YARGITAY KARARI
DAİRE : 15. Ceza Dairesi
ESAS NO : 2012/20324
KARAR NO : 2013/2273
KARAR TARİHİ : 07.02.2013
MAHKEMESİ :Asliye Ceza Mahkemesi
SUÇ : Hizmet Nedeniyle Güveni Kötüye Kullanma
HÜKÜM : Mahkumiyet
Dosya incelenerek gereği düşünüldü:
6217 sayılı Kanunun 13. maddesinin Anayasa Mahkemesi’nin 20.11.2011 tarih ve 2011/54-142 sayılı kararı ile iptal edilmesi karşısında tebliğnamedeki düşünceye iştirak olunmamıştır.
Güveni kötüye kullanma suçunun oluşabilmesi için; failin bir malın zilyedi olması, malın iade edilmek veya belirli bir şekilde kullanmak üzere faile rızayla tevdi ve teslim edilmesi, failin kendisine verilen malı, veriliş gayesinin dışında, zilyedi olduğu malda malikmiş gibi satması, rehnetmesi tüketmesi, değiştirmesi veya bozması ve benzeri şekillerde tasarrufta bulunması ya da devir olgusunu inkar etmesi şeklinde, kendisine veya başkasına yarar sağlaması gerekmektedir.
Sanığın, katılan şirket sorumluluğunda teslim edilen yakıt yükünün 643 litresini veriliş amacının dışında tasarrufta bulunarak “hizmet nedeniyle güveni kötüye kullanma” suçunu işlediği iddia olunmuş ve kabule göre “mahkumiyetine” karar verilmiş ise de;
Tankerin 2.8.2006 tarihinde “teslim yeri” Irak’tan Türkiye’ye giriş yapmak üzere Habur Gümrük sahasına alındığında yük eksikliğinin tespit edildiği, sanığın 10.8.2006 tarihli savcılık ifadesinde “kendisine mühürlü teslim edilen yükü, Habur Gümrüğünde kontroller yapılarak çıkardığını, Irak’ta yükü teslim yerinde boşalttığını, orada 150 litre eksik tespiti olduğunu ancak bunun yüke müdahaleden değil yük sayaç farkından kaynaklandığını” söylediği, dosyada bulunan “yük eksiğini” belirten çizelgede, dayanak belgelere göre rakamlar arasında farklılıklar bulunduğu nazara alınarak; yükleme gümrüğü, ilk çıkış gümrüğü ve yeniden Türkiye’ye giriş gümrüğü evrakının tamamının onaylı örneklerinin temin edilerek, tankere tartımlardan sonra bazı ek eşyalar alındığı savunmaları üzerinde de durularak, aracın Türkiye’den Irak’a ilk çıkışı sırasında “yük eksiği” tespit olunup olunmadığının belirlenmesi, gerektiğinde uzman bilirkişiye inceleme yaptırılıp ayrıntılı rapor alınması, toplanan tüm deliller birlikte değerlendirilerek varılacak sonuca göre sanığın hukuki durumunun takdir ve tayini gerekirken eksik soruşturma ile yazılı şekilde hüküm tesisi,
Bozmayı gerektirmiş, sanık müdafiinin temyiz itirazları bu itibarla yerinde görülmüş olduğundan, hükmün bu sebeplerden dolayı 5320 sayılı yasanın 8/1.maddesi gereğince uygulanması gereken 1412 sayılı CMUK.nun 321.maddesi uyarınca BOZULMASINA, 07.02.2013 tarihinde oybirliğiyle karar verildi.