Yargıtay Kararı 15. Ceza Dairesi 2011/22862 E. 2013/6470 K. 09.04.2013 T.

YARGITAY KARARI
DAİRE : 15. Ceza Dairesi
ESAS NO : 2011/22862
KARAR NO : 2013/6470
KARAR TARİHİ : 09.04.2013

MAHKEMESİ :Ağır Ceza Mahkemesi
SUÇ : Dolandırıcılık, Resmi Belgede Sahtecilik

Dosya incelenerek gereği düşünüldü;
1-Sanık … hakkında kurulan mahkumiyet hükmüne yönelik olarak yapılan temyiz incelemesinde;
Dolandırıcılık suçunun oluşabilmesi için; failin bir kimseyi, kandırabilecek nitelikte hileli davranışlarla hataya düşürüp, onun veya başkasının zararına, kendisine veya başkasına yarar sağlaması gerekmektedir.
Hile nitelikli bir yalandır. Fail tarafından yapılan hileli davranış belli oranda ağır, yoğun ve ustaca olmalı, sergileniş açısından mağdurun inceleme olanağını ortadan kaldıracak nitelikte bir takım hareketler olmalıdır. Kullanılan hileli davranışlarla mağdur yanılgıya düşürülmeli ve bu yanıltma sonucu yalanlara inanan mağdur tarafından sanık veya bir başkasına haksız çıkar sağlanmalıdır.
Hilenin kandırıcı nitelikte olup olmadığı olaysal olarak değerlendirilmeli, olayın özelliği, mağdurun durumu, fiille olan ilişkisi, kullanılan hilenin şekli, kullanılmışsa gizlenen veya değiştirilen belgenin nitelikleri ayrı ayrı nazara alınmalıdır.
Somut olayda; sanık …’ın, her üç katılandan ceviz ağacı alıp karşılığında TCK 210 maddesi kapsamında yasal unsurları tam olan sahte olarak oluşturulmuş aldatma kabiliyeti bulunan sahte resmi belge niteliğindeki suça konu çeki verdiği ve hile ile her üç katılanı aynı kasıt altında tek suç işleme kararı ile zarara uğratmak ve bu şekilde her üç katılandan toplam 2.900,00 TL haksız menfaat temin etmek suretiyle zincirleme şekilde nitelikli dolandırıcılık suçunu ve resmi belgede sahtecilik suçunu işlediğine yönelik kabulde bir isabetsizlik görülmemiştir.
Yapılan yargılamaya, toplanıp karar yerinde gösterilen delillere, mahkemenin kovuşturma sonuçlarına uygun olarak oluşan kanaat ve takdirine, incelenen dosya kapsamına göre, sanığın temyiz itirazlarının reddiyle hükmün ONANMASINA,
2-Sanık … hakkında kurulan beraat hükmüne yönelik olarak yapılan temyiz incelemesinde;
Katılan … ve …’ın, sanıklar … ve …’ın ceviz satın almak üzere birlikte geldikleri ikisi ile ve olay yerinde bulunmayan diğer müşteki … ile telefonda ceviz alışverişine ilişkin pazarlığın bizzat sanık … tarafından yapıldığı, suça konu sahte çekin sanık … tarafından verildiği, hatta …’ın iki gün sonra gelip çeki alıp nakit olarak ceviz paralarını vereceğine ilişkin beyanda bulunduğu, sanık …’in bu eyleminin katılan … tarafından da doğrulandığı, tanıklar …,…,… ‘ın benzer şekilde ceviz ağaçlarının sanık … tarafından satın alındığına ilişkin beyanları, her iki sanığında suçtan kurtulmak amacıyla karşılıklı olarak birbirlerine yönelik suç isnatları birlikte değerlendirildiğinde; sanık …’ın da diğer sanık … ,…la birlikte hareket ederek katılanlara karşı nitelikli dolandırıcılık ve resmi belgede sahtecilik suçunu işlediği gözetilmeden mahkumiyeti yerine yazılı şekilde beraatine karar verilmesi,
Bozmayı gerektirmiş, Cumhuriyet Savcısının temyiz itirazları bu nedenle yerinde görülmüş olduğundan, 5320 sayılı yasanın 8/1.maddesi uyarınca uygulanması gereken 1412 sayılı CMUK.nun 321.maddesi gereğince hükmün BOZULMASINA, 09.04.2013 tarihinde oybirliğiyle karar verildi.