Yargıtay Kararı 15. Ceza Dairesi 2011/23221 E. 2013/6741 K. 11.04.2013 T.

YARGITAY KARARI
DAİRE : 15. Ceza Dairesi
ESAS NO : 2011/23221
KARAR NO : 2013/6741
KARAR TARİHİ : 11.04.2013

MAHKEMESİ :Ağır Ceza Mahkemesi
SUÇ : Nitelikli dolandırıcılık

Dosya incelenerek gereği düşünüldü;
Dolandırıcılık suçunun oluşabilmesi için;failin bir kimseyi, kandırabilecek nitelikte hileli davranışlarla hataya düşürüp, onun veya başkasının zararına, kendisine veya başkasına yarar sağlaması gerekmektedir.
Hile nitelikli bir yalandır. Fail tarafından yapılan hileli davranış belli oranda ağır, yoğun ve ustaca olmalı, sergileniş açısından mağdurun inceleme olanağını ortadan kaldıracak nitelikte bir takım hareketler olmalıdır. Kullanılan hileli davranışlarla mağdur yanılgıya düşürülmeli ve bu yanıltma sonucu yalanlara inanan mağdur tarafından sanık veya bir başkasına haksız çıkar sağlanmalıdır.
Hilenin kandırıcı nitelikte olup olmadığı olaysal olarak değerlendirilmeli, olayın özelliği, fiille olan ilişkisi, mağdurun durumu, kullanılmışsa gizlenen veya değiştirilen belgenin nitelikleri ayrı ayrı nazara alınmalıdır.
Malatya … Müdürlüğü’nde çalışmakta iken Diyarbakır Yaprak Tütün İşletme Müdürlüğü Personel Şubesinin 15.09.2006 tarihli yazısı ile Silvan … Müdürlüğü’ne üretim işçisi unvanıyla tayini çıkan sanığın, yolluk ödemesi alabilmek için Silvan ilçesi… mahallesinde sürekli olarak ikamet ettiğine dair ilmuhaberi mahalle muhtarı olan …’dan alarak diğer belgelerle birlikte kuruma sunup haksız olarak yolluk almak suretiyle kamu kurumu zararına dolandırıcılık suçunu işlediğinin iddia edildiği olayda; 6245 sayılı Harcırah Kanunu hükümlerine göre, başka bir yerden naklen atanan memur veya hizmetlinin eş ve çocukları ile bakmakla yükümlü bulundukları aile efradı nedeniyle yolluk ödenebilmesi için, bu kişilerin memurun veya hizmetlinin yeni görev yerine birlikte ve aynı zamanda gitmeleri gerekmediği gibi ev eşyalarının da naklinin zorunlu bulunmadığı, memurun atandığı yeni görev yerine giderek göreve başlamasının harcırah ödenmesi için yeterli olduğu, ikametgah belgesinin sunulmasının zorunlu olmadığı gerekçe gösterilerek
dolandırıcılık suçunun yasal unsurlarının oluşmadığından bahisle sanık hakkında beraat kararı verilmesinde bir isabetsizlik görülmemiştir.
Yapılan yargılamaya, toplanıp karar yerinde gösterilen delillere, mahkemenin kovuşturma sonuçlarına uygun olarak oluşan kanaat ve takdirine, incelenen dosya kapsamına göre, katılan vekilinin yerinde görülmeyen temyiz itirazlarının reddiyle, hükmün ONANMASINA, 11.04.2013 tarihinde oybirliğiyle karar verildi.