Yargıtay Kararı 15. Ceza Dairesi 2013/27323 E. 2013/17902 K. 19.11.2013 T.

YARGITAY KARARI
DAİRE : 15. Ceza Dairesi
ESAS NO : 2013/27323
KARAR NO : 2013/17902
KARAR TARİHİ : 19.11.2013

MAHKEMESİ :Ağır Ceza Mahkemesi
SUÇ : Dolandırıcılık, sahtecilik
HÜKÜM : Beraat

Dosya incelenerek gereği düşünüldü;
Dolandırıcılık suçunun oluşabilmesi için; failin bir kimseyi, kandırabilecek nitelikte hileli davranışlarla hataya düşürüp, onun veya başkasının zararına, kendisine veya başkasına yarar sağlaması gerekmektedir. Hile nitelikli bir yalandır. Fail tarafından yapılan hileli davranış belli oranda ağır, yoğun ve ustaca olmalı, sergileniş açısından mağdurun inceleme olanağını ortadan kaldıracak nitelikte bir takım hareketler olmalıdır. Kullanılan hileli davranışlarla mağdur yanılgıya düşürülmeli ve bu yanıltma sonucu yalanlara inanan mağdur tarafından sanık veya bir başkasına haksız çıkar sağlanmalıdır. Hilenin kandırıcı nitelikte olup olmadığı olaysal olarak değerlendirilmeli, olayın özelliği, mağdurun durumu, fiille olan ilişkisi, kullanılan hilenin şekli, kullanılmışsa gizlenen veya değiştirilen belgenin nitelikleri ayrı ayrı nazara alınmalıdır.
TCK’nın 158/1-e bendinde belirtilen, Kamu kurum ve kuruluşlarının zararına olarak dolandırıcılık suçunun işlenmesi, nitelikli hal kabul edilmiştir. Hangi kurum ve kuruluşların, kamusal nitelik taşıdığı, o kurumun kadro bakımından bağlı olduğu durumu düzenleyen mevzuata göre belirlenir. Bu nitelikli halin oluşması için,eylemin kamu kurum ve kuruluşlarının mal varlığına zarar vermek amacıyla işlenmesi gerekir.
Zarar vermek, kamu kurum ve kuruluşlarından hakkı olmıyan bir parayı almak yada bir borcu geri vermemek şeklinde olabilir. Bu suçun zarar göreni kamu kurum ve kuruluşunun tüzel kişiliğidir. Kamu kurum ve kuruluşlarının zarar görmesi söz konusu değilse bu suç oluşmayacaktır. Dolandırıcılık suçunun Kamu yararına çalışan hayır kurumlarının zararına işlenmesi madde kapsamında değildir.
Sanığın, eşinin Midyat Devlet Hastanesi’nde yapılan muayenesinin ardından fefakatli ibaresi yazılmadan … Hastanesine sevkinin yapıldığı halde, yol parası alabilmek için hasta sevk formu üzerine refakatli yazarak
Sosyal Güvenlik Kurumu il müdürlüğüne başvurduğu belirtilerek sahtecilik ve dolandırıcılık suçlarını işlediği iddiasıyla açılan kamu davasında;
Polis Kriminal Laboratuvarında yapılan incelemede suça konu hasta sevk formu üzerindeki refakatli yazısının sanığa ait olmadığının tespit edilmiş olması, tanık olarak dinlenen sevk işlemini yapan Dr. …’in “hasta sevk formunu doldururken “refakatli” ibaresini yazmamıştım ancak hastanın gerçekte refakatli gitmesi gerekiyordu gerçektende eşi refakatinde gittiği için benim sehven yazmadığım refakatli ibaresi sonradan forma yazılmış” biçimindeki ifadesi karşısında; sanığın gerçekleştirmiş olduğu herhangibir hile ve sahtelik söz konusu olmadığından yüklenen suçlardan beraatına yönelik kararda bir isabetsizlik görülmemiştir.
Yapılan yargılamaya, toplanıp karar yerinde gösterilen delillere, mahkemenin kovuşturma sonuçlarına uygun olarak oluşan kanaat ve takdirine, incelenen dosya kapsamına göre; katılan vekilinin yerinde görülmeyen temyiz itirazlarının reddiyle, hükmün ONANMASINA, 19.11.2013 tarihinde oybirliğiyle karar verildi.