YARGITAY KARARI
DAİRE : 15. Ceza Dairesi
ESAS NO : 2011/18270
KARAR NO : 2013/1488
KARAR TARİHİ : 29.01.2013
MAHKEMESİ :Asliye Ceza Mahkemesi
SUÇ : Dolandırıcılık
HÜKÜM : Mahkumiyet
Dosya incelenerek gereği düşünüldü;
Dolandırıcılık suçunun oluşabilmesi için; failin bir kimseyi, kandırabilecek nitelikte hileli davranışlarla hataya düşürüp, onun veya başkasının zararına, kendisine veya başkasına yarar sağlaması gerekmektedir.
Hile nitelikli bir yalandır. Fail tarafından yapılan hileli davranış belli oranda ağır, yoğun ve ustaca olmalı, sergileniş açısından mağdurun inceleme olanağını ortadan kaldıracak nitelikte bir takım hareketler olmalıdır. Kullanılan hileli davranışlarla mağdur yanılgıya düşürülmeli ve bu yanıltma sonucu yalanlara inanan mağdur tarafından sanık veya bir başkasına haksız çıkar sağlanmalıdır.
Hilenin kandırıcı nitelikte olup olmadığı olaysal olarak değerlendirilmeli, olayın özelliği, fiille olan ilişkisi, mağdurun durumu, kullanılmışsa gizlenen veya değiştirilen belgenin nitelikleri ayrı ayrı nazara alınmalıdır.
Somut olayda; Sanığın, şikayetçiye ait bulunan arabayı 10.000 TL bedelle alacağına vaat ederek Sandıklı’ya çağırdığı, kendisinin Sandıklı da tekstil işi ile uğraştığını arabayı kızına alacağını ve damadının da Sandıklı devlet hastanesinde roentgen teknisyeni olarak çalıştığını söylediği, sanığın şikayetçi ile Sandıklı ilçesinde faaliyet gösteren oba pide salonunda buluştukları, sanığın yanında muhtar lakaplı şahsın bulunduğu, buluşma anına kadar aracın üçüncü şahıslara sanık tarafından devrini sağlayacak her türlü yasal işlemlerin sanığın yönlendirmesi ile şikayetçi tarafından yapıldığı, 100 TL nin kapora olarak verildiği, sanığın şikayetçinin elinden noter tarafından düzenlenmiş satış yetkisi veren vekaletleri kontrol etmek için aldığı ve satış bedelinin geri kalan kısmını devlet hastanesinde çalıştığını iddia ettiği damadından almak bahanesi ile aracın anahtarını alarak gittiği, muhtar lakaplı kişinin lokantada kaldığı, sanık hakkında güven verecek tarzda sözler söylediği, muhtar lakaplı kişinin de belli bir süre sonra eczaneden ilaç almak bahanesi ile uzaklaştığı, şahısların geri dönmemeleri üzerine şikayetçinin bu şekilde dolandırıldığını anladığına dair kabulde bir isabetsizlik görülmemiştir.
Yapılan yargılamaya, toplanıp karar yerinde gösterilen delillere, mahkemenin kovuşturma sonuçlarına uygun olarak oluşan kanaat ve takdirine, incelenen dosya kapsamına göre, sanık müdafiinin yerinde görülmeyen temyiz itirazlarının reddiyle, hükmün ONANMASINA, 29.01.2013 gününde oybirliğiyle karar verildi.