Yargıtay Kararı 4. Hukuk Dairesi 2021/18019 E. 2021/10998 K. 23.12.2021 T.

YARGITAY KARARI
DAİRE : 4. Hukuk Dairesi
ESAS NO : 2021/18019
KARAR NO : 2021/10998
KARAR TARİHİ : 23.12.2021

MAHKEMESİ :Ticaret Mahkemesi

Taraflar arasındaki tahkim yargılaması sonunda; kararda yazılı nedenlerden dolayı Sigorta Tahkim Komisyonu Uyuşmazlık Hakem Heyeti’nce davanın kabulüne dair karara karşı davalı vekilince itiraz edilmesi üzerine İtiraz Hakem Heyeti tarafından verilen 28/06/2019 tarih, KIT/2019-95 sayılı hakem heyeti kararının kaldırılmasına, dosyadan el çekilmesine ve esas hakkında karar verilmesine yer olmadığına dair verilen kararın süresi içinde davacı vekili tarafından temyiz edilmesi üzerine dosya incelendi gereği düşünüldü:

K A R A R

Davacı vekili, müvekkilinin 19/06/2012 tarihinde davalı tarafından sigortalı aracın karıştığı trafik kazası neticesinde yaralandığını belirterek fazlaya ilişkin hakları saklı kalmak kaydıyla 25.000,00 TL’ye ödeme tarihinden itibaren işleyecek temerrüt faizi ile birlikte davalıdan tahsilini talep etmiştir.
Davalı vekili, davanın reddini savunmuştur.
Uyuşmazlık Hakem Heyetince başvurunun kabulüne dair verilen kararın davalı vekili tarafından temyizi üzerine Yargıtay 17. Hukuk Dairesi’nin 18/12/2018 tarih, 2018/4422 esas ve 2018/12395 karar sayılı ilamı ile çelişkiyi giderecek şekilde olay tarihinde yürürlükte olan yönetmelik kapsamında Adli Tıp Kurumundan alınacak raporla maluliyet oranının tespit edilmesi, SGK tarafından yapılan ödeme olup olmadığının araştırılması ve pasif dönemde hesaplamada agisiz ücretin dikkate alınması gerektiğinden bozulmasına karar verilmiştir. Bozma ilamına uyularak İtiraz Hakem Heyeti tarafından Adli Tıp Kurumunun maluliyet belirleme istemine ilişkin olumsuz cevap verilmesinden bahisle dosyadan el çekilmesine başvurunun esası hakkında hüküm kurulmasına yer olmadığına karar verilmiş, karar davacı vekili tarafından temyiz edilmiştir.
Haksız fiil sonucu çalışma gücü kaybının olduğu iddiası ve buna yönelik bir talebin bulunması halinde, zararın kapsamının belirlenmesi açısından maluliyetin varlığı ve oranının usulüne uygun şekilde belirlenmesi gerekmektedir. Söz konusu belirlemenin ise ATK Kurulu’ndan veya Üniversite Hastanelerinin Adli Tıp Anabilim Dalı bölümleri gibi kuruluşların çalışma gücü kaybı olduğu iddia edilen kişide bulunan şikâyetler dikkate alınarak oluşturulacak uzman doktor heyetinden kaza tarihi 11/10/2008 tarihinden önce ise Sosyal Sigorta Sağlık İşlemleri Tüzüğü, 11/10/2008 tarihi ile 01/09/2013 tarihleri arasında Çalışma Gücü ve Meslekte Kazanma Gücü Kaybı Oranı Tespit İşlemleri Yönetmeliği, 01/09/2013-01/06/2015 tarihleri arası Maluliyet Tespiti İşlemleri Yönetmeliği, 01/06/2015-20/02/2019 tarihleri arası Özürlülük Ölçütü, Sınıflandırması ve Özürlülere
Verilecek Sağlık Kurul Raporları Hakkında Yönetmelik, 20/02/2019 tarihinden sonra Erişkinler İçin Engellilik Değerlendirmesi Hakkında Yönetmelik hükümleri dikkate alınarak yapılması gerekmektedir.
Şu halde; İtiraz Hakem Heyeti’nce maluliyete ilişkin Adli Tıp Kurumundan rapor düzenlenmesinin istenmesi halinde talebin üst derece mahkemesi olan Yargıtay ilgili dairesinin bozma ilamı doğrultusunda talep edildiği hususunun açık ve anlaşılır şekilde belirtilmesi halinde ilgili kurum tarafından rapor tanziminin yerine getirilmesinin zaruri olması yanında dairemiz yerleşik içtihatlarından da anlaşılacağı üzere Üniversite Hastanelerinin Adli Tıp Anabilim Dalı bölümlerinden de rapor düzenlenmesi istenebilecektir. Bu sebeple, önceki bozma ilamı doğrultusunda davacının kaza neticesinde yaralanması sebebiyle kaza tarihindeki yönetmelik doğrultusunda maluliyetinin tespiti yapılmaksızın yazılı şekilde dosyadan el çekilerek esas hakkında karar verilmemiş olması doğru olmamıştır. Kararın bozulması gerekmiştir.
SONUÇ:Yukarıda açıklanan sebeplerle davacı vekilinin temyiz itirazlarının kabulü ile kararın BOZULMASINA, peşin alınan harcın istek halinde temyiz eden davacıya geri verilmesine 23/12/2021 gününde oybirliğiyle karar verildi.