Yargıtay Kararı 14. Ceza Dairesi 2011/8930 E. 2013/6807 K. 29.05.2013 T.

YARGITAY KARARI
DAİRE : 14. Ceza Dairesi
ESAS NO : 2011/8930
KARAR NO : 2013/6807
KARAR TARİHİ : 29.05.2013

Beden veya ruh sağlığını bozacak şekilde çocuğun basit cinsel istismarı suçundan sanık …’nun yapılan yargılaması sonunda; çocuğun basit cinsel istismarı suçundan mahkûmiyetine dair … 5. Ağır Ceza Mahkemesinden verilen 21.10.2008 gün ve 2008/97 Esas, 2008/407 Karar sayılı hükmün süresi içinde Yargıtayca incelenmesi katılan müşteki, mağdure vekili ve sanık müdafii tarafından istenilmiş olduğundan dava evrakı Yargıtay Cumhuriyet Başsavcılığından tebliğname ile Daireye gönderilmekle incelenerek gereği düşünüldü:
Sanığın evine gelen ve 11 yaşı içerisinde bulunan komşusunun kızı katılan mağdureye çıplak kadın ve erkek ilişkilerinin bulunduğu müstehcen dergi ve CD gösterip seyrettirme şeklindeki müstehcenlik suçunu oluşturan eylemlerinden, yine sanığın yazmış olduğu cinsel içerikli mektubu katılan mağdurenin ayakkabısının içine koyarak ona ulaştırma şeklinde cinsel taciz suçunu oluşturan eyleminden ötürü sanık hakkında zamanaşımı süresince kamu davası açılması mümkün görülmüştür.
Mağdure vekiline CMK.nın 238/2. maddesi uyarınca davaya katılmak isteyip istemediği sorulmamış ise de;
CMK.nın 260/1. maddesine göre katılan sıfatını alabilecek surette suçtan zarar görmüş bulunanlar için kanun yolunun açık olduğu, suçtan zarar gören mağdurenin zorunlu vekilinin duruşmalara katılıp davayı takip etmek suretiyle ve mahkemece verilen hükmü temyiz ederek açıkça katılma iradesini ortaya koyduğu, Dairemizce de benimsenen Yargıtay Ceza Genel Kurulunun 19.10.2010 gün ve 2010/9-149 Esas, 2010/205 Karar sayılı ilamında da belirtildiği üzere mağdurenin katılan sıfatını alabilecek surette suçtan zarar gördüğü konusunda araştırma yapmayı gerektirecek bir tereddüt bulunmadığı görülmekle, CMK.nın 237/2. maddesi uyarınca suçtan zarar gören mağdure …’ın davaya katılmasına ve zorunlu vekil Av. …’in katılan vekili olarak kabul edilmesine karar verilip katılan müşteki, katılan mağdure vekili ve sanık müdafiin temyizi üzerine yapılan incelemede;
Yapılan yargılamaya, toplanıp karar yerinde gösterilen delillere, mahkemenin soruşturma sonuçlarına uygun olarak oluşan kanaat ve takdirine, incelenen dosya içeriğine göre sair temyiz itirazlarının reddine
Ancak;
Olay nedeniyle katılan mağdurenin beden veya ruh sağlığının bozulup bozulmadığının tespiti bakımından Adli Tıp Kurumu ilgili ihtisas kurulundan veya Adli Tıp Kurumu Kanununun 7, 23/B ve 31. maddeleri gereğince Yükseköğretim Kurumları veya birimlerine bağlı hastanelerde Adli Tıp Kurumu ilgili ihtisas kurulu ölçütlerine göre (konunun uzmanı bir doktorun ve adli tıp uzmanının zorunlu katılımıyla, anılan kanunun 7/f maddesinde 6. ihtisas kurulunda görev yapması öngörülen diğer dallardan uzman doktorların da iştirakiyle ve toplam en az 5 uzman doktorla) oluşturulmuş bir heyetten rapor alınmasından sonra sanığın hukuki durumunun tayin ve takdiri gerekirken, Adli Tıp Kurumu 6. İhtisas Kurulunca çocuk psikiyatristi katılımı olmadan düzenlenen 23.07.2008 tarihli rapor esas alınarak eksik soruşturmayla hüküm kurulması,
Uygulamaya göre de;
Sanık hakkında mahkûmiyetin sonucu olarak 5237 sayılı TCK.nın 53/3. maddesine göre 53/1-c madde ve bendinde yer alan kendi alt soyu üzerindeki velâyet, vesayet ve kayyımlık yetkileri ile ilgili hak yoksunluğunun koşullu salıvermeye kadar uygulanacağı, alt soyu haricindekiler yönünden ise, bu hak yoksunluğunun hapis cezasının infazı tamamlanıncaya kadar devam edeceği gözetilmeden yazılı şekilde karar verilmesi,
Kanuna aykırı, katılan müşteki, katılan mağdure vekili ve sanık müdafiin temyiz itirazları bu itibarla yerinde görüldüğünden, hükmün 5320 sayılı Kanunun 8/1. maddesi gözetilerek CMUK.nın 321. maddesi uyarınca BOZULMASINA, 29.05.2013 tarihinde oybirliğiyle karar verildi.