YARGITAY KARARI
DAİRE : 15. Ceza Dairesi
ESAS NO : 2011/18199
KARAR NO : 2013/1479
KARAR TARİHİ : 29.01.2013
MAHKEMESİ :Asliye Ceza Mahkemesi
SUÇ : Dolandırıcılık
HÜKÜM : Mahkumiyet
Dosya incelenerek gereği düşünüldü;
Dolandırıcılık suçunun oluşabilmesi için; failin bir kimseyi, kandırabilecek nitelikte hileli davranışlarla hataya düşürüp, onun veya başkasının zararına, kendisine veya başkasına yarar sağlaması gerekmektedir. Hile nitelikli bir yalandır. Fail tarafından yapılan hileli davranış belli oranda ağır, yoğun ve ustaca olmalı, sergileniş açısından mağdurun inceleme olanağını ortadan kaldıracak nitelikte bir takım hareketler olmalıdır. Kullanılan hileli davranışlarla mağdur yanılgıya düşürülmeli ve bu yanıltma sonucu yalanlara inanan mağdur tarafından sanık veya bir başkasına haksız çıkar sağlanmalıdır. Hilenin kandırıcı nitelikte olup olmadığı olaysal olarak değerlendirilmeli, olayın özelliği, mağdurun durumu, fiille olan ilişkisi, kullanılan hilenin şekli, kullanılmışsa gizlenen veya değiştirilen belgenin nitelikleri ayrı ayrı nazara alınmalıdır.
Katılana ait kuyumcuya gelip elinde bulunan üzerinde “Cumhuriyet Savcılığı” ibaresi yazılı dosyayı da teşhir ederek kendisini Cumhuriyet Savcısı … olarak tanıtan sanığın, katılana 3000 Euro satın almak istediğini söylemesi, katılanın verdiği fiyatı araştıracağını uygun bulması halinde memur gönderip aldıracağını söyleyip dükkandan ayrılan sanığın bir süre sonra geri geldiğinde, cuma namazı için evine giden katılanı dükkanı geçici olarak bıraktığı yeğeni tanık …’a telefonla aratarak gelmesini istemesi, dükkana gelen katılandan 3000 Euro parayı alan sanığın parayı elindeki dosya içerisine koyarak katılana yemeğe gitmeyi teklif edip ardından da adliyeye gidip parayı orada vereceğini söylemesi, katılanın cuma namazına gideceğini söylemesi üzerine sanığın kuyumcuların döviz satmasının yasal olmadığını söyleyerek bir kağıda parayı teslim aldığını yazıp imzalayarak katılana verip, namazdan sonra adliyeye gelerek parasını almasını söylemesi, namazın ardından adliyeye giden katılanın … isminde bir Cumhuriyet Savcısının bulunmadığını öğrenerek suç ihbarında bulunması şeklinde gelişen olayda, mahkemenin dolandırıcılık suçunun oluştuğuna yönelik kabulünde bir isabetsizlik görülmemiştir.
Sanığın daha önce kasıtlı bir suçtan mahkum olduğu anlaşıldığından, hükmün açıklanmasının geri bırakılmasına karar verilebilmesi için aranan, 5271 sayılı CMK un 231/6.maddesinin (a) bendinde yazılı “kasıtlı bir suçtan mahkum olmamış bulunma” nesnel koşulunun bulunmaması nedeniyle, sanık hakkında hükmün açıklanmasının geri bırakılmasına karar verilemeyeceği belirlenerek yapılan incelemede;
Yapılan yargılamaya, toplanıp karar yerinde gösterilen delillere, mahkemenin kovuşturma sonuçlarına uygun olarak oluşan kanaat ve takdirine, incelenen dosya kapsamına göre, sanığın yerinde görülmeyen temyiz itirazlarının reddiyle, hükmün ONANMASINA, 29.01.2013 tarihinde oybirliğiyle karar verildi.