Yargıtay Kararı 15. Ceza Dairesi 2012/20684 E. 2013/18824 K. 02.12.2013 T.

YARGITAY KARARI
DAİRE : 15. Ceza Dairesi
ESAS NO : 2012/20684
KARAR NO : 2013/18824
KARAR TARİHİ : 02.12.2013

MAHKEMESİ :Asliye Ceza Mahkemesi
SUÇ : Hizmet nedeniyle güveni kötüye kullanma
HÜKÜM : Mahkumiyet

Dosya incelenerek gereği düşünüldü;
Güveni kötüye kullanma suçunun oluşabilmesi için; failin bir malın zilyedi olması,malın iade edilmek veya belirli bir şekilde kullanmak üzere faile rızayla tevdi ve teslim edilmesi, failin kendisine verilen malı,veriliş gayesinin dışında, zilyedi olduğu malda malikmiş gibi satması, rehnetmesi tüketmesi, değiştirmesi veya bozması ve benzeri şekillerde tasarrufta bulunması ya da devir olgusunu inkar etmesi şeklinde, kendisine veya başkasına yarar sağlaması gerekmektedir.
Sanığın, katılan şirkette maaş ve pirim usulü ile çalışan satış elemanı olduğu, müşterilerden tahsil edilen nakit para, çek ve senedin, katılana şirkete getirilmesi gerektiği halde, şirketin hesaplarına aktarmayarak uhdesinde tutmak suretiyle hizmet nedeniyle güveni kötüye kullanmak suçunu işlediğinin iddia edildiği olayda,
1-Gerçeğin kuşkuya yer vermeyecek şekilde ortaya çıkarılması açısından, şirkete ait ticari defterler, muhasebe kayıtları, fatura, irsaliye, ödeme belgeleri, şirketin bilgisayar kayıtları ile katılan şirketin çalıştığı ve ödeme yaptığı halde kayıtlarda görünmeyen kişi veya şirketlerin sunacakları ödeme belgeleri, çek, senet ve diğer makbuzların dosya içine konulması, sanığın hangi dönemlerde şirkette çalıştığı, çalışılan dönemlerde, sanığa teslim edilen malların ne olduğu, bu mallardan hangilerinin sanık tarafından satıldığı, satılan mallardan ne kadarının parasının şirkete teslim edildiği, ne kadarının teslim edilmediği hususlarının araştırılması, bütün delillerin toplanmasından sonra dosyanın bilirkişi kuruluna tevdii edilerek, belirtilen dönemlerde, defter, belge ve makbuz kayıtları esas alınmak suretiyle, şirketin, bu eylemler nedeniyle ne kadar zararının oluştuğu, bu zararın sorumlusunun kim olduğu hususlarında denetime elverişli rapor alınması, sonucuna göre sanığın hukuki durumunun tayin ve takdirinin gerektiği gözetilmeden eksik inceleme ve yetersiz gerekçeyle yazılı şekilde hüküm kurulması,
2-Kabule göre de; sanık hakkında; 5237 sayılı TCK’nın 155/2 maddesi gereğince hüküm kurulurken, hapis cezası ile birlikte adli para cezasına da karar verilmesi gerektiği gözetilmeden, sadece hapis cezasına hükmedilmesi,
3-Sanık hakkında 5237 sayılı TCK’nın 155/2 maddesi gereğince 1 yıl 6 ay hapis cezası verildiği, aynı Kanun’un 43. maddesi gereğince cezasından 1/4 oranında arttırım yapılarak 1 yıl 10 ay 15 gün hapis cezası verildiği, aynı Kanun’un 62. maddesi gereğince bu ceza üzerinden 1/6 oranında indirim yapılırken 1 yıl 6 ay 22 gün hapis cezası verilmesi yerine, hesap hatası yapılarak 1 yıl 6 ay 21 gün hapis cezasına karar verilerek eksik ceza tayini,
4-Karşılıksız çek keşide etme suçunun, 6273 sayılı Kanun ile suç olmaktan çıkartılarak idari yaptırıma dönüştürülmüş olduğu ve bu nedenle silinme koşullarının oluştuğu dikkate alınarak tekerrüre esas alınamayacağı gözetilmeden, 5237 sayılı TCK’nın 58. maddesi gereğince sanığın cezasının mükerrirlere özgü infaz rejimine göre çektirilmesine karar verilmesi,
Bozmayı gerektirmiş, katılan vekilinin ve sanık müdafiinin temyiz itirazları bu itibarla yerinde görülmüş olduğundan, sair yönleri incelenmeyen hükümlerin bu nedenlerle, 5320 sayılı Kanunun 8/1. maddesi gereğince uygulanması gereken 1412 sayılı CMUK’nın 321. maddesi uyarınca BOZULMASINA, 02/12/2013 gününde oybirliğiyle karar verildi