Yargıtay Kararı 15. Ceza Dairesi 2012/13761 E. 2013/2294 K. 07.02.2013 T.

YARGITAY KARARI
DAİRE : 15. Ceza Dairesi
ESAS NO : 2012/13761
KARAR NO : 2013/2294
KARAR TARİHİ : 07.02.2013

MAHKEMESİ :Asliye Ceza Mahkemesi
SUÇ : Mala zarar verme, hakaret, basit yaralama
HÜKÜM : Mahkumiyet

Dosya incelenerek gereği düşünüldü;
Mala zarar verme suçu başkasının mülkiyetinde bulunan taşınır veya taşınmaz malın kısmen veya tamamen yıkılması, tahrip edilmesi, yok edilmesi, bozulması kullanılamaz hâle getirilmesi veya kirletilmesiyle oluşur.Bu bakımdan,söz konusu suç,seçimlik hareketli bir suçtur.Yıkma,yalnızca taşınmazlar için söz konusudur.Taşınmazın önceki kullanış biçimine uygun olarak bir daha kullanılamaz duruma getirilmesini ifade eder.Yok etme, suça konu şeyin maddî varlığını ortadan kaldırmaktır.Bozma,suça konu şeyin, amacına uygun olarak kullanılması olanağını ortadan kaldırmaktır.Kirletme, başkasının binasının duvarına yazı yazmak, resim yapmak, afiş ve ilân yapıştırmak şeklinde gerçekleştirilmektedir.
Hakaret suçunun oluşabilmesi için, bir kimseye onur, şeref ve saygınlığını incitecek ölçüde, somut bir fiil veya olgu isnat etmek yada yakıştırmalarda bulunmak yada sövmek gerekmektedir. Kişiye isnat edilen somut fiil veya olgunun gerçek olup olmamasının bir önemi yoktur.İsnadın ispatın konusu ayrıdır. Somut bir fiil ve olgu isnat etmek; isnat, mağdurun onur şeref ve saygınlığını incitecek nitelikte olacaktır. Mağdura yüklenen fiil ve olgunun belirli olması şarttır. Fiilin somut sayılabilmesi için, şahsa, şekle, konuya, yere ve zamana ilişkin unsurlar gösterilmiş olmalıdır. Bu unsurların tamamının birlikte söylenmesi şart değildir. Sözlerin isnat edilen fiilî belirleyecek açıklıkta olması yeterlidir. Çoğu zaman isnat edilen fiil ve olgunun, hangi zaman ve yerde meydana geldiğinin belirtilmesi, onur ve saygınlığı incitecek niteliği tespit için yeterli olmaktadır. Tarafların sosyal durumları, sözlerin söylendiği yer ve söyleniş şekli, söylenmeden önceki olaylar nazara alınarak suç vasfı tayin olunmalıdır. .
Somut olayda;sanık …’ın yanında arkadaşı … ile birlikte durağa gelerek taksiye binmek istedikleri, katılan …’in daha önce parasını alamadığı için taksisine bindirmek istememesi üzerine aralarında tartışma çıktığı, sanığın tartışma esnasında belinden çıkardığı ekmek bıçağını yaralamak kastı ile kavgayı ayırmak için araya giren katılan müşteki …’nun salladığı fakat vuramadığı, katılanların durağın içine kaçarak polisi aradıkları, sanığın bu kez durağın kapısını ve katılan …’e ait … plakalı taksininin sağ ön çamurluğuna tekmeleyerek durak kapısına ve aracın çamurluğuna zarar verdiği,ayrıca katılanlara sinkaflı sözlerle hakaret ettiği anlaşılmakla, sanığın üzerine atılı suçların subut bulduğuna yönelik kabulde bir isabetsizlik görülmemiştir.
1- Sanık hakkında hakaret ve yaralama suçundan kurulan hükümlere yönelik temyiz incelemesinde;
Yerinde görülmeyen diğer temyiz itirazlarının reddine, ancak;
Sanığın adli sicil kaydındaki mahkumiyetinin kesin hüküm niteliğinde olduğu ve CMUK’un 305/2. maddesi gereğince tekerrüre esas alınamayacağı gözetilmeden, sanığın mükerrir sayılarak cezasının mükerrirlere özgü infaz rejimine göre çektirilmesine karar verilmesi,
Bozmayı gerektirmiş, sanık müdafiinin temyiz itirazları bu nedenlerle yerinde görülmüş olduğundan, hükmün 5320 sayılı yasanın 8.maddesi uyarınca uygulanması gereken CMUK’un 321.maddesi gereğince BOZULMASINA; Fakat, bu aykırılığın yeniden duruşma yapılmaksızın aynı Kanun’un 322.maddesi uyarınca düzeltilmesi mümkün bulunduğundan;
Sanık hakkında TCK’nun 58. maddesinin uygulanmasına ilişkin ibarelerin hükümden çıkartılması suretiyle sair yönleri usul ve yasaya uygun olan hükümlerin DÜZELTİLEREK ONANMASINA,
2-Sanık hakkında mala zarar verme suçundan kurulan hükme yönelik temyiz incelemesinde;
Sanığın zarar verdiği taksi durağının, TCK 152/1-a maddesi yer alan “Kamu kurum ve kuruluşlarına ait, kamu hizmetine tahsis edilmiş veya kamunun yararlanmasına ayrılmış yer, bina, tesis veya diğer eşya “niteliğinde olmadığı, sanığın eyleminin TCK 151/1 maddesinde belirtilen mala zarar verme kapsamında kaldığı gözetilmeyerek fazla ceza tayini,
Bozmayı gerektirmiş,sanık müdafiinin temyiz itirazları bu itibarla yerinde görülmüş olduğundan hükmün bu sebepten dolayı 5320 sayılı Yasanın 8/1. maddesi gereğince uygulanması gereken 1412 sayılı CMUK.nun 321. maddesi uyarınca BOZULMASINA, 07.02.2013 gününde oybirliğiyle karar verildi.