YARGITAY KARARI
DAİRE : 15. Ceza Dairesi
ESAS NO : 2011/23171
KARAR NO : 2013/6388
KARAR TARİHİ : 08.04.2013
MAHKEMESİ :Asliye Ceza Mahkemesi
SUÇ : Dolandırıcılık
…
Dosya incelenerek gereği düşünüldü;
Dolandırıcılık suçunun oluşabilmesi için; failin bir kimseyi, kandırabilecek nitelikte hileli davranışlarla hataya düşürüp, onun veya başkasının zararına, kendisine veya başkasına yarar sağlaması gerekmektedir.
Hile nitelikli bir yalandır. Fail tarafından yapılan hileli davranış belli oranda ağır, yoğun ve ustaca olmalı, sergileniş açısından mağdurun inceleme olanağını ortadan kaldıracak nitelikte bir takım hareketler olmalıdır. Kullanılan hileli davranışlarla mağdur yanılgıya düşürülmeli ve bu yanıltma sonucu yalanlara inanan mağdur tarafından sanık veya bir başkasına haksız çıkar sağlanmalıdır.
Hilenin kandırıcı nitelikte olup olmadığı olaysal olarak değerlendirilmeli, olayın özelliği, fiille olan ilişkisi, mağdurun durumu, kullanılmışsa gizlenen veya değiştirilen belgenin nitelikleri ayrı ayrı nazara alınmalıdır.
Somut olayda; sanık …’in, yanına tanık … ’i de alarak katılanın yanına gittiği, tanığın katılandan sanığın işini görmesini istediği, bunun üzerine sanığın katılana bir turist için kurbanlık keçi alacağını söylediği, 3 adet keçi için 750 TL.ye anlaştıkları, bu sırada tanığın yanlarından ayrıldığı, sanığın parayı ancak Alanya’ya gittiklerinde verebileceğini söylediğinden, ertesi gün sanığın kullandığı … plakalı otomobile binerek Alanya’ya gittikleri, … mezarlığı civarında sanığın aracı bir evin önünde durdurarak katılana, turistten 1000 Euro para alıp geleceğini, ancak para üstünü vermesi gerektiğini söyleyerek katılana yanında para olup olmadığını sorduğu, katılanın da sanığa 300 Euro ve 200 TL parayı verdiği, sanığın parayı aldıktan sonra söz konusu evin civarında 5 dakika kadar dolaştıktan sonra tekrar araçtaki katılanın yanına gelerek turistin parayı bakkaldaki oğluna bıraktığını ve buradan alacaklarını söylediği, daha sonra sanığın, yanında katılan olduğu halde araçla çevre yoluna giderek, bir bakkalın karşısında aracı durdurduğu ve katılana
“sen bakkala doğru git ben arabayı çevirip geleyim” dediği, katılanın araçtan inip orada bulunan bakkala doğru yürüdüğü sırada, sanığın aracı ile olay mahallinden ayrılıp uzaklaştığı ve parayı geri vermediği anlaşıldığından, eyleminin dolandırıcılık suçunu oluşturduğuna dair mahkemenin kabulünde bir isabetsizlik görülmemiştir.
Yapılan yargılamaya, toplanıp karar yerinde gösterilen delillere, mahkemenin kovuşturma sonuçlarına uygun olarak oluşan kanaat ve takdirine, incelenen dosya kapsamına göre, sanığın temyiz itirazlarının reddiyle, hükmün ONANMASINA, 08.04.2013 tarihinde oybirliğiyle karar verildi.