YARGITAY KARARI
DAİRE : 4. Ceza Dairesi
ESAS NO : 2020/4454
KARAR NO : 2022/1144
KARAR TARİHİ : 05.01.2022
MAHKEMESİ :Asliye Ceza Mahkemesi
SUÇLAR : Tehdit, kasten yaralama
HÜKÜMLER : Mahkumiyet
KARAR
Yerel Mahkemece verilen hükümler temyiz edilmekle, başvurunun süresi ve kararın niteliği ile suç tarihine göre dosya görüşüldü:
Temyiz isteğinin reddi nedenleri bulunmadığından işin esasına geçildi.
Vicdani kanının oluştuğu duruşma sürecini yansıtan tutanaklar, belgeler ve gerekçe içeriğine göre, Ceza Genel Kurulunun 12/03/2013 gün ve 1515-202 ile 21/12/2010 gün ve 230-264 sayılı kararları başta olmak üzere birçok kararında açıkça vurgulandığı gibi, kesin nitelikteki hükümler ancak kesinlik sınırını aşar nitelikte yaptırım içermek şartıyla, suç vasfına yönelik ya da suç niteliği doğru belirlenmesine rağmen yanılgılı bir uygulama ile kesinlik sınırı içinde kalan cezaların verildiği hükümlere karşı yapılan aleyhe başvuru üzerine temyiz denetimine konu olabilecektir.
Yerel Mahkemece sanık hakkında kasten yaralama suçundan 5237 sayılı Kanunun TCK’nın 86/2,3,a maddesi gereğince doğrudan verilen 3000 Türk Lirası adli para cezası, karar tarihi de göz önünde bulundurulduğunda 1412 sayılı CMUK’nın, 5320 sayılı Kanunun 8/1. maddesi uyarınca yürürlükte bulunan 305. maddesi gereğince kesin nitelikte bulunmaktadır. Ancak Yerel Mahkemece sanığın olay tarihinde katılana yönelik gerçekleştirdiği eyleminin kül halinde yaralama suçunu oluşturduğu gözetilmeden suç vasfında yanılgıya düşülerek iki suçtan hüküm kurulması nedeniyle kesin nitelikteki kasten yaralama suçuna ilişkin hükmün temyiz incelemesine tabi olduğu kabul edilerek yapılan incelemede, başkaca nedenler yerinde görülmemiştir.
Ancak ;
a-Sanığın seni öldürüm diyerek mağdurun üzerine yürüdüğü ve elleriyle mağduru basit tıbbi müdahale ile giderilebilecek şekilde kasten yaraladığının iddia ve kabul edilen olayda, sanığın söylediği sözlerin yaralama eyleminin irade açıklaması niteliğinde olup olmadığı tartışılmadan, ayrıca tehdit suçundan da mahkumiyet kararı verilmesi,
b-Kabule göre de; 17/10/2019 gün ve 7188 sayılı Kanun’un 24. maddesi ile 5271 sayılı CMK’nın 251. maddesinde Basit Yargılama Usulü düzenlenmiş olup, bu düzenlemenin uygulanmasıyla ilgili olarak, CMK’ya 7188 sayılı Kanunla eklenen geçici 5. maddenin birinci fıkrasının (d) bendinde yer alan “hükme bağlanmış” ibaresinin, Anayasa Mahkemesinin 14/01/2021 tarihli ve 2020/81 esas, 2021/4 sayılı kararıyla “basit yargılama usulü” yönünden Anayasa’nın 38. maddesine aykırı görülerek iptaline karar vermesi karşısında, temyiz incelemesi yapılan ve CMK’nın 251/1. maddesi kapsamına giren suçlar yönünden; Anayasa’nın 38. maddesi ile 5237 sayılı TCK’nın 7 ve 5271 sayılı CMK’nın 251 vd. maddeleri gereğince yeniden değerlendirme yapılması zorunluluğu,
Bozmayı gerektirdiğinden, sanık … müdafisinin temyiz nedenleri yerinde görülmekle, tebliğnameye aykırı olarak, HÜKMÜN BOZULMASINA, yargılamanın bozma öncesi aşamadan başlayarak sürdürülüp sonuçlandırılmak üzere dosyanın esas/hüküm mahkemesine gönderilmesine, 05/01/2022 tarihinde oy birliğiyle karar verildi.