Yargıtay Kararı 15. Ceza Dairesi 2011/22821 E. 2013/6700 K. 11.04.2013 T.

YARGITAY KARARI
DAİRE : 15. Ceza Dairesi
ESAS NO : 2011/22821
KARAR NO : 2013/6700
KARAR TARİHİ : 11.04.2013

MAHKEMESİ :Asliye Ceza Mahkemesi
SUÇ : Dolandırıcılık

Dosya incelenerek gereği düşünüldü;
Sanık hakkında TCK’nun 157/1. maddesi gereğince sonuç olarak verilen 5 ay hapis ve 240 TL adli para cezasıyla mahkumiyetine dair hükmün, sanık müdafiinin temyiz talebi üzerine 29.01.2009 tarihli ek kararla adli para cezasının miktar itibariyle kesin olduğundan bahisle temyiz isteminin adli para cezası yönünden kısmen reddine karar verilmiş ise de;hapis cezası ile birlikte adli para cezasının öngörüldüğü hallerde hükmün bölünemeyeceği ve para cezasının miktarına bakılmaksızın temyize tabii olması karşısından,29.01.2009 tarihli ek kararın yok hükmünde olduğu kabul edilerek yapılan incelemede;
Dolandırıcılık suçunun oluşabilmesi için;failin bir kimseyi, kandırabilecek nitelikte hileli davranışlarla hataya düşürüp,onun veya başkasının zararına, kendisine veya başkasına yarar sağlaması gerekmektedir.
Hile nitelikli bir yalandır. Fail tarafından yapılan hileli davranış belli oranda ağır, yoğun ve ustaca olmalı,sergileniş açısından mağdurun inceleme olanağını ortadan kaldıracak nitelikte bir takım hareketler olmalıdır. Kullanılan hileli davranışlarla mağdur yanılgıya düşürülmeli ve bu yanıltma sonucu yalanlara inanan mağdur tarafından sanık veya bir başkasına haksız çıkar sağlanmalıdır.
Hilenin kandırıcı nitelikte olup olmadığı olaysal olarak değerlendirilmeli,olayın özelliği, mağdurun durumu, fiille olan ilişkisi,kullanılan hilenin şekli,kullanılmışsa gizlenen veya değiştirilen belgenin nitelikleri ayrı ayrı nazara alınmalıdır.
Somut olayda;sanığın … isimli kişinin iş yerine gelerek kendisini Çankaya Belediyesi Başkan Yardımcısının makam şoförü olduğunu, işe ihtiyacı olan kişileri işe aldıracağını söylediği, … isimli kişinin de yakını olan müşteki …’a durumu bildirdiği, …’ın telefonla çağırılması üzerine sanıkla görüştüğü, belediyeye sınavla şoför alacaklarını sanıktan öğrendiği, sanığın müştekiden sınav parası adı altında 80.00 TL ile kimlik fotokopisini ve 2 adet fotoğrafını alarak ortadan kaybolduğu, dosyada mevcut Çankaya Belediye Başkanlığının 07.02.2008 tarih ve 889 sayılı yazısı göre, 24.01.2003 tarihinde iş akdi feshedilmesi nedeniyle Çankaya Belediyesi ile irtibatı kalmayan, dolasıyla müştekiyi işe alma
konusunda herhangi bir hak ve yetkisi bulunmayan sanığın, belirtilen şekildeki hileli söz ve davranışlarla ikna ettiği müştekiden 80.00 TL haksız menfaat temin ettiği anlaşılmakla, tebliğnamedeki bozma isteyen düşünceye iştirak edilmeyerek sanığın üzerine atılı suçun subut bulduğuna yönelik kabulde isabetsizlik görülmemiştir.
Yapılan yargılamaya, toplanıp karar yerinde gösterilen delillere, mahkemenin kovuşturma sonuçlarına uygun olarak oluşan kanaat ve takdirine, incelenen dosya kapsamına göre,yerinde görülmeyen sair temyiz itirazlarının reddine,
Ancak;
1-Hapis cezası alt sınırdan tayin edildiği halde adli para cezası belirlenirken yeterli ve yasal gerekçe gösterilmeksizin, aynı gerekçeyle tam gün sayısının asgari hadden uzaklaşılması suretiyle sanığa fazla ceza tayini,
2- Sanık hakkında tekerrüre esas alınan Ankara 28. Asliye Ceza Mahkemesinin 10.01.2008 tarih ve 2007/353 E, 2008/12 K sayılı kararının, davaya konu suç tarihi olan 23.02.2008 tarihinden sonra 27.02.2008 tarihinde kesinleşmesi karşısında, TCK’nın 58. maddesinin uygulama koşullarının oluşmadığının gözetilmemesi,
Bozmayı gerektirmiş, sanık müdafiinin temyiz itirazları bu itibarla yerinde görülmüş olduğundan hükmün, bu sebepten dolayı 5320 sayılı Yasanın 8/1. maddesi gereğince uygulanması gereken 1412 sayılı CMUK’ un 321. maddesi uyarınca BOZULMASINA, ancak yeniden duruşma yapılmasını gerektirmeyen bu hususun aynı kanunun 322. maddesi uyarınca düzeltilmesi mümkün bulunduğundan, hükmün birinci fıkrasınında yer alan ”sanığın TCK.nun 157/1 maddesi uyarınca, 30 gün adli para cezası ile cezalandırılmasına”, ikinci fıkrasındaki “sanığa verilen ceza TCK’nun 168. maddesi gereğince 1/2 oranında indirilerek 15 gün adli para cezası ile cezalandırılmasına”, üçüncü fıkrasındaki “sanığa verilen ceza TCK’nun 62. Maddesi gereğince 1/6 oranında indirilerek 12 gün adli para cezası ile cezalandırılmasına” dördüncü fıkrasında “sanığa verilen adli para cezasının günlüğü TCK’nun 52/2. maddesi gereğince 20 ytl’den paraya çevrilerek 240.ytl adli para cezası ile cezalandırılmasına” ibarelerinin yerine sırasıyla ”sanığın TCK’nun 157/1 maddesi uyarınca 5 gün adli para cezasıyla cezalandırılmasına, sanığa verilen cezanın TCK’nun 168. maddesi gereğince 1/2 oranında indirilerek 2 gün adli para cezası ile cezalandırılmasına,sanığa verilen cezanın TCK’nun 62. maddesi gereğince 1/6 oranında indirilerek 1 gün adli para cezası ile cezalandırılmasına, sanığa verilen 1 gün adli para cezasının TCK.nun 52/2 maddesi uyarınca günlüğü 20 TL.den paraya çevrilerek 20 TL. adli para cezasıyla cezalandırılmasına,” yazılması ve tekerrür uygulaması ile ilgili bölümün çıkartılması suretiyle sair yönleri usul ve yasaya uygun olan hükmün DÜZELTİLEREK ONANMASINA, 11.04.2013 gününde oybirliğiyle karar verildi.