Yargıtay Kararı 15. Ceza Dairesi 2011/24006 E. 2013/7108 K. 17.04.2013 T.

YARGITAY KARARI
DAİRE : 15. Ceza Dairesi
ESAS NO : 2011/24006
KARAR NO : 2013/7108
KARAR TARİHİ : 17.04.2013

MAHKEMESİ :Asliye Ceza Mahkemesi
SUÇ : Dolandırıcılık

Dosya incelenerek gereği düşünüldü;
Dolandırıcılık suçunun oluşabilmesi için; failin bir kimseyi, kandırabilecek nitelikte hileli davranışlarla hataya düşürüp, onun veya başkasının zararına, kendisine veya başkasına yarar sağlaması gerekmektedir.
Hile nitelikli bir yalandır. Fail tarafından yapılan hileli davranış belli oranda ağır, yoğun ve ustaca olmalı, sergileniş açısından mağdurun inceleme olanağını ortadan kaldıracak nitelikte bir takım hareketler olmalıdır. Kullanılan hileli davranışlarla mağdur yanılgıya düşürülmeli ve bu yanıltma sonucu yalanlara inanan mağdur tarafından sanık veya bir başkasına haksız çıkar sağlanmalıdır.
Hilenin kandırıcı nitelikte olup olmadığı olaysal olarak değerlendirilmeli, olayın özelliği, mağdurun durumu, fiille olan ilişkisi, kullanılan hilenin şekli, kullanılmışsa gizlenen veya değiştirilen belgenin nitelikleri ayrı ayrı nazara alınmalıdır.
Sanık …’in, katılanlar … ve …’dan habersiz, Beşikdüzü Belediyesine 2006 yılı içerisinde başvurarak… Kolektif Şirketi adına olan akaryakıt istasyonu ruhsatını kendi üzerine aldığı, yine sanık …’in, katılan …’ye ait …Lokantası olarak işletilen iş yerinin yarı hissesini sanık … üzerine satış yapmak için vekaletname aldığı ancak eşi olan sanık … üzerine satış yaptığı, böylece sanıkların dolandırıcılık suçunu işlediklerinin iddia edildiği olayda; dava konusu akaryakıt istasyonunun bulunduğu taşınmazın katılanlar … ve …
tarafından sanık …’e satıldığı ve bu sanık tarafından söz konusu akaryakıt istasyonu ile ilgili olarak katılanlar adına resmi kuruluşlardan herhangi bir talepte bulunulmadığı, katılan … tarafından sanık …’e verilen vekaletnamede taşınmazdaki hissesini dilediği kişilere dilediği bedel ve koşullarla satmaya, satış bedelini almaya şeklinde yetki verilmiş olması hususu da dikkate alındığında, sanıkların üzerine atılı dolandırıcılık suçunun unsurları itibariyle oluşmadığı, olayın hukuki ihtilaf olduğu gerekçesi ile beraatlerine yönelik mahkeme kabulünde bir isabetsizlik görülmemiştir.
Yapılan yargılamaya, toplanıp karar yerinde gösterilen delillere, mahkemenin kovuşturma sonuçlarına uygun olarak oluşan kanaat ve takdirine, incelenen dosya kapsamına göre; katılan …’ın yerinde görülmeyen temyiz itirazlarının reddiyle, hükmün ONANMASINA, 17.04.2013 tarihinde oybirliğiyle karar verildi.