Yargıtay Kararı 15. Ceza Dairesi 2011/23419 E. 2013/6784 K. 11.04.2013 T.

YARGITAY KARARI
DAİRE : 15. Ceza Dairesi
ESAS NO : 2011/23419
KARAR NO : 2013/6784
KARAR TARİHİ : 11.04.2013

MAHKEMESİ :Asliye Ceza Mahkemesi
SUÇ : Dolandırıcılık

Dosya incelenerek gereği düşünüldü;
Sanık hakkında “dolandırıcılık” suçundan kurulan mahkumiyet hükmüne yönelik yapılan incelemede;
Gerekçeli karar başlığında 01/09/2006 şeklinde yanlış yazılan suç tarihinin 01/09/2005 olarak mahkemesince düzeltilmesi mümkün görülmüştür.
Dolandırıcılık suçunun oluşabilmesi için; failin bir kimseyi, kandırabilecek nitelikte hileli davranışlarla hataya düşürüp, onun veya başkasının zararına, kendisine veya başkasına yarar sağlaması gerekmektedir.
Hile nitelikli bir yalandır. Fail tarafından yapılan hileli davranış belli oranda ağır, yoğun ve ustaca olmalı, sergileniş açısından mağdurun inceleme olanağını ortadan kaldıracak nitelikte bir takım hareketler olmalıdır. Kullanılan hileli davranışlarla mağdur yanılgıya düşürülmeli ve bu yanıltma sonucu yalanlara inanan mağdur tarafından sanık veya bir başkasına haksız çıkar sağlanmalıdır.
Hilenin kandırıcı nitelikte olup olmadığı olaysal olarak değerlendirilmeli, olayın özelliği, mağdurun durumu, fiille olan ilişkisi, kullanılan hilenin şekli, kullanılmışsa gizlenen veya değiştirilen belgenin nitelikleri ayrı ayrı nazara alınmalıdır.
Somut olayda; sanığın olay tarihinden birkaç gün önce … civarında seyyar kebapçılık yapan mağdurun yanına gittiği, tanışma sırasında üzerinde Metro firmasının işareti olan elbiselerinin bulunduğu, kendisini firmanın genel müdürü … olarak tanıttığı, mağdura şoför olarak iş bulabileceğini söylediği, mağdurun suç tarihinde bu firma yazıhanesine gittiği, sanığın banko kısmının arkasında durmakta olduğu, mağdurdan işe başlaması için ehliyet ve benzeri belgeler ile şoför elbiseleri için 65,00 TL para istediği, mağdurun bozuk parası olmamasından dolayı sanığa 80,00 TL verdiği, mağdurun daha sonra yaptığı araştırmada böyle bir şahıs olmadığını öğrendiği olayda dolandırıcılık suçunun oluştuğuna yönelik kabulde bir isabetsizlik görülmemiştir.
Yapılan yargılamaya, toplanıp karar yerinde gösterilen delillere, mahkemenin kovuşturma sonuçlarına uygun olarak oluşan kanaat ve takdirine, incelenen dosya kapsamına göre sanığın yerinde görülmeyen sair temyiz itirazlarının reddine, Ancak;
Yargıtay Ceza Genel Kurulu’nun 07/06/2011 tarih ve 2011/9-88 Esas, 2011/116 karar sayılı kararına göre, sanığın tekerrüre esas başkaca mahkumiyeti bulunmasına karşın suç tarihinden sonra kesinleşen hükümlülüğünün tekerrüre esas alınarak sanık hakkında hükmolunan cezanın mükerrirlere özgü infaz rejimine göre çektirilmesine karar verilmesi,
Bozmayı gerektirmiş, sanığın temyiz itirazları bu nedenle yerinde görüldüğünden hükmün, 5320 sayılı Kanun’un 8/1.maddesine istinaden uygulanması gereken 1412 sayılı CMUK’un 321.maddesi uyarınca BOZULMASINA, ancak yeniden duruşma yapılmasını gerektirmeyen bu hususun aynı kanunun 322.maddesi uyarınca düzeltilmesi mümkün bulunduğundan, TCK’nın 58.maddesinin uygulanmasına ilişkin bölümden ilgili ilamın çıkartılarak yerine “Samsun 1.Asliye Ceza Mahkemesi’nin 26/03/2002 tarihinde kesinleşen 2001/1290 E 2001/1284 K sayılı ilamı çerçevesinde sanığın cezasının TCK’nın 58.maddesine göre mükerrirlere özgü infaz rejiminie göre çektirilmesine, 5320 sayılı kanunun 8.maddesi uyarınca halen yürürlükte bulunan 1412 sayılı CMUK’nın 326/son maddesi uyarınca aleyhe değiştirmeme ilkesi gözetilerek 5275 sayılı kanunun 108/2.maddesi gereğince mükerrir olan sanık hakkında koşullu salıverme süresine eklenecek miktarın Ankara 21.Asliye Ceza Mahkemesinin 2005/99 E, 2005/725 karar sayılı ilamına konu olan 4 ay hapis ve 20 TL adli para cezası alınarak belirlenmesine” cümlesinin hükme eklenmesi suretiyle hükmün DÜZELTİLEREK ONANMASINA, 11/04/2013 tarihinde oybirliğiyle karar verildi.