Yargıtay Kararı 15. Ceza Dairesi 2011/18424 E. 2013/2232 K. 07.02.2013 T.

YARGITAY KARARI
DAİRE : 15. Ceza Dairesi
ESAS NO : 2011/18424
KARAR NO : 2013/2232
KARAR TARİHİ : 07.02.2013

MAHKEMESİ :Sulh Ceza Mahkemesi
SUÇ : Güveni Kötüye Kullanma
HÜKÜM : Şikayetten Vazgeçme Nedeniyle Düşme

Dosya incelenerek gereği düşünüldü;
Suça konu cep telefonunun suç işlenmezden evvel zilyedi olan bu sebeple suçtan doğrudan doğruya zarar gören …’in görevlendirilen müdafiilerininde katıldığı 29.11.2007 tarihli duruşmada açıkça suça sürüklenen çocuk …’un şikayetci olduğunu bildirmesi ve bu kişi yönünden şikayetinden vazgeçmemesi karşısında; CMK’nun 238/2.maddesi hükmü uyarınca suça sürüklenen çocuk … açısından, açılan kamu davasına katılmak isteyip istemediği sorulmadan, beyanı tutanağa geçirilmeden yargılama sonuçlandırılmış ise de; suçtan zarar gören şikayetci …’in 12.08.2007 tarihli her iki iddianame ile açılmış olan kamu davalarına katılmasına karar verilerek yapılan incelemede;
Güveni kötüye kullanma suçunun oluşabilmesi için; failin bir malın zilyedi olması, malın iade edilmek veya belirli bir şekilde kullanmak üzere faile rızayla tevdi ve teslim edilmesi, failin kendisine verilen malı, veriliş gayesinin dışında, zilyedi olduğu malda malikmiş gibi satması, rehnetmesi tüketmesi, değiştirmesi veya bozması ve benzeri şekillerde tasarrufta bulunması ya da devir olgusunu inkar etmesi şeklinde, kendisine veya başkasına yarar sağlaması gerekmektedir.
Suça sürüklenen çocuk …’un yanında, ana dosyanın sanığı …’de bulunduğu halde, katılan …’e ait olup kullanması için verdiği oğlu-şikayetci …’dan “görüşme yapıp iade etmek üzere” cep telefonunu isteyip rızaen aldıktan sonra, şikayetci-katılan …’un çalıştığı işyerine girmesindende yararlanarak telefonu iade etmeyip oradan uzaklaşması ve ertesi gün sanık … ile birlikte Elazığ’a gidip, ikinci el telefon alım-satımı yapan bir kişiye satması şeklinde gerçekleştiği şeklinde iddia ve kabul olunan somut olayda; Yargıtay C.G.K.nun 12.06.2012 gün ve 2011/15-440 E, 2012/229 K. sayılı kararında da açıklandığı üzere, sanıklara yüklenen eylemin takibi şikayete bağlı olmayan “hırsızlık” suçunu oluşturacağı; davaya bakma delilleri tayin ve takdir görevinin üst dereceli Asliye Ceza Mahkemesine ait olacağı gözetilerek görevsizlik kararı verilmesi gerekirken yargılamaya devamla yazılı biçimde karar verilmesi,
Bozmayı gerektirmiş, katılanlar müdafiilerinin temyiz itirazları bu itibarla yerinde görülmüş olduğundan hükmün bu sebeplerden dolayı 5320 Sayılı Yasanın 8/1.maddesi gereğince uygulanması gereken 1412 Sayılı CMUK.nun 321.maddesi uyarınca BOZULMASINA, 07.02.2013 gününde oybirliğiyle karar verildi.