Yargıtay Kararı 15. Ceza Dairesi 2011/21460 E. 2013/6818 K. 15.04.2013 T.

YARGITAY KARARI
DAİRE : 15. Ceza Dairesi
ESAS NO : 2011/21460
KARAR NO : 2013/6818
KARAR TARİHİ : 15.04.2013

MAHKEMESİ :Ağır Ceza Mahkemesi
SUÇ : Bankanın Aracı Kılınması Suretiyle Dolandırıcılık

Dosya incelenerek gereği düşünüldü;
Dolandırıcılık suçunun oluşabilmesi için; failin bir kimseyi, kandırabilecek nitelikte hileli davranışlarla hataya düşürüp, onun veya başkasının zararına, kendisine veya başkasına yarar sağlaması gerekmektedir.
Hile nitelikli bir yalandır. Fail tarafından yapılan hileli davranış belli oranda ağır, yoğun ve ustaca olmalı, sergileniş açısından mağdurun inceleme olanağını ortadan kaldıracak nitelikte bir takım hareketler olmalıdır. Kullanılan hileli davranışlarla mağdur yanılgıya düşürülmeli ve bu yanıltma sonucu yalanlara inanan mağdur tarafından sanık veya bir başkasına haksız çıkar sağlanmalıdır.
Hilenin kandırıcı nitelikte olup olmadığı olaysal olarak değerlendirilmeli, olayın özelliği, fiille olan ilişkisi, mağdurun durumu, kullanılmışsa gizlenen veya değiştirilen belgenin nitelikleri ayrı ayrı nazara alınmalıdır.
Dolandırıcılık suçunun oluşabilmesi için; failin bir kimseyi, kandırabilecek nitelikte hileli davranışlarla hataya düşürüp, onun veya başkasının zararına, kendisine veya başkasına yarar sağlaması gerekmektedir.
Sanığın, …,… Şubesi’nde kendi adına bir hesap açtırdığı, daha sonra kendisini Pursaklar Belediye Başkanı … olarak tanıtıp, isimlerini ve telefonlarını internetten bulduğu kişi ya da firmaları arayarak, yardıma muhtaç bir dostları olduğunu söyleyip açtırmış olduğu hesap numarasına bağış talebinde bulunduğu, kendisine inanan kişilerin bu hesaba 29.05.2006 tarihinde 300 TL, 30.05.2006 tarihinde 200 TL, 01.06.2006 tarihinde 300 TL ve 07.11.2006 tarihinde ise 20 TL para yatırdıkları, suçunu ikrar eden sanığın bu paraları yatırıldığı gün çektiği, bu şekilde nitelikli dolandırıcılık suçunu işlediğinin iddia edildiği olayda,
1-Banka hesap ekstresinin incelenmesinde, belirtilen tarihlerde sanığın hesabına değişik tarihlerde para yatırıldığı tespit edilmiş ise de, değişik saatlerde ya da tarihlerde birden fazla para yatırılması olayının tek başına, her para yatıranın ayrı bir mağdur olduğunu göstermeyeceği dikkate alınarak, ilgili bankaya yazı yazılmak suretiyle, sanığın hesabına, belirtilen tarihlerde kim tarafından para gönderildiğinin sorulması, açık kimlik bilgileri ve adresi tespit edilen bu kişilerin mağdur veya müşteki sıfatıyla beyanlarına başvurularak, iddianamedeki eylemlerin ayrı ayrı sorulması, buna göre, sanığın kaç mağduru, hangi tarihlerde, ne şekilde dolandırdığının kesin olarak tespit edilmesinden sonra sanığın hukuki durumunun tayin ve takdirinin gerektiği gözetilmeden, eksik incelemeyle yazılı şekilde hüküm kurulması.
2-Kabule göre de, dolandırıcılık suçunda unsur olan hilenin kullanılmasından sonra, paranın banka aracılığı ile sanığa gönderilmesi eyleminde, hilenin gerçekleşmesinde ödeme aracı durumunda bulunan bankanın rolünün bulunmadığı, bu nedenle eylemin TCK’nın 157.maddesi kapsamında kaldığı gözetilmeden, aynı yasanın 158/1-f maddesi kapsamında bankanın araç olarak kullanılması suçundan hüküm kurulmak suretiyle fazla ceza tayini,
3-Sanığa yüklenen suçun en son 07/11/2006 tarihinde işlendiği dikkate alınarak, 5377 sayılı yasanın 19.maddesiyle değişik, 5237 sayılı TCK’nın 158/1-f, son maddesi gereğince hapis cezasının alt sınırının 3 yıl, adli para cezasının da haksız menfaatin iki katından az olmayacak şekilde belirlenmesi gerektiği gözetilmeden eksik ceza tayini,
Bozmayı gerektirmiş, sanığın temyiz itirazları bu itibarla yerinde görülmüş olduğundan, hükmün bu nedenlerle, 5320 sayılı Kanunun 8/1.maddesi gereğince uygulanması gereken 1412 sayılı CMUK’un 321.maddesi uyarınca BOZULMASINA, aynı yasanın 326/son maddesi uyarınca sonuç ceza miktarı yönünden sanığın kazanılmış haklarının saklı tutulmasına, 15/04/2013 gününde oybirliğiyle karar verildi.