YARGITAY KARARI
DAİRE : 15. Ceza Dairesi
ESAS NO : 2011/21386
KARAR NO : 2013/5349
KARAR TARİHİ : 25.03.2013
MAHKEMESİ :Asliye Ceza Mahkemesi
SUÇ : Hizmet nedeniyle güveni kötüye kullanma, özel belgede sahtecilik, özel belgeyi yok etmek
HÜKÜM : Mahkumiyet
Dosya incelenerek gereği düşünüldü;
Güveni kötüye kullanma suçunun oluşabilmesi için; failin bir malın zilyedi olması,malın iade edilmek veya belirli bir şekilde kullanmak üzere faile rızayla tevdi ve teslim edilmesi,failin kendisine verilen malı,veriliş gayesinin dışında,zilyedi olduğu malda malikmiş gibi satması, rehnetmesi tüketmesi,değiştirmesi veya bozması ve benzeri şekillerde tasarrufta bulunması ya da devir olgusunu inkar etmesi şeklinde, kendisine veya başkasına yarar sağlaması gerekmektedir.
Sanığın, Karşıyaka Anadolu Teknik ve Endüstri Meslek Lisesi’nde Okul Aile Birliği Başkanı olarak görev yaptığı dönemde, kendisine verilen görev ve yetki çerçevesinde yasal olarak velilerden bağış topladığı, yeni yönetimin göreve gelmesi nedeniyle sanığın devir teslim yapmasının istenmesine rağmen uzunca bir süre devir teslim yapmadığı, bir ay sonra okula gelerek elindeki belge ve makbuzları okula getirip teslim ettiği, okul idaresinin yaptığı incelmede, bankadaki hesaplarla toplanan bağış miktarının birbirini tutmadığının tespit edildiği, buna göre, dip koçanlarda yer alan rakamlarla, bağışçılara verilen suretler arasında farklılık olduğu, bu şekilde sanığın zincirleme özel belgede sahtecilik suçunu, bazı makbuzları yok ederek, özel belgeyi yok etme suçunu, bankaya yatırılması gereken paraları yatırmayarak ve belgelerde sahtecilik yaparak, ayrıca özel belgeleri yok edip toplam 3.841.02 TL parayı uhdesinde tutarak hizmet nedeniyle güveni kötüye kullanma suçunu işlediğinin iddia edildiği olayda,
1-Bütün suçlardan kurulan hükümler açısından; sahtecilik yaptığı belirtilen makbuzların hangi tarihte düzenlendiğinin araştırılarak, suç tarihinin kesin olarak tespit edilmesi, ilgili makbuzların, sanığa teslim edildiğine dair tutanak veya başka bir belge olup olmadığının araştırılması, sanığın da, makbuzları, okul idaresine iade ederken tutanak tutulup tutulup tutulmadığının araştırılması, varsa dosya içeresine konulması, sanığın Okul Aile Birliği Başkanı olduğuna dair belgenin onaylı bir suretinin ve bağışçılarda bulunan belge asılları ile üzerinde oynama yapılan belge asıllarının getirtilmesi, özel belgelerin ne şekilde kullanıldıklarının araştırılması, oluşan zararın tespiti ile gerçeğin kuşkuya yer vermeyecek şekilde tespiti bakımından, sanığın çalıştığı dönem, harcama yapılan işler, harcamaların tarihi, bankaya yatırılan paraların miktarı ve tarihleri, bağış tarihleri, gelir ve giderler dikkate alınarak içerisinde muhasebeci, hukukçu ve eğitimci birer kişinin bulunduğu bilirkişi kuruluna dosyanın tevdi edilmesi ile denetime elverişli rapor alınarak dosya içerisine konulması, sanığın imza ve yazı örneklerinin alınarak, belgelerdeki imzaların sanığa ait olup olmadığının usulüne uygun olarak araştırılması, belge asıllarının tamamının dosyaya getirtilerek iğfal kabiliyetinin bulunup bulunmadığı, yapılan sahtecilikte aldatma yeteneğinin bulunup bulunmadığının takdir ve tayininin hakime ait olduğu da dikkate alınarak, söz konusu belgelerin mahkeme heyeti tarafından incelenip, özellikleri zapta geçirilmeden, bu şekilde, aldatma kabiliyeti bulunup bulunmadığının tespit edilmeden yazılı şekilde hüküm kurulması,
2-Özel belgeyi yırtmak suçundan kurulan hüküm açısından, 5327 sayılı TCK ‘nın 208. maddesindeki “özel belgeyi bozmak, yırtmak” suçunun oluşabilmesi için, belgenin içeriğindeki bilgilerin anlaşılmaz ve kullanılamaz hale getirilmesi veya belgenin maddi varlığına dokunulmaksızın ondan faydalanma olanaklarının ortadan kaldırılmasının gerekeceği genel kastla işlenen bu suçta sanığın, hak sahibinin belgeden yararlanmasını önlemek amacıyla hareket etmesi gerektiği dikkate alınarak, söz konusu makbuzların boş veya dolu olarak yırtılıp yırtılmadığının araştırılması, dolu makbuzlar olması halinde, bu makbuzlara bağış yapan kişilerin tespit edilerek, makbuzların belge mahiyetinde olup olmadığının belirlenmesi ve bu belgelerin ne şekilde kullanılamaz hale geldiğinin karar yerinde tartışılması, bağış yapan kişilerin bilgi sahibi sıfatıyla dinlenerek ne kadar ve hangi tarihlerde bağış yaptıklarının sorulmasından sonra, sanığın hukuki durumunun tayin ve takdirinin gerektiği, ayrıca; makbuzları yırtma eyleminin, suç delillerini gizleme veya güveni kötüye kullanma suçlarının unsuru olup olmayacağının karar yerinde tartışılmasından sonra sanığın hukuki durumunun tayin ve takdirinin gerektiği gözetilmeden eksik incelemeyle yazılı şekilde hüküm kurulması,
3-Kabule göre de; hizmet nedeniyle güveni kötüye kullanma suçu açısından, hapis cezası alt sınırdan tayin edildiği halde adli para cezası belirlenirken yeterli ve yasal gerekçe gösterilmeksizin, aynı gerekçeyle tam gün sayısının asgari hadden uzaklaşılması suretiyle belirlenerek sanığa fazla ceza tayini ve sanığın 5237 sayılı TCK ‘nın 43/1 maddesi kapsamında, aynı suç işleme kararıyla kanunun aynı hükmünün birden fazla ihlal ederek, değişik zamanlarda
birden fazla kez haksız menfaat temin etmiş olması karşısında, zincirleme suç hükümlerinin uygulanmayarak eksik ceza tayin edilmesi, özel belgede sahtecilik suçu açasından; 5237 sayılı TCK’ nın 43. maddesinde, “değişik zamanlarda ” denilerek aynı anda işlenen fiillerde zincirleme suç hükmünün uygulanamayacağı” belirtildiği dikkate alınarak ve somut olayda, sanığın birden fazla özel belgeyi aynı anda sahte olarak düzenlediğinin kabul edilmesi gerekeceği, farklı zamanlarda düzenlendiğine dair bir delil bulunmadığı anlaşılmakla, zincirleme suç koşullarının oluşmadığı gözetilmeden, hem sahtecilik yapılan, hem de koparıldığı belirtilen özel belgelerde 5237 sayılı Yasanın 43. maddesi gereğince cezasının arttırılarak fazla ceza tayini,
4-Sanığın, suç tarihi itibariyle silinme koşulları oluşmuş sabıkası ile suç tarihinden sonra, suç olmaktan çıkarılan karşılıksız çek keşide etme suçundan verilen mahkumiyet kararlarına ilişkin adli sicil kaydından başka sabıkasının bulunmaması karşısında; 5728 sayılı Kanunun 562. maddesi ile değişik 5271 sayılı CMK’nın 231. maddesi uyarınca; hükmolunan cezanın tür ve süresine göre hükmün açıklanmasının geri bırakılıp bırakılmayacağı hususunun 5237 sayılı TCK’nın 7/2 maddesi gereğince yeniden değerlendirilmesinde zorunluluk bulunması,
Bozmayı gerektirmiş, sanığın temyiz itirazları bu itibarla yerinde görülmüş olduğundan, hükmün bu nedenlerle, 5320 sayılı Kanunun 8/1. maddesi gereğince uygulanması gereken 1412 sayılı CMUK’un 321. maddesi uyarınca BOZULMASINA, aynı yasanın 326/son maddesi uyarınca ceza miktarı yönünden sanığın kazanılmış haklarının saklı tutulmasına, 25/03/2013 gününde oybirliğiyle karar verildi.