı sonuçlandırıcı nitelikte olmayan “hükmün açıklanmasının geri bırakılmasına” ilişkin karara karşı aynı kanunun 231/12.maddesine göre itiraz yolu açık olup temyiz olanağı bulunmadığından 5271 Sayılı CMK’un 264.maddesi uyarınca kabul edilebilir bir başvuruda kanun yolunda merciin belirlenmesinde yanılma, başvuran sanığın haklarını ortadan kaldırmayacağından temyiz dilekçesinin itiraz dilekçesi olarak kabulü ile görevli ve yetkili ilk derece mahkemesince itiraz konusunda inceleme yapılması için, dosyanın sanık … hakkında kasten yaralama suçundan hükmün açıklanmasının geri bırakılmasına karar verilmesi nedeniyle tebliğnamedeki red düşüncesine iştirak edilmeyerek bu suçlar yönünden incelenmeksizin iade edilmek üzere Yargıtay C.Başsavcılığına GÖNDERİLMESİNE,
2-Sanıklar hakkında mala zarar verme suçundan kurulan hükümlere yönelik temyiz incelemesinde ;
Mala zarar verme suçu başkasının mülkiyetinde bulunan taşınır veya taşınmaz malın kısmen veya tamamen yıkılması, tahrip edilmesi, yok edilmesi, bozulması kullanılamaz hâle getirilmesi veya kirletilmesiyle oluşur. Bu bakımdan,söz konusu suç,seçimlik hareketli bir suçtur. Yıkma yalnızca taşınmazlar için söz konusudur. Taşınmazın önceki kullanış biçimine uygun olarak bir daha kullanılamaz duruma getirilmesini ifade eder. Yok etme, suça konu şeyin maddî varlığını ortadan kaldırmaktır. Bozma,suça konu şeyin, amacına uygun olarak kullanılması olanağını ortadan kaldırmaktır. Kirletme, başkasının binasının duvarına yazı yazmak, resim yapmak, afiş ve ilân yapıştırmak şeklinde gerçekleştirilmektedir.
Somut olayda; sanık … ‘un katılanın başka biri ile birlikte olduğundan şüphelenip oğlu olan diğer sanıkla onun işyerine gittiği, kapıyı açmaması üzerine işyerinin giriş kapısının camını kırdıkları şeklindeki eylemlerinin mala zarar verme suçunu oluşturduğuna yönelik kabulde bir isabetsizlik görülmemiştir.
Sanık …’un birlikte yaşadığı katılanın Türk Medeni Kanunun 185.maddesi bağlamında sadakat yükümlülüğü bulunmadığı, dolayısıyla başka kadınlarla görüşmesinin tahrik oluşturmayacağı gözetilmeden sanıklar hakkında 29 . madde uygulanarak eksik ceza tayin edilmesi aleyhe temyiz bulunmadığından bozma nedeni sayılmamıştır.
Yapılan yargılamaya, toplanıp karar yerinde gösterilen delillere, mahkemenin kovuşturma sonuçlarına uygun olarak oluşan kanaat ve takdirine, incelenen dosya kapsamına göre, sanıkların yerinde görülmeyen temyiz itirazlarının reddiyle, hükmün ONANMASINA, 23/01/2013 tarihinde oy birliğiyle karar verildi.