YARGITAY KARARI
DAİRE : 15. Ceza Dairesi
ESAS NO : 2012/20331
KARAR NO : 2013/2218
KARAR TARİHİ : 07.02.2013
MAHKEMESİ :Asliye Ceza Mahkemesi
SUÇ : Dolandırıcılık
HÜKÜM : Mahkumiyet
Dosya incelenerek gereği düşünüldü;
Temyizle ilgili eski hale getirme taleplerine ilişkin karar verme görevinin Yargıtay’a ait olması nedeniyle mahkemenin, sanık …’ın eski hale getirme isteğinin ve temyiz talebinin reddine dair 25.10.2011 ve 5.10.2012 tarihli ek kararlar ile sonraki tüm işlemlerin hukuken yok hükmünde olduğu, bu kapsamda,hüküm fıkrasında, Anayasa’nın 40/2, 5271 sayılı CMK’nın 34/2, 231/2 ve 232/6. maddeleri uyarınca başvurulacak kanun yolu ile ilgili sürenin başlangıcının ve başvuru şeklinin tereddüte yer bırakmayacak biçimde açıkça gösterilmediği bu nedenle sanıkların temyiz istemlerinin öğrenme üzerine ve süresinde olduğu kabul edilip, mahkeminin, 24/03/2010 gün ve 2008/1373 esas ve 2010/384 sayılı kararın yapılan temyiz incelemesinde;
Dolandırıcılık suçunun oluşabilmesi için; failin bir kimseyi, kandırabilecek nitelikte hileli davranışlarla hataya düşürüp,onun veya başkasının zararına, kendisine veya başkasına yarar sağlaması gerekmektedir.
Hile nitelikli bir yalandır. Fail tarafından yapılan hileli davranış belli oranda ağır, yoğun ve ustaca olmalı,sergileniş açısından mağdurun inceleme olanağını ortadan kaldıracak nitelikte bir takım hareketler olmalıdır.Kullanılan hileli davranışlarla mağdur yanılgıya düşürülmeli ve bu yanıltma sonucu yalanlara inanan mağdur tarafından sanık veya bir başkasına haksız çıkar sağlanmalıdır.
Hilenin kandırıcı nitelikte olup olmadığı olaysal olarak değerlendirilmeli,olayın özelliği, fiille olan ilişkisi, mağdurun durumu, kullanılmışsa gizlenen veya değiştirilen belgenin nitelikleri ayrı ayrı nazara alınmalıdır.
Sanıkların, katılanın işyeri komşusu olan tanık …’nun işyerine araba kiralamak için geldikleri, burada sanık …’un kendini … olarak tanıtıp diğer sanıkla birlikte araç kiraladıkları, akabinde katılanın işyerinden 4550 TL bedelli bilgisayar malzemesi aldıkları, parayı da bankadan çekip getireceklerini söyleyip aldıkları malzemeleri kiraladıkları araca yükleyerek kaçtıkları şeklinde gerçekleşen olayda, mahkemenin dolandırıcılık suçunun oluştuğuna ilişkin kabulünde bir isabetsizlik görülmemiştir.
Dosyada mevcut adli sicil kaydından tekerrüre esas sabıkası olduğu anlaşılan sanık … hakkında TCK’nın 58. maddesinin uygulanmaması aleyhe temyiz olmadığından bozma nedeni yapılmamıştır.
Yapılan yargılamaya, toplanıp karar yerinde gösterilen delillere, mahkemenin kovuşturma sonuçlarına uygun olarak oluşan kanaat ve takdirine, incelenen dosya kapsamına göre, sanıkların yerinde görülmeyen temyiz itirazlarının reddiyle hükmün ONANMASINA, 7.2.2013 tarihinde oybirliğiyle karar verildi.